{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/88 <br>KARAR NO: 2023/2128<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2020<br>NUMARASI: 2019/224 Esas - 2020/715 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araçta hasar meydana geldiğini ve müvekkili şirket tarafından hak sahibine 23.111,00-TL tazminat ödendiğini, kazaya karışan aracın sürücüsünün ... olduğunun belirtilmesine rağmen yapılan araştırmada sürücünün ... olduğunun belirlendiğini, sürücü değişikliği nedeniyle müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu belirterek hak sahibine ödenen tazminatın 12.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası tarafından hesaplanacak yıllık %25 oranında avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin araç kiralama hizmeti verdiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ...'e kiralandığını, kazaya karışan her iki aracın da hasarlandığını, karşı araç sigortacısı ... Sigortanın müvekkilinin maliki olduğu araçta meydana gelen hasarı karşılamaması üzerine müvekkili şirketin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararda sürücü değişikliği yapıldığının ispatlanamadığına ve hasarın teminat kapsamında olduğuna karar verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; sigortacılık uzmanı ve makine mühendisi tarafından düzenlenen 12/03/2020 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü ...in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, aracın piyasa rayiç bedelinin 62.000,00-TL olduğu, dosya muhteviyatında bulunan belgelerden, araca trafikten çekme işlemi yapıldığı ve aracın hasarlı vaziyetteki bedelinin 38.889,00-TL olarak belirlendiği, gerçek zarar bedelinin 23.111,00-TL olduğu ve kesinleşen karar ile sürücü değişikliği bulunmadığının hükme bağlandığı, davacının rücu hakkının doğmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, dosya kapsamında araçta sürücü değişikliği olduğunu gösterir delil bulunmadığı, bu yönü ile davacının rücu hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri;  davalı tarafça üçüncü kişilere kiralanan sigortalı araçta seyir esnasında sürücü değişikliği yapıldığı, sürücünün ... olduğu ileri sürülmesine rağmen asıl sürücünün ... olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararındaki muhalefet şerhinde de belirtildiği üzere kaza tespit tutanağında sürücünün ... olduğunun tespit edildiği, sürücü olduğu ileri sürülen ...in herhangi bir yaralanması bulunmamasına rağmen yolcu olduğu ileri sürülen ...'in kafasına aldığı darbe ile yaralandığı, davalı tarafça doğru ihbar külfeti ihlal edildiği için ispat yükünün yer değiştirdiği, tutanak mümzilerinin beyanları ile durumun ispatlanacağı hususlarına ilişkindir. Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın, sürücü değişikliği nedeniyle sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Eldeki davada, davacı tarafça, trafik kazasına karışan davalı şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın, sürücü değişikliği yapıldığı iddiası ile davalı sigortalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça sürücü değişikliği yapılmadığının savunulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sürücü değişikliğinin tek başına rücu sebebi olup olmadığı noktasındadır.  Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlarında düzenlenmiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Genel Şartlarının B.4.maddesinde ağır kusur ve kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetname olmaksızın motorlu araç kullanma, uyuşturucu alarak veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusurlu olması gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebepleri olarak gösterilmiştir. Bu rücu sebepleri tahdidi nitelikte olup genişletilmesi ve/veya sayılanmayan başka bir nedenle rücu talebinde bulunulması da mümkün değildir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü olduğu iddia eden ...in sürücü olmadığına, asıl sürücünün yaralı ... olduğuna çelişkili ifadelerden ve olaydaki karşı tarafın ifadelerinden kanaat getirildiğinin yazıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 06.11.2017 tarihli 2017/55196 Karar sayılı kararında; dosyamız davalısı tarafından, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı ... Sigorta Şirketi aleyhine yaptığı başvuru ile, maliki olduğu ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın tazminini talep ettiği, dava dışı sigorta şirketi tarafından sürücü değişikliği yapıldığının savunulduğu, yapılan inceleme neticesinde, sigorta şirketinin red gerekçesine dayanak yaptığı araştırma raporunda, sürücü değişikliği iddiasını şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlayan herhangi bir somut delille yer verilmediği, tahmin niteliğinde olduğu, delil niteliğini taşımadığı, ispat külfetinin yer değiştirmediği, hasarın teminat kapsamında olduğuna oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davacı tarafça, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Genel Şartlarının B.4.maddesinde yer alan rücu sebeplerinin varlığının iddia ve ispat edilemediği, sürücü değişikliğinin tek başına zorunlu mali mesuliyet sigortası bakımından rücu sebebi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sürücü değişikliği yapıldığının ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin gerekçesi değiştirilmek suretiyle davanın reddi yönünde HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2019/224 Esas 2020/715 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarihli 2019/224 Esas ve2020/715 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Açılan davanın REDDİNE,b-)Alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 394,68 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 124,83-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c-)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, ç-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden (kararın davacı tarafça istinaf edildiği, aleyhe hüküm verilemeyeceği göz önünde bulundurularak) AAÜT gereğince takdir edilen 3.466,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,  d-)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının davacıya İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"348c319ac40fb500","SID":"f43f28bf2c8e02c9"}}