{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1708 <br>KARAR NO\t: 2023/1664<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/217 E.  -  2021/156 K.<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/04/2021 tarih ve 2020/217 E. - 2021/156 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/71447 işlem numaralı “...” ibareli marka başvurusunun, önceki tarihli 2010/36684, 2010/36685, 2013/44476, 2013/54403, 2017/122349, 2018/27285, 2018/37975, 130269, 99/017866 sayılı ve “... şekil”, “... şekil”, “... ... şekil” ibareli markalar gerekçe gösterilerek SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildiğini, anılan maddenin uygulanabilmesi için hem ilgili markaların birebir aynı olması, yani tüketiciler nezdinde aynı etkiyi yaratması, hem de iki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin veya türlerinin de birebir aynı olmasının gerektiğini, dava konusu markaların benzerlik değerlendirmesi yapılırken 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç hükmü esas alınması gerekirken 6/1. maddesi esas alınarak eksik ve hatalı bir değerlendirme ile markaların benzer olduğunun belirtildiğini, markaların gerek görsel, gerek fonetik olarak birebir aynı olmadıklarını, zira, ilgili markalarda yer alan görsel kompozisyonlar, farklı figüratif unsurlar ve bu markalarda yer alan “bilgisayar, kepenk, arıtma, çivi, ..., elektrik sanayi ve ticaret ltd. şti.” gibi ilâve kelime unsurlarından kaynaklanan görsel ve işitsel farklılıklar karşısında, ilgili markaların gözde ve kulakta bıraktığı intibanın farklılaştığını ve bu farklılıkların ise müvekkil markası ve redde gerekçe markanın 5/1-ç maddesi uyarınca aranılan “aynı, ayniyet derecesinde” benzer olma kriterini sağlamadığını, Yargıtayın da istikrar kazanan kararlarında, ibarenin aynı olduğu markalarda şekil unsurunun ve ilave ibarelerin ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldıracağına ilişkin karar verdiğini, müvekkili marka başvurusunun reddine gerekçe gösterilen markalar aynı sınıflarda, redde gerekçe diğer markaların varlığına rağmen tescil edilebilmiş iken, müvekkil marka ibaresinin reddedilmiş olmasının hukuk ilkeleri, eşitlik, idarenin işlem ve eylemlerinde istikrar ilkesi ile bağdaşmadığını, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanının da esas unsuru olan “...” ibareli markaların sahibi olduğunu ve işbu markalarını ulusal tescille korumakta olduğunu, müvekkiline ait “...” esas unsurlu markanın, 1993 yılından bu yana tescil koruması altında olduğunu, bu tarih ve müvekkil kullanımlarının redde gerekçe marka başvurularından çok daha eskiye dayandığını ve gerçek hak sahibi müvekkili lehine eskiye dayalı kullanıma bağlı üstün hakka ilaveten kazanılmış hak teşkil ettiğini, 93/004690 işlem numaralı “... ...” ibareli marka ile davaya konu 2019/71447 işlem numaralı “...” ibareli marka başvurusunun her ikisinin de esas unsurlarının “...” ibaresi olduğunu; zira müvekkilinin önceki tarihli markasında yer alan “...” ibaresinin “bağlantı parçaları” anlamına geldiğini ve tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından jenerik nitelikte olduğunu, önceki tarihli markasında yer alan esas unsur “...” ibaresinin muhafaza edilerek yeni bir başvuruya konu edildiğini, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğu malların tamamının “sıvı, buhar ve gaz armatürleri” malları olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli başvurusunda genel ibare yer almakta iken, dava konusu marka başvurusunda yine özünde “sıvı, buhar ve gaz armatürleri” olan emtiaların “kelebek vanalar, basınç düşürücü vanalar” şeklinde belirtildiğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde 06, 09 ve 11. sınıf emtiaları bakımından hâlihazırda kazanılmış hakkının bulunduğunu, kazanılmış hakkın varlığı durumunda iltibas iddialarının artık geçerliliğini yitireceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-5346 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, kurum kararının yerinde olduğunu, başvuru sahibi adına kayıtlı tertip tarzı ve bileşenleri farklı 93/004690 sayılı ve “... ...” ibareli tescilli markanın işbu itirazın incelenmesine mesnet gösterilmesi talebinin yerinde görülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet 2010/36684, 2010/36685, 2013/44476, 2013/54403, 2017/122349, 2018/27285, 130269 ve 99/017866 sayılı markalar global olarak karşılaştırıldığında; her ne kadar markalar arasında \"...\" ibaresinden kaynaklı olarak müştereklik bulunsa da, redde mesnet markaların \"...\" kelimesinin yanı sıra şekil, renk gibi farklı unsurlar da içerdikleri, bu şekil ve renk unsurlarının markalar arasında ayniyeti ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusunu engellediği, markalar arasında \"...\" kelimesinden kaynaklı olarak iltibas tehlikesi bulunduğu bir an düşünülse bile, bu hususun SMK'nın 5/1-ç maddesi bağlamında aranan iltibas olmadığı, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca nispi tescil engeli bağlamında olası bir yayına itiraz neticesinde değerlendirilmesi gereken ayrı bir hukuki sorun olduğu, ancak somut olayda davalı kurumun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca değerlendirme yapmış olması gerekirken, SMK'nın 6/1. maddesi hükmünün uygulama alanına girecek şekilde bir değerlendirme yaptığı, SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca iltibastan bahsedebilmek için; karşılaştırılan markaların hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde, başkaca bir araştırma yapmasına gerek kalmaksızın, hemen ve ilk bakışta markaların aynı ya da ayırt edici oldukları yönünde bir kanaat oluşmasının gerektiği, ancak somut olayda yukarıda yer verilen markalar bakımından böyle bir durumun oluşmadığı, zira yukarıda yer verilen redde mesnet markaların her birinin dava konusu marka başvurusundan farklı olarak renk ve şekil unsurları içerdikleri nazara alındığında, daha önce redde mesnet bu markalarla karşılaşan davaya konu emtiaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, daha sonra dava konusu marka başvurusu ile karşılaştığında, hemen ve ilk bakışta, bu markayı redde mesnet markalarla aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer bir marka olarak algılamayacağı, bu nedenle karşılaştırılan bu markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi koşulunun oluşmadığı; redde mesnet 2018/37975 sayılı markanın \"... ...