{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2020/2398 <br>KARAR NO: 2023/1635 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/06/2019<br>NUMARASI: 2016/872 (E) - 2019/818 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/08/2007 günü, müvekkili şirkette tır şoförü olarak çalışan sigortalı işçi ...'ın kullandığı ... plakalı tıra bağlı dorseye yüklenen demiri, inşaat mahalline boşaltmak için şoför mahallinde bulunan boşaltma düğmesine bastığını, demirlerin bir kısmının yukarı kalkan dorseye takıldığını, bunun üzerine şoför mahallinden yere inen ...'ın manivelanın dorsede takılı kalan demirlerini takıldığı yerden kurtarmak isterken demir kütlesinin üzerine düşmesi sonucu meydana gelen iş kazasında hayatını kaybettiğini, akabinde müvekkili şirkete karşı ölenin mirasçıları tarafından Kartal 3. İş Mahkemesinin 2018/111 Esas ve 2010/378 Karar sayılı ilamına konu iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, yine davacı müvekkili şirket aleyhine SGK tarafından Kartal 3. İş Mahkemesinin  2010/273 Esas ve 2011/622 Karar sayılı ilamına konu iş kazasından kaynaklı rücu davası açıldığını, rücu ve tazminat davalarının yapılan yargılamaları sonucunda müvekkili şirketin davacılara ödeme yapmasına karar verildiğini, SGK tarafından açılan davanın davalı sigorta şirketlerine ihbar edildiğini, SGK tarafından açılan davaya ilişkin ilamın Kartal ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından 16/07/2012 tarihinde 45.262,45 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, yine mirasçılar tarafından açılan davaya ilişkin ilamın ise Kadıköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine müvekkili şirket tarafından 13/04/2012 tarihinde 125.491,46 TL ve 15.042,61 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerden kaza tarihi itibarıyla ZMS sigortacısı olan davalı Ankara ... Sigorta Şirketi ve Kasko sigortacısı ve İMS sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğunu belirterek  müvekkili tarafından ödenen toplam 185.796,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, talebin poliçe kapsamı dışında olduğunu, zira dava konusu iş kazasının aracın işletilme halinde olmadığı sırada meydana geldiğini, bu nedenle KTK'nin 85. maddesinde düzenlenen hüküm kapsamında olmadığını, kasko sigortası poliçesinde manevi zarar klozunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını beirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davaya konu olayın aracın işletilmesi esnasında gerçekleşmediği, davacının sorumluluğunun işleten sıfatından değil işveren sıfatından kaynaklandığı dolayısıyla davacının ödediği tutarları aracın sigorta poliçelerini düzenleyen davalılardan tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; ilk derece mahkemesince trafik kazasının aracın işletilmesi esnasında gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddi yönüne gidilmiş ise de trafik kazası karayolunda ve karayolu sayılan yerlerde meydana geldiği taktirde ZMS sigorta örtüsünden sigortalının yararlanacağının KTK'nin 2. maddesinde düzenlendiğini, kaza yerinin fabrikanın ambar bölümü, yükleme ve boşaltmanın yapıldığı yerlerin karayolu sayılan yerlerden olduğunun açıkça Yargıtay uygulamasınca belirlendiğini, ilk derece mahkemesince bu hususta bilirkişi marifetiyle keşif yapılmadığından kazanın meydana geldiği yerin karayolu olduğunun belirlenmediğini, olay yeri tespit tutanağı incelendiğinde olayın kara yoluyla bağlantısı olan yerde meydana geldiğinin görüleceğini, bilirkişi raporunun eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, olayın iş kazası olarak nitelendirildiğini, oysa olayın oluş şekli göz önüne alındığında trafik iş kazası olduğunun anlaşılacağını, kasko poliçesiyle birlikte yapılan ihtiyari mali sigorta yönünden de eksik inceleme yapıldığını, bu yönüyle de bilirkişi raporuna yapılan itirazları göz önüne alınmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davacının sigortalısının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle ölenin yakınları tarafından davacı aleyhine açılan maddi ve manevi  tazminat davası ile SGK tarafından davacı(işveren) aleyhine açılan rücuen alacak davası nedeniyle davacı işveren tarafından yapılan ödemelerin ZMSS kapsamında davalı ... Sigorta Şti'nden ve Kasko-İMS kapsamında davalı ... Sigorta AŞ'den (... Sigorta AŞ) rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işçisi ...'ın araçta yüklü olan demirleri boşaltmak isterken demirlerin bir kısmının yukarı kalkan dorseye takıldığını, demirlere müdahale etmek için araçtan inen ...'ın müdahalesi ile demir kütlesinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirtmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç kaza tarihinde davalı ... Şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ise kasko sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Davaya dayanak Kartal 3.İş Mahkemesinin 2008/111 E. 2010/378 E. sayılı dosyanın incelenmesinde; davacıların muris ...'ın ölümü ile desteğinden yoksun kalan eş ve çocukları olduğu, davalının işbu dosya davacısı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, davanın işveren aleyhine murisin iş kazası sonucu ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacı eş için 24.318,14 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ayrıca tüm davacılar için toplam 55.000 TL manevi tazminata karar verildiği, kararın Yargıtay 21. HD'nin 15/03/2012 tarih 2010/8127 E.-2012/3862 K. sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Kartal 3.İş Mahkemesinin 2010/273 E. 2011/622 K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı SGK Başkanlığı tarafından davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'ne karşı sigortalı ...'ın iş kazası sonucu ölümü sebebiyle hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirin 26.594,99 TL lik kısmının rücuen tahsili istemiyle açıldığı, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 10. HD'nin  05/06/2012 tarih 2012/1704 E-2009/10363 K. sayılı ilamı  ile onandığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; müteveffa ...'ın vefatına sebep olan olayın, trafik iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği, davacı tarafından rücuya konu yapılan ödemelerin işleten sorumluluğundan olmayıp işveren sorumluluğundan kaynaklandığı, sigortalı aracın devrilmesinden veya mekanik arızasından ya da bakım ve işletim kusurundan kaynaklanan bir sebeple ölümün meydana gelmediği, davalı sigorta şirketleri yönünden, düzenlenen poliçe genel ve özel şartları kapsamında sorumluluğun doğmasını gerektirecek bir olaydan zararın kaynaklanmadığı belirtilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 85/1 maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Somut olayda, davaya konu alacağa dayanak gösterilen ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kartal 3.İş Mahkemesinin 2008/111 E. 2010/378 E. sayılı ve  2010/273 E. 2011/622 K. sayılı kararlarında davacı işverene yüklenen sorumluluk işleten sorumluluğundan değil işveren sorumluluğundan kaynaklanmaktadır.Davalılara sigortalı araçta yüklü olan demirlerin boşaltılması sırasında davacı işverenin işçisi olan sürücünün harici müdahalesi ile demirlerin işçinin üzerine düşmesi sonucu davaya konu zararın meydana geldiği, aracın işletilmesinden kaynaklanan bir zararın sözkonusu olmadığı, araç işleteni olan davacının sorumluluğunun ve  rücuya konu yapılan ödemelerin işleten sıfatından değil, işveren sıfatından kaynaklandığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketlerinin düzenledikleri poliçeler sebebiyle sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a99ec31d3f331429","SID":"9b19885faed34198"}}