{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/1540 <br>KARAR NO: 2023/1202<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2023<br>NUMARASI: 2023/597 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati Haciz Talep Eden Davacı vekili, taraflar arasında 14.10.2022 tarihli \"Web Tasarım ve Hizmet Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerine getirdiğini, bunun karşılığında ise davalı yanca sözleşme kapsamında müvekkilinin alacağı olan bedelin büyük kısmının ödenmediğini,  müvekkili tarafından edimlerin yerine getirilmesi sonrası 177.000,00 TL bedelli, 28.04.2023 tarihli fatura kesildiğini, davalı yanca sözleşme kapsamında ödemesi gereken bedelden, 07.11.2022 tarihinde 37.500,00 TL ödeme yapıldığını ancak fatura bakiyesi olan 139.500,00 TL ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını,  davalı yanca haksız ve kötüniyetli olarak 19.07.2023 tarihinde borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,davanın Web Tasarım ve Hizmet Sözleşmesi kapsamında fatura bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olduğunu, davacı tarafından sözleşme kapsamında hangi işlerin yapılıp teslim edildiği ve varsa alacağın miktarının yargılama sonucunda toplanacak deliller, taraf defter ve belgelerinin incelenmesi, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişilerden alınacak alınacak bilirkişi raporları ile ortaya konulabileceği, davacı tarafından sunulan sözleşme, fatura ve bir kısım mesajlar sunulmuş ise de uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK. 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati Haciz Talep Eden Davacı vekili istinafında,  davalı taraf namına keşide edilen fatura itiraza uğramadığını, davalının ticari defterlerine işlendiğini, Ba-Bs formları ile bunun belli olduğunu, davalıdan sadır olan e posta ve yazışmaları da sunduklarını, işin teslim edildiğinin çekişmesiz hale geldiğini,  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş olan para alacağı yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirterek, mahkeme ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haczin şartları İİK 257. Maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" şeklinde belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa vaki ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Somut olayda davadaki talebe ilişkin alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılama ile belirlenecek olup muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2023 tarih ve 2023/597 Esas  sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58a667e791dff117","SID":"8606a030f0fdd660"}}