{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/321 - 2024/3<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2022/321  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/3      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t         (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/404 Esas-2021/549 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t:Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>KARAR TARİHİ\t:09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:11/01/2023<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 24/08/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 03/07/2013 tarihli malzeme sözleşmesi ve 03/07/2013 tarihli işçilik sözleşmesi kapsamında \"... Cephe Kaplama (montaj) ile Malzeme Üretimi\" işinin müvekkili şirket tarafından ifası hususunda taraflar arasında anlaşma imzalandığını, sözleşmelerin imzalanmasını müteakip müvekkili şirket tarafından oluşturulan ekiplerle beklemeden çalışmaya başlanıldığını, sözleşme konusu panellerin üretimine geçildiğini ve panellerin yer teslimi ile birlikte peyderpey şantiye sahasına sevk edilip montajının tamamlandığını, sözleşme konusu faturaların düzenlendikten sonra Irak'taki şantiye alanına davalı şirket tarafından sevk edildiğini, burada müvekkili şirketçe montajlarının yapıldığını, davalı şirketin sözleşme konusu işe ilişkin malzeme bedelleri için kısmi ödemeler yaptığını ancak fatura bedellerinin tümüyle ödenmediğini, sözleşmelerin ifasını müteakip müvekkili şirket tarafından keşide edilen Ankara 2. Noterliği'nin 13/10/2014 tarihli, 11192 yevmiye nolu ihtarnamesi ile, 20/03/2014 tarihli iş teslim tutanağı ile birlikte işin tesliminin yapıldığı, bakiye alacağının ödenmesi gerektiği, ödeme yapılmaması halinde alacağın tahsili için yasal yollara müracat edileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamelere rağmen ödeme yapmayan davalı şirket aleyhine Ankara 32.İcra Müdürlüğü'nün 2015/22329 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından haksız şekilde takibe itiraz edildiğini, davalı  şirket temsilcilerinin kısmi ödemeler yapmalarına rağmen alacağın tümünü ödememeleri nedeniyle, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeden kaynaklanan bakiye malzeme/fatura bedeli karşılığı şimdilik 22.800 USD  alacağın, temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa uyarınca kamu bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uygulandığı en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>  <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 03/07/2013 tarihinde \"Prekast cephe elemanlarının imalat ve montajı, detay projelerinin hazırlanması, As-built çizimlerinin hazırlanması\" tanımlı ön protokol imzalandığını, yapılacak işin 623,77'si 62.500,- USD sözleşme ile birlikte peşin ödendiğini, 426 sı 70.000,- USD'nin ise ilk sevkiyat şantiyeye indiğinde, kalan bakiyenin ise montaj yapıldıkça aylık hakedişler ile son bakiyenin ise iş bitiminde nakit ödenmek üzere kararlaştırıldığını, ayrıca 03.07.2013 tarihinde \"İşçilik Sözleşmesi\" başlıklı ve 52.600,-USD tutarlı ve aynı tarihli \"Malzeme Sözleşmesi” başlıklı olan 210.400,- USD tutarlı sözleşmeler imzalandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde öncelikle üzerine düşen tüm yükümlülükleri noksansız şekilde yerine getirdiği beyanına katılmadıklarını, zira Beyoğlu 1. Noterliği'nden 11.10.2013 tarih ve 20414 yevmiye numaralı olarak gönderilen ihtarname ile \"...kendileri ile ... Cephe Kaplama(montaj) ile Malzeme Üretim konulu sözleşme imzalandığı, ön protokol gereği 62.500 USD ödeme yapıldığı, sorumluluklarını sözleşmenin gereği gibi yerine getirmedikleri...\" belirtilerek tespit edilen eksiklerin tek tek açıklandığını,  davacının da Ankara 53. Noterliği'nin 24.10.2013 tarih ve 33166 sayılı ihtarnamesi ile nedenlerini sıralayarak gönderilen ihtarnameyi kabul etmediğini, sonradan Ankara 2. Noterliği'nin 13.10.2014 ve 11192 yevmiye nolu ile 06.11.2014 tarih ve 12295 yevmiye nolu ihtarnamelerinde 58.874,70 USD alacaklarının tahsilinde belirtilen eksik işlerin yapılacağı bilgisinin verildiğini, davacı tarafından Ankara 32. İcra Müdürlüğü 2015/22329 E. sayılı dosyası ile 58.874,70 USD'nin 05/10/2015 tarili TCMB efektif satış kuru ile değerlemesi ile 176.759,51 TL üzerinden icra takibi  başlattıklarını, dava dilekçesinde ise 22.800 USD x 7,2395 — 165.060,60 TL olarak talep edildiğini, bu duruma bir açıklık getirilmediğini,  kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacağına uygulanmasını istediği faiz oranının, Devlet Bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, bu durumun Yargıtay'ın yerleşik uygulaması olduğunu belirterek, davanın reddini ve yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davacı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2021 