{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2021/1981 - 2023/1055<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1981 <br>KARAR NO\t: 2023/1055<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2015/263 Esas 2021/377 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/01/2024<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacılar vekili, 02.09.2014 tarihinde, davalı ...…AŞ’nin işleteni, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı kamyon ve buna bağlı ... plakalı römork ile davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davacı ...’ın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocukları ve ağabeyi olan ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü ...’ın tali kusurlu olduğunu, davacıların müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını belirterek, sigorta şirketlerinin yalnızca maddi tazminat yönünden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... 4.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat ve davacı ...'a ait kaza sırasında pert olan aracın 1.300,00 TL'ye pert olarak satılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL araç bedeli olmak üzere toplam 11.000,00 TL maddi ve 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.01.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, HMK.m.107/2 gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... yönünden 4.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 43.756,82 TL’ye yükseltmiş, 26.02.2016 tarihli dilekçe ile, davalı ... AŞ ile sulh olduklarını bu davalı yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiş, 26.02.2016 tarihli duruşmada, feragat dilekçesini tekrar ederek diğer davalı sigorta şirketi ve davalı şirket yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.<br>\tDavalı ...…AŞ vekili, dava dilekçesinde kusurun park halinde bulunan davalı şirkete ait araçta olduğunu belirtilmiş ise de, ceza dosyasında alınan raporda asli kusurlu olanın davacı ... olduğunun anlaşıldığını, kazaya ilişkin Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/177 esas sayılı dosyası ile durumun netlik kazanacağını, kaza mahallinin otoyol, davalının aracının arıza nedeniyle durduğu yerin emniyet şeridi olduğu, kaza saati itibariyle hava durumunun görüşü engelleyecek bir halde olmadığının belli olduğunu, davalıya ait aracın arıza nedeniyle emniyet şeridinde park halindeyken diğer aracın park halindeki araca çarptığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, tazminat talebi değerlendirilirken kusur oranının da gözetilmesi gerektiğini, davalıya ait aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, ... Sigorta AŞ tarafından yapılan bu poliçede manevi tazminat taleplerinin de teminat altına alınmış olduğundan davanın ihbarını talep ettiklerini, aynı kazada vefat eden ... ailesi yakınları tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2330 esas sayılı dosyası ile açılmış bir dava daha bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davaya konu ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS ile teminat altına alındığını, davacı tarafın davalı şirkete dava öncesi herhangi bir başvuruda bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesini gerektiğini, tazminat hesabının Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılmasının esas olduğunu, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması var ise tenzili ve müterafik kusur tenzili yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu, davacının sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davaya cevap vermemiş, bilahare şirket vekili davacı taraf ile davalı sigorta şirketinin sulh olduklarını ve davaya konu maddi tazminatın davacıya ödendiğini, davacının davadan feragat etmesi halinde masraf ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın destekten yoksun kalma tazminatı, araç bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 2918 sayılı KTK.nın 88. maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur hükmü ile müteselsil sorumluluk öngörülmüş olduğunu, somut olayda hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 22/09/2017 tarihli raporunda; dava dışı sürücü ...'ın % 15, davacı sürücü ...'