{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/918 - 2024/66<br>T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/918<br>KARAR NO\t: 2024/66<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas,  ... Karar<br><br>DAVACILAR\t: ...<br>\t1- ... ... -  <br>\t2- ... ... -  <br>\t3- ... ... - <br>\t4- ... ... -<br>\t5- ... ... -<br>\t6- ... ... -<br>\t7- ... ... -<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t:  ... \t\t  <br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\tAv...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 11.01.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11.01.2024<br><br><br><br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2021 tarih ve ... Esas,  ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/11/2017 tarihinde İstanbul istikametinden Samsun istikametine seyreden dava dışı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... ... istikametinden tali yol kullanarak ... mevkiine seyreden davalı sigorta şirketi sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın D100 karayolunda çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkili ... ...'ın kaza esnasında yolcu konumunda olduğunu, müvekkilinin yaralanarak malul kalması sebebiyle, 3.200,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamda 3.300,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigortadan tahsilini talep etmiştir.<br>Davacı asılın dava görülürken vefat etmiş olduğu ve davacı vekilinin davacı murisin veraset ilamı ile mirasçıların vekaletini dosyaya sunarak mirasçıları davaya dahil ettiği görüldü.<br>ISLAH : Davacı vekili 25.09.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 1.965,43 TL olarak belirlemiş, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 9.681,77 TL olarak ıslah etmiş ve toplam dava değerini ise 11.647,20 TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını,  kusura yönelik  kaza tespit tutanağındaki tespitleri kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, maluliyetin kazaya ilişkin olduğunun ispatının davacıda olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 1.965,43 TL kalıcı iş göremezlik zararı tazminatı ile  9.681,77 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatının  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ... 37. Noterliği 02/04/2019 tarih ... sayılı veraset ilamındaki pay oranına göre mirasçı dahili davacılara verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatının, tedavi giderleri kapsamında olması sebebiyle SGK'nın sorumluluğunda olduğunu ve bu nedenle bu bedel bakımından aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olduğunun değerlendirilmesi halinde dahi davacının pasif dönemde olması ve fiili çalışma durumunun ispat edilememesi nedeniyle tazminat talep hakkının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yanlış hesap yöntemi ile hesaplandığını ve raporun bu nedenle hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiğini, dosyada CMK 235. madde gereğince uzlaşma olup olmadığının tespit edilebilmesi için ilgili evrakların savcılıktan istenilmesinin gerektiğini ve devamında şüpheli ile mağdur sıfatındaki kazazedenin uzlaşmış olması halinde müvekkili şirketin tazminat ödeme sorumluluğunun kalmayacağından bu hususlar netleştirilmeden verilen kararın eksik inceleme ile verilmiş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin geçici işgörmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dosya kapsımında, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 30.06.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanıldığı”'na ilişikin tespitler ile davacının zararının belirlenmesi yerinde görülmekle bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br><br><br>Davalı hükme esas alınan hatır taşıması indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.<br>Somut olayda, ölü davacı ile araç sürücüsünün komşu oldukları ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerde beyan edilmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile komşu olan olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirim yapılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2021 tarih ve ... Esas,  ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Davanın KABULÜ ile; 1.965,43 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 9.681,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 11.647,2‬0 TL tazminattın %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 9.317,76‬ TL tazminatın dava tarihi olan 01.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ... 37. Noterliği 02/04/2019 tarih ... sayılı veraset ilamındaki pay oranına göre mirasçı dahili davacılara VERİLMESİNE, <br>Harç yönünden:<br>3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 636,49 TL karar harcından, peşin ve ıslah olarak yatırılan toplamda 185,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 450,59 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 09.12.2021 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, <br>c-)Harç tahsil edilmiş ise dairemizce kurulan karardaki bakiye harç miktarının 450,59 TL, ilk derece mahkemesi kararındaki tahsiline karar verilen bakiye harcın ise 609,72 TL olması nedeniyle fazla tahsil edildiği anlaşılan 159,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine,<br>Yargılama giderleri yönünden:<br> 4-Davacılar tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 150,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 221,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>5-Davacıların gider avansından sarf edilen tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve ATK ücreti olmak üzere toplamda  2.125,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>6-Davalı tarafın gider avansından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>8- Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan  9.317,76‬ TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, <br>9-Hatır taşıması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>12-Davalı tarafından yapılan 88,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, <br>13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>14-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11.01.2024<br><br>    <br>      Başkan                Üye           Üye                   Katip <br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bab7b135f32aa02f","SID":"2ce13cd86c8c654f"}}