{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1429 <br>KARAR NO: 2023/1433<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/11/2022<br>NUMARASI: 2022/756 (E) - 2022/798 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının İptali (Yargılamanın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/5657 D.İş - 2019/92 (K) sayılı kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28/03/2022 tarih ve 2021/11302 (E) - 2022/5957 (K) sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, davacı müteveffanın 19/02/2020 tarihinde vefat ettiğini, davacının farazi bakiye ömür süresine göre hesaplama yapıldığını, davacının yargılama sırasında vefat ettiği dikkate alındığında yapılan bu hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının yargılama sırasında vefat etmesi ve lehine fazladan otuz sekiz yıl hesaplama yapılmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini ve yargılamanın yenilenmesi için yeterli bir neden olduğunu, hakkında Güroymak İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyasıyla takip başlatılan davacının haciz ve borç tehdidi altında olduğunu, müvekkili aleyhine hukuka aykırı verilen ve  kesinleşen kararın icrasının durdurulması ile Güroymak İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyası için tehiri icra kararı verilmesini, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek, talepleri yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin açılan dava devam ederken Yargıtay kararından önce vefat ettiğini, Yargıtay incelemesinden geçen davanın yargılamanın iadesi olarak değerlendirilemeyeceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 25/4. maddesine göre manevi tazminat istemi miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçemeyeceğinden davalı müvekkili vefat etmiş olsa bile mirasçıların manevi tazminat talebinde bulunabileceğini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine, davacının kesinleşen hakem kararına ilişkin icranın durdurulması ve Güroymak İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası için tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davalının yargılama sırasında vefat ettiği dikkate alındığında destekten yoksun kalma tazminatının hatalı hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalının muhtemel ömrünün kırk yıl olduğu, davalının kırk yıl daha yaşayacağı varsayımının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının yargılama sırasında vefat etmesi ve lehine 38 yıl fazla hesaplama yapılmasının Tazminat Hukuku yerleşik ilkelerine aykırı olup yargılamanın yenilenmesi için yeterli bir neden olduğunu, duruşmaya katılım sağlamayan davalı vekili hakkında vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, vekâlet ücreti yönünden de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının iptali ve yargılamanın iadesi istemlidir. HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen kararlar için, koşullarının bulunması halinde temyiz kanun yoluna başvurulabilecektir. Anılan hükümde hakem kararının iptaline ilişkin HMK'nin 439. maddesine atıf yapılmadığından, hakem  kararına  karşı  HMK'nin  439. maddesine dayanılarak iptal davası açılması mümkün değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/14096 Esas- 2022/7999 karar numaralı kararı ve aynı  nitelikteki kararları)   Ancak; sigorta şirketi vekilinin talebi hakem kararının iptaline değil, hakem yargılamasının iadesine ilişkindir. HMK'nin 443. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde hakem kararlarında yargılamanın iadesi davasının mahkemede görüleceği, yine Sigorta Tahkim kararlarının dışındaki hakem kararlarının iptali davaları bakımından öngörülen ve kıyasen yargılamanın iadesini yapacak mahkeme yönünden de uygulanması gereken, aynı Kanun'un 439/1 maddesinde \"tahkim yeri bölge adliye mahkemesi\"nden söz edildiği, dolayısıyla yargılamanın iadesi davasında Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yargılamanın iadesi talebinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerektiğinden, istinafa konu kararı veren ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3800c749b5de38f3","SID":"26914a169432e651"}}