{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1153 - 2023/1046<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1153 <br>KARAR NO\t: 2023/1046<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/441 Esas 2021/114 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/01/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 09.06.2015 tarihinde davacının idaresindeki araç ile seyir halinde iken, karşı yönden gelen plakası tespit edilemeyen aracın aniden yola çıktığını, davacının  araca çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını ve fren yaptığını, sağ tarafta bulunan araç park yerinde kaldırıma çıkarak karşı duvara çarptığını, kazada davacının ağır yaralandığını, kazanın oluşumunda plakası belli olmayan aracın asli kusurlu olduğunu, davalı ... sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belgelenemeyen tedavi ve yol masrafları ile bakıcı giderleri için 100,00 TL, çalışamadığı süre nedeniyle kazanç kaybı için 100,00 TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için 300,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte olay tarihindeki sigorta limitine kadar olan kısmı için davalı ... tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatını 3.741,62 TL’ye, 50,00 TL olan belgelenemeyen giderleri 3.000,00 TL’ye, 50,00 TL olan bakıcı giderini 4.553,06 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatını 127.427,52 TL’ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili, mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, talep edilen tazminat kalemleri arasında tedavi, yol masrafı ile bakıcı giderleri ve kazanç kaybının sayıldığını, davacı tarafından talep edilen bu kalemlerle ilgili tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davalının sorumluluğunun olay tarihinde zorunlu trafik poliçesi bulunmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ile kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücünün ve davacının kazada varsa asli ve/veya müterafik kusuru, maluliyet oranının belgelenmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davalının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93.maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartlarının A.1.maddesi gereğince kaza tarihinde geçerli (2015 yılı) olan Trafik Sigortası teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalının haksız fiil faili olmadığını, haksız fiillerden dolayı önce haksız fiil failinin sorumlu tutulmasının gerektiğini, kanunen sorumlu tutanların en son sırada yer alacağı TBK 43.madde düzenlemesi gereği olduğunu, davanın açılmasına sebep olmayan davalının temerrüdü söz konusu olmadığından dilekçede belirtilen faizin başlangıç tarihi ve faiz talebinin kabul edilemeyeceğinden, haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece, 19.04.2017 tarihli 2015/823 Esas 2017/260 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı İstinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara BAM 22. HD'nin 11.04.2018 tarihli 2017/1531 esas 2018/515 karar sayılı ilamı ile; davanın plakasız araç nedeni ile bu aracın sorumluluğunu üstlenen davalı ... karşı açılan dava olduğu, plakasız araç yönünden kusur incelemesi ve değerlendirmesi yapılması gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verildiği,  kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda; Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen yüzdesel kusur raporunda davaya konu plakası belli olmayan araç sürücüsünün %60 oranında sürücü ...''in %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, dosyanın İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim ettirildiği, düzenlenen raporda davaya konu olayın meydana gelmesinde kimliği saptanamayan sürücünün hatalı sevk ve idaresinin birinci ve takdiren %60 oranında etkili olduğu, davacı sürücü ...'in hatalı sevk ve idaresinin ise ikinci derecede ve takdiren %40 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, dosyanın yine yüzdesel kusur alanında rapor tanzimi için ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda davacı ...'in yüzde %40 oranında, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %60 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümü tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacıya verilecek toplam tedavi masraflarının 5.000,00 TL olduğu, bu miktara 6 ay süre ile bakıcı gideri ve kazanç kaybının da eklenmesi gerektiğinin bildirildiği, aktüer hesap uzmanı bilirkişinin raporunda davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 3.741,62 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararının 127.427,52 TL, bakıcı gideri maddi zararının 4.553,06 TL ve tedavi giderleri maddi zararının 3.000,00 TL olduğunun bildirildiği, davalı yanın sigortalı araç sürücüsü olduğu, 3. kişi olmadığı yönünde savunma yapılmışsa da kazaya karışan ve tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu (%60) olduğu, tespit edildiğinden iş bu savunmaya  itibar edilmediği, Yüksek Yargıtay 17. HD'nin 2011/7758 Esas, 2012/6081 Karar sayılı ilamı, aynı dairenin 2014/9573, 2017/519 sayılı ilamları ile Konya BAM 3. HD'nin 2018/60 E, 2019/3 K, ve