tarihli 2020/404 Esas 2021/549 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı ile davalı arasında 03/07/2013 tarihinde ayrı ayrı imzalanan \"... Kaplama (montaj) ile malzeme üretilmesi\" işinin yapılmasına ilişkin sözleşmeler gereği tarafların üzerine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği davacının bakiye malzeme bedeli alacağı olup olmadığı, davacının süresinde eksiksiz yapıp yapmadığı, hatalı imalatda bulunup bulunmadığı, davalının dava miktarı kadar borcu bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı noktasında toplandığı görülmüştür. <br>Mahkememizce, Ankara 32 İcra Müdürlüğü'nün 2015/22329 Esas sayılı icra takip dosyası uyap sureti, ihtarnameler, BA kayıtları, Gümrük Müdürlüğü kayıtları ilgili yerlerden getirtilerek dosyaya kazandırılmıştır. <br>Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra, uyuşmazlık konusu dönem olan 2013-2014 yıllarına ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle, İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanı (Eser)'ndan oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle düzenlenen mahkememize sunulan 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında 03/07/2013 tarihli \"... Otel Projesi Malzeme Sözleşmesi\" ve aynı tarihli \"... Otel Projesi İşçilik sözleşmesi\" yapıldığı, 03/07/2013 tarihli \"... Otel Projesi Malzeme sözleşmesinin\" birim fiyat anahtar teslimi 210.400,00 USD + KDV üzerinden, iş bitim süresinin projenin onaylanmasının müteakip 130 gün olarak belirlendiği,  03.07.2013 tarihli \"... Otel Projesi İşçilik Sözleşmesinin\" birim fiyat anahtar teslimi 52.600,00 $ + KDV üzerinden, iş montaj süresinin 70 gün olarak belirlendiği, buna göre iki sözleşme toplam bedelinin 210.400,00 4 52.600,00 — 263.000,00 $ + KDV olduğu, 20.03.2014 tarihli tutanakla iki kısmi eksik haricinde işin tamamlandığının kayıt altına alındığı, taraflar arasında 20.03.2014 tarihli tutanak haricinde geçici kabul ve kesin kabul yapıldığına dair bir belge yer almadığı, davacının 15.11.2013 tarihli son faturasına istinaden davalı tarafından 15.11.2013 tarihinde yapılan ödeme sonucu kalan bakiyeyi talep ettiği, davacı taraf muhasebe defter kayıtları, dosyada bulunan belge ve bilgiler dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, davacının 08/10/2015 icra takip tarihi itibariyle, davalıdan 58.874,70 USD alacağı bulunduğu, ancak davalının davacı çalışanları ile firma adına yaptığı yurtdışında yaptığı ödemeler alacaklı şirket tarafından kabul edilmiş ise de muhasebe kayıtlarına alınmadığı tutarın 36.375,26 USD olarak belirlendiği, bakiye tutardan tenzili sonucu davacı alacağının, 58.874,70- 36.375,26=22.499,44 USD olduğu, taraflar arasında düzenlenen iki sözleşme toplam bedelinin 210.400,00+52.600,00=263.000,00 USD + KDV ve davacı tarafından davalıya düzenlenen fatura toplam bedelinin 251.374,67 USD olup sözleşme bedelinin KDV hariç 11.625,33 USD altında olduğunun tespit edilmekte olduğunu, faturaların tanzim tarihleri ve ödeme tarihlerinin dikkate alınmasında davacının ara hak ediş bedellerinin 22.499,44 USD  alacaklı olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir. <br>Mahkememizce davalının bildirmiş olduğu İstanbul adresine talimat yazılmak üzere davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu sunulan 12/08/2021 tarihli raporda, davalı tarafından incelemeye ibraz edilen yasal defterlerin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan 12.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı alacağının “davacı taraf muhasebe defter kayıtları, dosyada bulunan belge ve bilgiler dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, davacının 08/10/2015 icra takip tarihi itibariyle, davalıdan 58.874,70 USD alacağı bulunduğu, ancak davalının davacı çalışanları ile firma adına yaptığı yurtdışında yaptığı ödemeler alacaklı şirket tarafından kabul edilmiş ise de muhasebe kayıtlarına alınmadığı tutarı 36.375,26 USD belirlendiğinden bakiye tutardan tenzili sonucu davacı alacağının 58.874,70- 36.37526=22 499.44 USD olduğu” olarak tespit edildiği, davalı taraf yasal defterlerinde davacıya 30.467,91 USD borçlu olarak göründüğü, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacının aldığını beyan ettiği ödemelerin toplamının 7.969,00 USD olduğu, bu tutarın davalı ticari defterlerinde borçlu göründüğü 30.467,91 USD'den düşülmesi sonucunda 30.467,91 USD-7.969,00 USD — 22.498,91 USD davalının borçlu olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, dosyadaki tüm bilgi belgeler ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporları ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, taraflar arasında 03/07/2013 tarihli \"... Otel Projesi Malzeme Sözleşmesi\" ve aynı tarihli \"... Otel Projesi İşçilik Sözleşmesi\" yapıldığı, 03/07/2013 tarihli \"... Otel Projesi Malzeme Sözleşmesinin\" birim fiyat anahtar teslimi 210.400,00-USD + KDV üzerinden, iş bitim süresinin projenin onaylanmasını müteakip 130 gün olarak belirlendiği, 03/07/2013 tarihli \"... Otel Projesi İşçilik Sözleşmesinin\" birim fiyat anahtar teslimi 52.600,00-USD+KDV üzerinden, iş montaj süresinin 70 gün olarak belirlendiği, iki sözleşme toplam bedeli 210.400,00+52.600,00=263.000,00-USD+KDV olduğu, 20/03/2014 tarihli tutanakla iki kısmi eksik haricinde işin tamamlandığının kayıt altına alındığı, söz konusu tutanağın düzenlendiği tarih itibari ile davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde  davacının 15/11/2013 tarihli faturasına istinaden aynı tarihte davalı tarafından ödeme yapıldığı, ödemenin mahsubu neticesinde 58.874,70 USD alacaklı olduğu, taraflar arasında bu tutanak haricinde geçici kabul ve kesin kabul yapıldığına dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacının talebinin 15/11/2013 tarihli son faturasına istinaden ve 20/03/2014 tarihinde yapılan tutanak neticesi kalan bakiye alacağını takibe ve iş bu davaya konu ettiği, davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde takip tarihi itibari ile 58.874,70-USD davacının alacaklı olduğu, ancak davacının davalının yurt dışında yaptığı çalışmalarla ilgili olarak işçilere ödemiş olduğu 36.375,26-USD 'nin davacı tarafından kabul edildiği bu durumda defter kayıtlarındaki tutardan kabul edilen bu miktar düşüldüğünde 22.499,44-USD alacağının gözüktüğü, yine davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalının 30.467,91-USD davacıya borçlu olduğunun gözüktüğü yine davacının aldığını kabul ettiği 7.969,00-USD tutarın söz konusu borçtan düşüldüğünde davalının davacıya 22.498,91-USD borçlu olduğu HMK'nın 222 maddesi 2. ve 3. fıkraları gözetilerek tarafların birbirlerini doğrular kayıtları esas alınmak suretiyle davalının davacıya söz konusu davaya konu eser sözleşmesinden kaynaklı 15/11/2013 tarihli fatura bedeli bakiye miktarı olan 22.498,91-USD borçlu  olduğunun anlaşıldığından  davanın kısmen kabulü ile 22.498,91 USD alacağın temerrüt tarihi olan 28/10/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıllık mevduat hesabına uyguladıkları USD faiz oranı işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulduğu görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 04/01/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece tüm deliller toplanmadan / değerlendirilmeden ve bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemenin, tarafların taleplerinin değerlendirilmesi anlamında objektif yaklaşmadığını, dava konusu bakımından önem arz eden hususların taraflarınca belirtildiğini, araştırılmasının, tespit edilmesinin ve değerlendirilmesinin talep edilmiş olmasına rağmen bu konuda taleplerinin hiç dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da buna dair bir gerekçe yazılmadığını, mahkemece taleplerinin dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin, davanın kısmen kabulüne karar vererek borç miktarını, 12.08.2021<br> tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen tutarı hükme esas almak suretiyle 22.498,91- USD olarak hükme bağladığını, davacı tarafın, taahhüt edildiği şekilde üzerine düşen tüm yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini ve halen sözleşme gereği işini sonuçlandırmadığını, gerekçeli kararda sabit olduğu üzere 20.03.2014 tarihli tutanakla iki kısmi eksik haricinde işin tamamlandığının kayıt altına alındığını, davacı tarafından tamamlanmamış imalat kalemlerinin yaklaşık tutarını gösterir tutanak suretinin ek olarak dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın 20.03.2014 tarihli tutanak ile (240.gün) eksik olarak işi teslim ettiğini kabul ettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığını, bilirkişi raporunda eksiklikler nedeniyle eksikliğin mahsuba konu olup olmayacağı hususuna da değinilmediğini ve buna göre de bir hesaplama yapılmadığını, davacının iş tamamlanmadığı halde müvekkiline ihtarname göndererek borcun ödenmesini talep ettiğini ve müvekkili şirketin de bu ihtarnameye karşılık olarak taraflarına borcun dayanak verilerinin gönderilmesinin istenildiğini, süresinde tamamlanmayan yapılan ve teslim edilen / edilmeyen / hatalı imalatların malzeme ve işleri nedeni ile sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediğini, söz konusu durumun tespit edilerek kayıt altına alındığını, halen sözleşme konusu işin tamamlanmadığını, hatalı imalatları v.d. kendilerinden kaynaklı olarak müvekkilinin maddi külfet altında bırakıldığı cevabı verildiğini, davalı yanın eserin tesliminden sonra 04.11.2008 tarihli ihtarında eserde ayıp ve eksiklikler olduğunu, bunların