{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2023/2442 <br>KARAR NO: 2024/15<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/06/2023<br>ESAS NO: 2021/410<br>KARAR NO: 2023/498<br>DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:04/01/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2021/410 Esas 2023/498 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken  ...  İli,  ... İlçesi,  ... ada, ... parsel  ...  blok, ...  Kat, ... nolu dairenin üyelikten kaynaklanan bütün borçlarını, kesin maliyet bedeli, kira bedeli dahil bütün borçlarını ödemiş ve kendisine kurada isabet eden ...  ada, ...  parsel  ... blak  ...  Kat  ...  numaralı dairenin tapusunu almaya hak kazandığını, davalı kooperatifin tapuyu devretmediği gibi müvekkilini 09/04/2021 tarihli ve 2021/21 karar numaralı kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, davalı kooperatifin müvekkilinin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle ihracına karar verildiğini, müvekkilinin davalı kooperatife borcunu ödedikten sonra davalı kooperatif tarafından 26/12/2015 tarihli taahhütname başlıklı belge ile müvekkiline isabet eden ...  nolu bağımsız bölümün inşaat maliyeti, mesken masrafı gibi borcunun olmadığına dair belge verildiğini, müvekkilinin davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan borçlarını ödediğini, ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/736 esas sayılı dosyası ile ... nolu bağımsız bölümün tapu iptali ve tesciline ilişkin dava açıldığını ve halen derdest olduğunu belirterek davaya konu  ...  İli, ...  İlçesi,  ...  ada,  ...  parsel  ...  blok, ... Kat  ... nolu dairenin davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, mümkün olmaması halinde dava tarihi itibariyle bedelinin müvekkiline ödenmesini, dava konusu taşınmazın 3. Kişilere devrini önlemek için ihtiyati tedbir konulmasını, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihraç kararının iptali ile üye olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Somut olayda; Her ne kadar davacı tarafça davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından verilen 09/04/2021 tarihli ve 2021/21 nolu kararının davacı yönünden iptali istemi ile dava açılmış ise de, delillerin toplanması sonrasında, bilirkişi heyetinden raporlar aldırılmış, genel kurul toplantı tutanakları ve ihtarnameler incelenmiş, Davalı tarafça davacıya gönderilen 1. ve 2. ihtarnamelerin gönderim şeklinin KK ve ana sözleşmeye uygun olduğu, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasının Kooperatifler Kanunu'nun 16. 27. ve Kooperatif Anasözleşmesinin 14. maddesine uygun olduğu belirtilmiş, alınan bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması da dikkate alınarak davacı hakkında davalı kooperatifin vermiş olduğu ihraç kararının iptali şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine...\" dair  karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali sebebiyle açmış oldukları davada yerel mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu,  kaldırılması gerektiğini, mahkeme gerekçesinde alınmış olan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkiline çıkarılan ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu belirtilmişse de bu hususun tespitinin mahkeme tarafından yapılması gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin öğretmen olarak çalıştığını, görev yaptığı okulda tebligatın kime yapıldığının belli olmadığını, öncelikle noterden tebliğ şerhi getirilmesi akabinde müvekkilinin okuluna müzekkere yazılarak tebligatı alanın o dönem için okulda çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise daimi çalışan olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve usulsüz tebliğ yönündeki itirazlarının mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, bu yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının bulunduğunu, yargılama esnasında rapora itiraz dilekçelerinde eşit işlem ilkesi gereği davacı ile aynı durumda olduğunu, tapusunu alan yahut ihraç edilen üye olup olmadığının incelenmesi gerektiği yönündeki itirazlarına bilirkişi raporunda yönetim kurulu kararının eşit işlem ilkesine aykırı olup olmadığının tespiti için kooperatifin davacı ile aynı durumda olan birçok ortağa rağmen ihraç edilip edilmediğinin belirlenmesinin gerekeceğini, fakat dosya da bu tür bir belgenin bulunmadığının belirtildiğini, öncelikle bilirkişilere yerinde inceleme yetkisinin bu sebeple verildiğini, mahkemece yerinde inceleme yetkisi verildiğini, fakat bu yönde bir inceleme yapılmadığını, ekte sunulan davalı kooperatife ait üyelerden  ... ,  ... ,  ... ,  ... ,  ...  