{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>                    \t\t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t   E S A S T A N    R E D D İ)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                   <br>ESAS NO\t: 2022/2347 <br>KARAR NO\t: 2023/2026<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: Doç. Dr. ...    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 11.10.2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2021/58 E., 2022/629 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t: ... - ... <br>VEKİLİ\t\t\t:<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, müvekkili kooperatifin konut yapı kooperatifi olduğunu, parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen konut edinemeyen üyelerinin bulunduğunu, tasfiyeye ilişkin alınan kararın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/237 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda iptal edildiğini, kooperatif üyesi olan davalıya taşınmaz devrinin yapıldığını, konut tahsis edilmesinden sonra davalının 2015 yılında kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, ortağın kooperatiften konutunu aldıktan sonra borçtan kurtulmak amacıyla ortaklıktan çıkamayacağını, istifa eden üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş olduğu konutu iade etmesi gerektiğini, konutu iade etmemesi halinde yükümlülüklerinin devam edeceğini, davalının üyelikten ayrılmasına rağmen konutu iade etmediğini, ayrıldığı tarihten itibaren kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle edindiği ... parsel, D blok, üçüncü kat, 14 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaline; tapu kaydının iptalinin mümkün olmaması halinde ise 10.000,00-TL daire bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 11.02.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 420.000,00-TL'ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin dava tarihi itibari ile malik olmaması nedeniyle  kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kooperatife üye olduğunu, üyelik, aidat, şerefiye bedeli ve kooperatif giderlerini eksiksiz ve zamanında ödemesi nedeniyle dava konusu taşınmazın davalı adına tahsis edildiğini, konut edindikten sonra üyelikten ayrılması yönündeki 31.08.2015 tarihli istifa başvurusunun 07.09.2015 tarihinde kabul edildiğini ve bu tarih itibari ile üyeliğinin sonlandığını, edimlerini ve yükümlüklerini yerine getirdikten sonra kanundan kaynaklanan hakkını kullanarak üyelikten ayrıldığını, istifa tarihinden sonra genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, üyelikten ayrılmasının kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın öncelikle husumet nedeniyle, olmadığı takdirde zaman aşımı nedeniyle, olmadığı takdirde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davalının 20/09/2004 tarihli başvurusununa ilişkin olarak davacı kooperatif tarafından 21/09/2004 tarihinde alınan karar ile üyeliğe kabul edildiği, 30/07/2006 tarihinde yapılan kura çekilişi ile davalıya konut tahsis edildiği ve 30/04/2009 tarihinde ... parsel, D blok, üçüncü kat, 14 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın davalı adına tescilinin yapıldığı, davalının 31/08/2015 tarihinde tüm ödemelerini yaptığını belirterek üyelikten ayrılma talebinde bulunduğu, davalı kooperatifin 07/09/2015 tarih, 166 sayılı kararıyla davalının ödemesi gereken aidatların tamamını ve edinmiş olduğu dairelere istinaden ortaklık senedinde yazılı bulunan borcunu ödemiş olması nedeniyle üyelikten ayrılma talebinin kabulüne karar verildiği, bu tarih itibari ile davalının üyeliğinin sona erdiği, davacı kooperatif genel kurulu tarafından 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesi kapsamında alınan bir kararın bulunmadığı ve bu hali ile davalının kooperatif üyeliğinden ayrılmasının Kanunun 10/1 ve 13/1. maddelerine uygun olduğu, davacı kooperatif tarafından davalının ortaklıktan ayrılma talebine ilişkin olarak alınan kararda davalının yaptığı ödemelerin kendisine geri verilmesi suretiyle ortaklık nedeniyle edindiği hakları iade etmesi şartına bağlanmadığı, herhangi bir şarta bağlanmayan ayrılma talebi nedeniyle davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği gibi davacı kooperatifin kendi almış olduğu karara karşı iptal yada yokluk iddiasında bulunmasının da mümkün olmadığı, dava tarihi itibari ile davalının davacı kooperatif ortağı olmadığı ve davacı