ın % 85 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı ... Sigorta AŞ tarafından davacılara 14.12.2015 tarihinde 28.612,00 TL maddi tazminat ödendiği,  davacılar vekilinin 09.12.2015 tarihli ibraname ile ... Sigorta AŞ'ni, sigortalı araç malikini ve sürücüsünü tamamen ibra ettiklerini, ... Sigorta AŞ hakkındaki davadan feragat ettiklerini belirttiği,  25.02.2016 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta AŞ yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, davacılar vekilinin 26.02.2016 tarihli celsede, yine davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, bu şirketten vekalet ücreti talepleri olmadığını, diğer sigorta şirketi ve davalı şirket yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerektiği, 6098 Sayılı TBK’nın 162 ve devamı maddelerine göre müteselsil borçta alacaklının hakkı birden çok borçluya karşı tek bir alacaktan ibaret olmayıp, borçluların her birine karşı ayrı ayrı yönelen alacaktan ibaret olduğu, anılan yasanın 163. maddesinde müteselsil borçlulukla ilgili olarak ‘‘Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.’’ düzenlemesi, 164. maddesinde “Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir.’’ düzenlemesi, 166. maddesinde ise ‘‘Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” düzenlemesinin yer aldığı, bu bağlamda, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmelerinin, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusu olduğu, bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması gerektiği, 6098 Sayılı TBK’nın 132. maddesindeki “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” düzenlemesi gereğince ibra, borcu sona erdirmesini sağlayan özel bir sebep olup, borç ilişkisini değil, sadece münferit borcu sona erdirdiği, müteselsil borç ise, sözleşme veya kanun gereği birden fazla borçlunun alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu, diğer bir deyişle alacaklının edayı her müteselsil borçludan talep edebildiği ve edanın tamamen yerine getirtilmesine kadar bütün borçluların sorumluluğunun devam ettiği, borçlulardan birinin borcu ödemesi halinde diğerlerin de borçtan kurtulduğu borç ilişkisine denildiği, müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde diğer borçluların borcu kural olarak devam eder ancak; bazı istisnai hallerde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçluların da borçtan kurtulmalarını gerektirebileceği, özellikle alacaklının ibra veya süre verme sözleşmesinde bunu açıkça belirtilmesi veya borç senedini iade etmesi ya da bütün borcun tahsil edildiğine dair makbuz vermesi halinde durum böyledir. İbra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlı olduğu (HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar), somut olayda davacılar vekilinin, mahkemeye sunduğu beyanı dilekçesi ve 26.02.2016 tarihli celsedeki beyanı ve ibraname içeriğine göre; zararın müteselsilen ödetilmesi iradesini ortaya koyduğu, teselsülden açıkça feragat edilmediği, sadece davalı ... Sigorta AŞ yönünden davadan feragat edildiği, diğer davalı ... Sigorta Şirketi AŞ yönünden davaya devam iradesi bildirdiği, bu nedenle davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varıldığı, ibraname içeriğinden davalı araç maliki ... ... San. ve Tic. AŞ'nin maddi tazminat yönünden ibra edildiğinin anlaşıldığı, bu davalı yönünden maddi tazminat davasının konusuz kaldığı, davalı ... Sigorta AŞ hakkında açılan maddi tazminat davası yönünden; davacı ...'ın işleteni ve dava konusu kazada sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS sigortası ile sigortalı olduğu, davacı ...'ın sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu, davalı ... Sigorta AŞ’nin işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu teminat altına aldığına göre somut olayda üçüncü kişi konumunda olmayan davacı araç işleteni ...'ın zararından sorumlu olmadığından davacı ...'ın davalı ... Sigorta AŞ'den destekten yoksun kalma tazminatı ve araç bedeli isteyemeyeceği, dava konusu kazada vefat eden ...'ın davacı ...'ın kardeşi olduğu, davacı ...'ın vefat eden ...'ın kendisine destek olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, kardeş olmalarının destek olduğunun kanıtlanması için yeterli olmadığı gibi, Yargıtay tarafından da, kardeşlerin birbirine destek olduğunun karine olarak kabul edilmediği, bu nedenle davacının fiili olarak vefat edenin kendisine destek olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, davada davacı ...'ın, vefat edenin kendisine destek olduğunu kanıtlayamadığı, davacı ...'ın ise vefat eden ...'ın annesi olduğu, hükme esas alınan ve davalılarca itiraza uğramayan 13.11.2020 tarihli aktüer ek raporuna göre 47.756,82 TL destekten yoksun kalma zararı bulunduğu, kaza tarihinden önce davalı şirkete başvurusu olmadığından ve sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacıların davalı ... ... San. ve Tic. AŞ hakkında açtıkları manevi tazminat yönünden ise; davacıların kaza sonrası duyduğu acı ve elemi kısmen de olsa gidermek amacıyla, davacıların yakınlıkları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kazanın gerçekleşme biçimi, kaza tarihi dikkate alınarak, davalı ... Sigorta AŞ hakkında açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ... ... San. ve Tic. AŞ hakkında açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın maddi tazminat ve araç bedeli istemine ilişkin davasının ve davacı ...'