{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2342 <br>KARAR NO: 2023/1761<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/240 Esas<br>KARAR NO: 2020/353<br>KARAR TARİHİ: 22/09/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı müvekki şirketin taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile uluslararası alanda taşımacılık yapan bir fırma olduğunu, davalı şirket ile uzun yıllardan beri ticari ilişki içinde olduğunu ancak davalı şirketin 28/02/2019 ve 22/02/2019 tarihli taşımalarda yük alacısına teslim edilmiş olmasına rağmen bu taşımalardan doğan borcunu ödemediğini, müvekkil şirketin, konteyner taşıyanına navlun bedeli, gümrük bildirim hizmeti, tahmil tapliye ücreti ödemek zorunda kaldığını, ödediği bu masraflar için davalı şirkete fatura düzenleyerek gönderdiğini ancak fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ancak borçlu şirket tarafından takibe ödeme emrine, borcu itiraz edilmesi nedeni ile takibin durdurulduğunu, beyan ederek davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, 350 USD ve 4.060,00 Euro asılalacağa takip tarihinden itibaren işleyecek BK md 99 fiili ödeme günündeki rayiç üzerinde TL 'si karşılığının, takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabanacı para ile açılmış bir yıl  vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini, davalı borçlunun takibe kötü niyetli itirazından dolayı %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" genel yetki kuralları gereği takibin, Uşak İcra dairelerinde yapılması gerekirken Anadolu İcra Müdürlüklerinde başlatıldığı, bu durumda icra takibinin yetkili yer icra dairesinde yapılmayarak itirazın iptaline dair dava şartının yerine getirilmemiş olduğu kanaatine varılarak 6100 sayılı yasanın 114/2 maddesinde düzenlenen yasal düzenleme de göz önünde bulundurularak aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine  \"  karar verilmiştir<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında  müvekkilinin fatura alacağı bulunduğunu, bu nedenle  müvekkillinin yerleşim yeri mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taşıma komisyonculuğu hizmetinden kaynaklanan faturaya dayalı   başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, \"Navlun, Gümrük Bildirim Hizmeti ve Tahmil Tahliye\" açıklamalı 3 adet faturaya istinaden toplam 350 USD ile 4.060,00 EUR alacağın alacağın  tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili, yasal süre içerisinde, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacının ise, İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ve takip başlatmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Somut olayda; davaya konu alacak  taraflar arasında iddia olunan taşıma komisyonculuğu hizmetinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece,  genel yetki kuralları gereği takibin, Uşak İcra dairelerinde yapılması gerekirken Anadolu İcra Müdürlüklerinde başlatıldığı,  bu sebeple takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise  de taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı hususu davacı yanca dayanılan deliller toplanarak yeterince incelenmemiştir. Oysa davacı yan akdi ilişkiyi ispat zımmında tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesini istemiştir. Bu itibarla mahkemece, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenerek, taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunduğunun tespiti halinde faturaya dayalı alacak için TBK 89. Maddesi uyarınca alacaklının ikametgahında da takip yapılabileceği gözetilerek işin esasına girilmesi aksi takdirse ise  takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın  353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm  kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2020/240 Esas, 2020/353 Karar ve 22/09/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddcdf98cea8731f1","SID":"fb2e89087e69f00e"}}