sayılı ilamlarının ve Konya BAM 3. HD'nin 2020/964 Esas, 2021/63 K. Sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, dava öncesi ... müracaat olmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olarak değerlendirilip, kazaya karışan araç da tespit edilemediğinden, kazaya karışan aracın hususi araç olduğu sonucu ile (2015 yılı Karayolları ZMMS poliçesi limiti kapsamında kaldığı da dikkate alınarak) yasal faize hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 3.741,62 TL geçici iş göremezlik, 127.427,52 TL sürekli iş göremezlik, 4.553,06 TL bakıcı gideri ve 3.000 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 138.722,22 TL tazminatının dava tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş,  karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, zararlandırıcı olaya sebebiyet verdiği belirtilen aracın varlığı ve kazaya kusuru ile sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, aracın varlığını ispata yönelik iz, emare, kamera kaydı gibi somut delilin bulunmadığını, BAM kararından önceki yargılamada alınan 08.11.206 tarihli raporda davacı sürücünün %100 oranında kusurlu bulunduğunu, sonrasında davacı sürücünün %40, tespit edilemeyen araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu bulunduğunu, kusur oranları arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun 21.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gibi, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen sağlık kuruluşlarınca hazırlanmadığı halde hükme esas alındığından, hatalı rapora göre karar verildiğini, ... geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanması için fiilen bakıcı tutulduğunun ispatının gerektiğini, davacının fiilen bakıcı tuttuğunu ispatlayamadığını, bakıcı ihtiyacının karşılandığına ilişkin harcamayı gösterir belge sunulmadığını, kararın hüküm fıkrasının 4. Nolu bendinde yargılama giderleri kapsamında radyoloji görüntüleme ücretinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, tedavi giderlerinin fahiş belirlendiğini, kurumun tedavi giderlerinden sorumluluğunun olmadığını, SGK tarafından zarar görene herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırıldığı yönünde açıklama bulunmadığını, gerçek zararın belirlenmesi esas alındığından bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını, hesap raporuna karşı itirazlarının inceleme dışı bırakıldığını, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak 1.8 teknik faiz indiriminin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın aniden yola çıkması sonucu davacının idaresinde bulunan araçla bu araca çarpmamak için direksiyonu sağa kırması sonucu sağ tarafta bulunan araç park yerinde kaldırıma çıkarak karşı duvara çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, kazaya neden olan aracın tespit edilememesi nedeniyle ... sorumlu olduğunu belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi için Necmeddin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı, bu raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının dava konusu kazada yaralanmasından kaynaklı olarak sürekli iş göremezlik oranının %16, iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacının 6 ay ve tedavi masraflarının 5.000,00 TL olarak belirlendiği, bu oranlar esas alınarak tanzim edilen aktüer raporuna göre davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Yargıtay uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.<br>\tBu durumda mahkemece, dava konusu kazanın 09.06.2015 tarihinde meydana geldiği gözetilerek, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi için  Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı süresi esas alınarak tanzim edilen aktüer bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yaralanması nedeniyle yapmak zorunda olduğu ancak belgeye bağlanmamış tedavi giderlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Necmeddin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 31.01.2020 tarihli raporda belirtilen 5.000,00 TL tedavi gideri  esas alınarak bu talebin kabulüne karar verilmiş ise de; Yargıtay uygulamalarına göre tedavi sırasında yapılacak 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli kapsamında olmayan belgeye bağlanamamış zorunlu giderler de tedavi giderleri içerisinde yer almakta olup bu giderlerin tamamının fatura veya belge ile kanıtlanması beklenemeyeceğinden TBK’nın 50. maddesi gereğince mahkemece gerçek zararın belirlenmesi gerekir. Bu durumda konusunda uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınarak tedavi sürecinde yapılması zorunlu ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuca göre, belgesiz tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğu da gözetilerek karar verilmesi gerekirken   ayrıntıları açıklanmayan toplam miktar belirtilen  tedavi giderleri esas alınarak karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksiklikler giderilerek istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine.<br> 3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br> 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f612c79279584865","SID":"8f7ac070245c213b"}}