kooperatifin 14/04/2019 tarihli genel kurulda alınan karar gereğince tasfiye halinde olduğu, dava şartlarının dava tarihi itibari ile değerlendirilmesinin gerektiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca tasfiye halinde olan kooperatifin üyelikten ayrılan ortağından tasfiye giderlerini talep etme imkanının bulunduğu, üyelikten ayrılan üyesine tahsis edilen konutun iadesini talep edemeyeceği gibi dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından tapu iptal tescil talebine yönelik davanın taraf ehliyeti (husumet) nedeniyle, taşınmaz bedelinin ödenmesine yönelik alacak davasının ise dava tarihi itibari ile tasfiye halinde olan davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi uyarınca talep hakkının bulunmaması nedeniyle reddine...\" karar verilmiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tHer ne kadar kooperatiflerde \"açık kapı ilkesi\" gereği her ortak istediği zaman ve kendi serbest iradesi ile kooperatif ortaklığından çıkma hakkına sahip ise de bu hakkın kullanılmasının sınırsız olmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasına geçmemesi ve faaliyetlerine devam etmesi halinde, konut edinmiş üyelerin sorumluluktan kaçarak istifa edemeyeceklerini, ancak istifa tek taraflı bir irade beyanı olduğundan ve kabule bağlı olmadığından, üyeler istifa etmiş ise istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş oldukları konutları iade etmeleri gerektiğini;<br>\tMüvekkilinin tasfiye kararının mahkemece iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, dolayısıyla tasfiye kararının hukuk düzeninde baştan itibaren hiç doğmamış sayıldığını;<br>\tKendi kendine yardımlaşma ve dayanışma ilkesinin bir araya getirdiği kişilerin oluşturduğu bir ortaklık olan kooperatiflerde ortakların sorumluluğunun, yalnızca kendi menfaatlerini elde ettikleri sürece değil kooperatif amacına ulaşıp tasfiye olana kadar devam ettiğini, bu nedenle kişinin kendi menfaatini elde ettikten sonra istifa etmesinin ve diğer üyeleri yarı yolda bırakmasının kooperatifçiliğin amacına da ters olduğunu;<br>\tYerel mahkemece eksik inceleme ve yanlış hukuki değerlendirme yaparak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDava, kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortak adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali; mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>\tYargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2012 tarih ve 5200 E. 7357 K., 24.09.2012 tarih ve 4006 E., 5357 K. 18.10.2012 tarih ve  4162 E., 6134 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; <br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir. İstifa eden ortak ise ancak Kanun'un 17. ve anasözleşmenin 15. maddesine göre kooperatiften istifa ettiği yıla göre genel gider payı düşüldükten sonra ödediği aidatın iadesini isteyebilir. Çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Bunun istisnası Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesinin 5983 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.<br>\tDosya kapsamından; davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle bu maddenin iptaline karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Dairemizin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064  E., 2021/438 K. sayılı kararıyla HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, dosyanın  temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı kooperatifin dava tarihi itibariyle  tasfiye halinde olduğu, tasfiye halinde bulunan kooperatiflerde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81-2. maddesi uyarınca kooperatiften çıkan ortağın konutunun çıkma sebebiyle geri alınamayacağı, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının  kesinleşmesi ile tasfiye halinden çıkan kooperatifin aynı taleple başvuruda bulunabileceği açıktır. Ancak şu aşamada talepte bulunulamaz.<br>\tBu belirlemelere, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/58 E., 2022/629 K. sayılı dava dosyasında verdiği 11.10.2022 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.\t<br>\t2-Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70-TL harcın düşümü ile kalan 189,15-TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t20.12.2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  28.12.2023<br>\t\t\t\t<br>        Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3350bd6b2a6a387","SID":"b6489e38529538f2"}}