giderilmesinden sonra bedelin ödenebileceğinin davacıya bildirdiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine Ankara 32. İcra Dairesi’nin 2015/22329 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, 58.874,70 USD’nin 05.10.2015 tarihli T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL değeri ile, 176.759,51 TL ödenmesi talepli olarak ödeme emri tebliğ ettirdiğini, anılan ödeme emrine müvekkili şirketin haklı olarak itiraz ettiğini, icra takibinde alacak olarak gösterilen miktarın dayanaktan yoksun, gerçeği yansıtmayan, fahiş miktar olduğunun ortada olduğunu, madde 2 gereği davacı tarafın, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uygun davranmadığını, davacı tarafın halen bitirmemiş olduğu işini tamamlayıp hakkı olan ücretini talep etmek yerine dava açmak suretiyle de müvekkilini maddi külfet altında bırakmaya çalışmasının iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığını hiçbir zaman iddia etmediğini, yazılı ve sözlü olan her bildiriminde davacının talep etmiş olduğu tutara nasıl ulaştığını sorduğunu, zira davalının icra takip talebindeki ihtarnamelerindeki ve huzurdaki davayı açarken belirttiği ve yine bilirkişi raporundaki tutarların farklılık gösterdiğini, davacı tarafa sözleşme gereği hak ediş esasına göre bazen vaktinden önce ödemelerde bulunan müvekkilinin, haklı olarak işin bitirilmesini talep ettiğini, ödemenin yapılabilmesi için davacının yükümlüğünü gereği gibi yerine getirmesinin gerektiğini bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 03/07/2013 tarihli \"... Otel Cepe Kaplama (Montaj) ile MAlzeme Üretimi\" konulu malzeme ve işçilik sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br>Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde, işin ayıplı ve eksik olarak teslim edildiği, bu sebeplerle de davacıya yapılan ödemelerin mahsubundan sonra alacağın bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 3 kişilik uzman bilirkişi kurulunun raporu hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre tarafların birbirini doğrulayan ve delil olma niteliği taşıyan ticari defter kayıtlarına göre ve davalı tarafından yapılan ve davacı tarafından da kabul edilen işçilik ödemelerinin mahsubundan sonra davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden dava tarihi itibariyle bakiye 22.498,91 USD iş bedeli alacağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve 22.498,91 USD alacağın temerrüt tarihi olan 28/10/2014 tarihiden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladıkları faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinden sonra dosya dairemizde istinaf incelemesinde iken dosyaya sunmuş olduğu 04/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile istinaf taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.<br>Davalı vekilinin vekaletnamesinde istinaf talebinden feragat etme konusunda vekile özel yetki verilmediği anlaşıldığından dairemizce, davalı vekiline 12/10/2023 tarihli ve 01/11/2023 tarihli muhtıralar çıkarılarak, istinaf kanun yolundan feragat konusunda yetkilendirildiğine dair vekaletnameyi dosyaya ibraz etmesi veya müvekkili olan davalı asil tarafından, dosyaya sunulan 04/10/2023 tarihli istinaftan feragat dilekçesine onay verildiğine dair müvekkili asilin imzalı beyanını içeren dilekçenin mahkeme aracılığıyla dairemize sunulması konusunda muhtıraların tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen davalı vekili tarafından muhtıra gereklerinin yerine getirilmediği gibi davalı asil tarafından da istinaftan feragat edildiğine dair dilekçeye onay verildiğine ilişkin olarak mahkeme aracılığıyla veya bizzat dairemize verilen bir dilekçe ile beyanda bulunulmadığından davalı yanın istinaftan feragat dilekçesi değerlendirmeye alınmadan istinaf başvuru dilekçesi kapsamında dairemizce istinaf başvurusunun esastan değerlendirilmesi yapılmıştır.   <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t\t\t1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2021 tarihli 2020/404 Esas 2021/549 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu  karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun,  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2- İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli  9.928,22 TL istinaf nisbi karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam  2.482,05 TL'nin mahsubu ile kalan 7.446,17 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3- Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t\t\t4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  09/01/2024  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan               Üye                 Üye                Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8736b3a6d9d9054e","SID":"e64e21e324ea7678"}}