ın maddi tazminat davasının davalı ... Sigorta AŞ yönünden reddine, davacı ...'ın davalı ... Sigorta AŞ hakkında açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 47.756,82 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için için 3.000,00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL ve davacı ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 15.500,00 TL manevi tazminatın davalı ... ... San. ve Tic. AŞ'den kaza tarihi 02.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, diğer davalı yönünden feragat edildiğinden davanın reddinin veya en fazla sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, müştereken ve müteselsilen tazminat talebinde bulunulan bu dosyada davacı tarafın diğer davalı yönünden feragat etmiş olmasının, diğer davalının kusur oranında zarardan da feragat edildiği anlamına geldiğini, davalı şirketin ancak kendi sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulmasının gerektiğini, bu husus gözetilmeksizin kusurdan bağımsız biçimde sorumlu tutulmuş olmalarının hatalı olduğunu, TBK'nın 168/2. maddesi gereğince feragatin değerlendirilmesi gerektiğini  ileri sürmüştür. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, araç bedeli ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavalı ...…AŞ’nin işleteni, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plaka sayılı kamyon ve buna bağlı ... plakalı römork ile davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı, davacı ...’ın sürücüsü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu 02.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocukları ve ağabeyi olan ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma ve manevi tazminatının davalılardan  tahsilini talep etmiştir.<br>\tYargılama aşamasında  davacılar vekili tarafından verilen  25.02.2016 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş, 26.02.2016 tarihli celsede  yine davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. Dosyaya sunulan 09.12.2015 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belgede kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta AŞ yönünden Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/263 esas sayılı dosyasındaki maddi tazminat ve ferilerinden dolayı ... Sigorta AŞ'den alacakları kalmadığını, ... Sigorta AŞ'ni, sigortalı araç malikini ve sürücüsünü tamamen ve katiyen gayri kabili rücu ibra ettiklerini, maddi tazminat ile ilgili taleplerinden tüm hukuki sonuçları ile  feragat ettiklerini (araç maliki ve sürücüsünden manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile) beyan ettikleri ve davacılara ... Sigorta AŞ tarafından 23.743,00 TL maddi tazminat ödemesinin 14.12.2015 tarihinde yapıldığı, davalı ... Sigorta AŞ yönünden yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece dava konusu kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda kazaya karışan davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %85 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olmasına ve davacılar vekilinin kazaya karışan diğer araç sürücüsünün kusuruna isabet eden miktar yönünden ödeme nedeniyle ... Sigorta AŞ dışındaki davalılara karşı açtıkları maddi tazminat davasından feragat ettiğinin anlaşılmasına göre davalı ... Sigorta AŞ’nin sigortalısının kusur oranına isabet eden maddi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken,  davacı anne ... yönünden davalı ... Sigorta AŞ tarafından yargılama sırasında yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin, hesaplanan destekten yoksun kalma zararından mahsubu ile belirlenen 47.756,82 TL destekten yoksun kalma zararının tümünden  sorumlu tutulması isabetli olmamıştır.<br>\t Mahkemece açıklanan nedenlerle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak davalı ... Sigorta AŞ’nin sigortalısının kusur oranında sorumlu olduğu gözetilip bu orana isabet eden tazminat miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre  davacı ...’ın destekten yoksun kalma zararından sorumlu tutulması gerektiğinden davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istinafa başvuran davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınan istinaf karar ve ilam harcının yatırana iadesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ed896441d707d54","SID":"e95ee89a4c87bcd2"}}