{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1329 <br>KARAR NO: 2023/1448 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/04/2023<br>NUMARASI: 2021/377 (E) - 2023/359 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... kavşağı mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hususunda 30/12/2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulan davalı sigorta şirketi tarafından taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatından davacılar ... için 100 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL ve ... için 100 TL olmak üzere toplam 400 TL tutarındaki kısmın davalıdan alınarak adları geçen davacılara ödenmesine, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, dava dilekçesinde belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/1. maddesinde belirtildiği üzere, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara dair davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını, kusur oranlarının tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti ile Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, desteğin müterafik kusur oranının tespit edilerek davacıların talep ettiği tazminattan indirim yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmeleri gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alınıp alınmadığı hususunun sorulmasını, her ne kadar ticari faiz talep edilmiş ise de zarar haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olacağını, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince; davacıların davasının kabulü ile davacı ... için 133.674,23 TL, davacı ... için 24.536,64 TL, davacı ... için 22.298,68 TL, davacı ... için 71.011,50 TL destekten yoksun kalma tazminat alacağının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans  faizi ile (poliçe limiti ile sınırlı olmak  üzere ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.  Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, kazaya karışan motosikleti kullanan kişinin davacı ... olması nedeniyle davacıların taleplerinin teminat dışında kaldığını, müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacıların destek olgusunun ispatlanması gerektiğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki olmaması nedeniyle ticari avans faizine hükmedilemeyeceğini, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve makul gerekçelerden uzak olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava, kazaya karışan motorsikletin zorunlu trafik sigortacısına açılmıştır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK'nin 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. HMK'nin 16. maddesi kapsamında haksız fiilde zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili olduğundan bu davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Dava konusu kaza ölümlü trafik kazasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir. Bu sebeple kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihler bakımından zamanaşımı süresi dolmamıştır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Davacılar kazada vefat eden desteğin annesi, eşi ve çocuklarıdır. Dolayısıyla yapılan açıklama doğrultusunda davacılar ile kazada vefat eden ... arasında desteklik ilişkisi bulunmaktadır. Dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tazminat raporunun anlaşılabilir, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak mahkemece verilen kararda isabetsizlik olmadığı, davalının kazaya karışan motorsikletin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve hükmedilen tazminat kalemleri kapsamında avans faizine hükmedilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Davacıların desteğinin kazada motorsikletin sürücüsünün kim olduğunun tespit edilemediği bu nedenle davalının tazminattan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf itirazında ceza dosyasında alınan tanık beyanları ile davacıların desteğinin motorsiklette yolcu olduğunun beyan edildiği aksi yönde davalı tarafçada sunulan bir delil olmadığından bu yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.181,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 4.304 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 12.877,4‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f09b6af4957e868","SID":"c800767ebf2bbcab"}}