\" ibareli kelime markası olduğu, ancak markada yer alan \"...\" ibaresinin redde mesnet marka kapsamında yer alan ve dava konusu marka başvurusu kapsamındaki bir kısım emtialar ile aynı ve aynı tür olduğu, \"...\" kelimesinin, metalden mamul bu emtiaların cinsini ve vasfını hemen ve ilk bakışta tasvir ettiği, dolayısıyla bu kelimenin somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olmayıp, redde mesnet markanın tali unsurunu oluşturduğu, bu nedenle redde mesnet markanın markasal ayırt edici etkinliğini üzerinde taşıyan esaslı unsurunun \"...\" kelimesi üzerinde toplandığı, redde mesnet bu kelime markası ile dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurlarının birebir aynı olduğu, dolayısıyla redde mesnet \"... ...\" markalı \"Metalden vanalar\" hariç metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar.\" emtiaları kullanan, bu emtialar üzerinde \"... ...\" kelimesini gören ya da işiten ilgili tüketici kesiminin markayı oluşturan \"...\" kelimesine markasal ayırt edici etki izafe etmeyeceği ve bu emtiaların markasının \"...\" olduğu algısı ile hareket edeceği, bu tüketici kesiminin daha sonra bu markalarla aynı/aynı tür olduğu 23.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen davaya konu bir kısım emtianın üzerinde davaya konu \"...\" markasını gördüğünde ya da işittiğinde, hemen ve ilk bakışta, başkaca bir inceleme yapmasına gerek kalmaksızın, bu markayı redde mesnet \"... ...\" markası ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer bir marka olarak algılayacağı, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve redde mesnet \"... ...\" markası kapsamındaki emtialar ile aynı ya da aynı tür olmadığı bilirkişi ek raporu ile tespit edilen; \"Measuring instruments, especially instruments for measuring flow, pressure, leakage, travel, temperatures, and fuction monitoring instruments, software for sizing/selecting valves (especially the valves listed under class 6), flow controllers (as electronic control devices); electric level controllers; infrared sensors, conductivity electrodes as parts of condensate return systems; smart electric controls for electric actuators, pressure gauges as parts of systems.\" emtiaları bakımından ise SMK'nın 5/1-ç maddesi koşulunun oluşmadığı; davacı yan, 143635 tescil numaralı markasına dayanarak müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de, önceki tarihli markanın esaslı unsuru korunarak eldeki davaya konu marka başvurusunun oluşturulduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı tarafın müktesep hak iddiası yerinde bulunmadığı; 5/1-ç maddesi yönünden Kurumun gerçek hak sahipliği iddiasını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; \"Measuring instruments, especially instruments for measuring flow, pressure, leakage, travel, temperatures, and fuction monitoring instruments, software for sizing/selecting valves (especially the valves listed under class 6), flow controllers (as electronic control devices); electric level controllers; infrared sensors, conductivity electrodes as parts of condensate return systems; smart electric controls for electric actuators, pressure gauges as parts of systems.\" emtiaları bakımından 2020-M-5346 sayılı YİDK kararının iptaine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin redde mesnet markadaki \"...\" ibaresi nedeniyle SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzer olmadığını, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, YİDK kararında hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların kısmen aynı veya aynı tür emtiaları içerdiğini, kurum tarafından başvuru kapsamından çıkartılan emtia yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2010/36684, 2010/36685, 2013/44476, 2013/54403, 2017/122349, 2018/27285, 130269 ve 99/017866 sayılı markalar arasında söz konusu madde anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira redde mesnet markalardaki renk ve şekil unsurlarının markaları başvuru ile SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca benzer olmaktan çıkardığı, ancak hem dava konusu başvuru hem de davalı Kurum tarafından redde mesnet alınan 2018/37975 sayılı markada \"...\" ibaresinin beyaz zemin üzerine siyah standart büyük harflerle yazıldığı, karşılaştırılan markaların asli unsurlarının \"...\" ibaresi olduğu, redde mesnet markadaki \"...\" ibaresinin tali unsur niteliğinde bulunduğu, buna göre işaretler arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi koşullarının oluştuğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarih ve 2018/4177 E. - 2019/5997 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, markalar arasında emtia benzerliğinin de kısmen gerçekleştiği, öte yandan, davacı vekilinin müktesep hak iddiasında bulunduğu 143635 tescil nolu markanın dava konusu markadan farklı bir kompozisyonla oluşturulduğu, bu nedenle başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/12/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/01/2024<br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b32c6de58a674b4c","SID":"255a0dd406ceae30"}}