e ait bakiye borç durumunu gösterir belgelerin incelenmesi halinde dahi müvekkilinden daha az ödeme yapan müvekkiline göre daha fazla borç çıkarılan üyelerin tamamına kooperatif tarafından tapusunun verildiğini, eşit işlem ilkesine aykırı davranılarak müvekkiline tapusunun verilmediğini, bu sebeple ihraç kararının haksız olduğunun ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece öncelikle usulsüz tebligat taleplerini değerlendirmesini, akabinde eldeki dava tarihi itibariyle tapu verilen diğer kooperatif ortakları ile davacının, gerçek ödeme miktarlarının ayrı ayrı belirlenerek karşılaştırmak suretiyle davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesini, davacı ile aynı  durumda olan diğer ortaklara borçlarına rağmen tapularının verilip verilmediğinin de belirlenerek ihraç kararının usulüne uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu yönde inceleme yapmadan verilen mahkeme kararının hatalı olarak ortadan kaldırılması gerektiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya dair yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.Davaya konu olayda, davalı kooperatifin davacıya göndermiş olduğu ihtarnamelerde ödenmeyen  toplam 20.850 TL. aidat borcunun ödenmesinin istendiği, ancak davacının davalı kooperatiften ihracına dayanak olan  ihtarnamelerde ilgili aidat borcunun hangi yıl ve aylara ait olduğunun açıkça ve ayrıntılı olarak yani denetlenebilir şekilde belirtilmediği gibi ek olarak da bu konuda herhangi bir belgenin gönderilmediği, davacı yanın ise üyelikten kaynaklanan borçlarını ödediğini ileri sürdüğü görülmüştür.<br>Kooperatif üyeliğinden ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin tereddüte yer vermeyecek şekilde  ayrıntılı ve açık olması gerekir. Bu itibarla kooperatif üyesinden talep edilen borcun miktarı, içeriği ve hangi yıl ve aylara ilişkin olduğunun da ayrıntılı şekilde gönderilen ihtarnamelerde belirtilmesi gerekir. Dosya kapsamında örneği bulunan ihtarnamelerde yalnız borcun miktarının yazılı olup bu borcun hangi tarihlere ilişkin olduğunun açık olmadığı dolaysıyla itiraz ve denetime elverişli mahiyette olmadıkları, bu nedenle de ihtarnamelerin içerik olarak Kooperatifler yasasına ve ana sözleşme hükümlerine aykırı düzenlendiğinden usulsüz olup hukuki sonuç doğurmayacakları dairemizce  değerlendirilmiştir. Buna göre ilk derece mahkemesince, her ne kadar davacının ihracına dayanak yapılan ihtarların süre yönünden usulüne uygun ise de esası/içeriği itibariyle yasaya ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu nazara alınarak, dava edilen davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararının da buna bağlı olarak Kooperatifler yasası ile ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan iptal edilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf talebi işbu sebeplerle yerinde görülmüş, söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamaya gerektirmemesi ve araştırılacak başkaca eksik bir hususun da bulunmaması nedeniyle HMK 353/1-b-2 uyarınca istinaf edilen kararın kaldırılmasına ve dairemizce düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen yönden kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 06/06/2023 tarih ve 2021/410 Esas 2023/498 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine,Buna göre;<br>\"1-Davacının davasının kabulü ile,davalı kooperatifin davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına dair verdiği 09.04.2021 tarih ve 2021/21 karar sayılı yönetim kurulu kararının iptaline, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine,  <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 368,3 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan, tebligat, posta, müzekkere, dava ve istinaf başvuru harcı, bilirkişi rapor ücreti olmak üzere toplam 3.348,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,\"<br>2-)İstinaf eden Davacı tarafından yatırılan 269,85TL istinaf  karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-)İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf tebligat gideri ve  posta gideri olmak üzere toplam 233.00 TL 'nin ve 738,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine,<br>4-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 04/01/2024<br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86533e76fc5bb1ba","SID":"be085bc8760d1215"}}