{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2051 <br>KARAR NO: 2024/9<br>KARAR TARİHİ: 05/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2023<br>NUMARASI: 2022/845 2023/354<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret  Mahkemesi  ile İstanbul 24. İş Mahkemelerinin ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: <br>K A R A R Dava, işçilik alacaklarına ilişkindir. İş Mahkemesince, davacının davalı şirkette hissedar olduğu, şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığı, işçiye özgü şahsi bağımlılık unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesince ; \"Somut olayda, Davacının ... Ltd. Şti'ye 31.12.2014 tarihinde yapılan şirket genel kurulu kararı ile ortak olduğu, 12.04.2016 tarihli şirket genel kurulu kararı ile şirket müdürlüğüne seçildiği ve münferiden yetkili olduğu, 16.06.2016 tarihli şirket genel kurul kararı ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacının davalı şirkette çalışan olduğunu iddia ettiği 07/07/2012-24/12/2014 tarihlerindeki talepleri ile şirket ortağı olmakla birlikte yönetici olmayıp yalnızca çalışan olduğu dönem olan 25/12/2014-11/04/2016 tarihleri arasındaki tarihleri arasındaki talepleri yönünden mahkememizin görevli olmadığı...\" gerekçesiyle görevsizliğine karar verilmiştir. Somut olayda; davacı vekili özetle, müvekkilinin 2004 yılının aralık ayında davalı ... Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığını, 2014 yılının aralık ayında ...'nın hisselerinin %33'ünün müvekkiline devriyle şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin iş akdi ilk kez 2011 yılının ağustos ayında sona erdiğini,  müvekkilinin 2012 yılının ağustos ayında tekrar işe başladığını, 2016 yılı nisan ayında müvekkilinin ... Ltd. Şti.'ye müdür olduğunu ve Sgklı çalışan olarak devam ettiğini, müvekkilinin bu süre zarfında ... Ltd. Şti'den çalışan olarak maaşını alamamış sunduğu çözüm önerilerinin karşılıksız bırakıldığını bu sepeblerden dolayı müvekkilinin 01/08/2016 tarihinde ortaklık ilişkisini 08/08/2016 tarihinde iş akdini feshetmek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin Haziran ayının ilk sekiz gününe ilişkin ücret alacağının faiziyle birlikte davalıdan alınmasını, müvekkilinin birikmiş yıllık izin ücreti alacağının faiziyle birlikte davalıdan alınmasını müvekkilin kıdem tazminatı alacağının davacıdan alınmasını, avukatlık ücretinin harç ve tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.  Dosya kapsamından, davacının 07/07/2012-24/12/2014 tarihlerindeki talepleri ile şirket ortağı olmakla birlikte yönetici olmayıp yalnızca çalışan olduğu dönem olan 25/12/2014-11/04/2016 tarihleri arasındaki talepleri yönünden Asliye Ticaret Mahkemesince tefrik kararı verildiği, eldeki davanın ise  07/07/2012-24/12/2014 ve 25/12/2014-11/04/2016 dönemleri arasındaki işçilik alacağına  ilişkin olduğu anlaşılmıştır.  4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca \"İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme (emek) ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır.  İş sözleşmesini eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayırt eden en önemli kıstas bağımlılık unsurudur. Her üç sözleşmede iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren - eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağlılığı vardır. Ancak, iş sözleşmesinde işçi, belirli veya belirsiz süreli olarak işveren için çalışır. Bağımsız olarak iş gören, bu nedenle faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahip olan, farklı kişilerle ayrı sözleşmeler yapabilmekte ve bu şekilde ekonomik olarak tek bir işverene bağlı olmaktan kurtulmaktadır.  İş sözleşmesini belirleyen başka bir kriter hukukî - kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukukî bağımlılık, işçinin işin yürütümüne ve iş yerindeki davranışlarına ilişkin talimatlara uyma yükümlülüğünü üstlenmesi ile doğar. İşçi, edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirmek durumundadır. İşçinin bu anlamda işverene karşı kişisel bağımlılığı da bulunmaktadır.  İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini; işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Somut olayda, dava, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi ve ortağı olarak çalışılan ve Mahkemece tefrik kararı verilen 07/07/2012-24/12/2014 ve 25/12/2014-11/04/2016 dönemleri arasındaki alacağın tahsili istemine ilişkin olup davacının, 12/04/2016 tarihine kadar şirkette hissedar bulunduğu, ancak temsil yetkisinin bulunmadığı, 12/04/2016 tarih ve 5 nolu ortaklar kurulu kararı ile şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığı, yetkili müdür olarak görev yaptığı sürede taraflar arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğu, davaya konu olan  07/07/2012-24/12/2014 ve 25/12/2014-11/04/2016 dönemleri arasında ise yönetim kurulunda  ve temsil organında yer almadığı ve şirketi temsile yetkili olmadığı gözetildiğinde ayrıca dosyada mevcut tüm delil ve belgelere göre davacının davalı işverenliğin otoritesi altında ve ona bağımlı olarak  çalıştığı ayrıca  davacının alınacak kararları etkileyecek bir paya sahip olmadığı da gözetildiğinde bağımlı ve ücretli çalışmasının  baskın olması sebebiyle bu döneme ait dava konusu ettiği işçilik alacakları yönünden davaya bakmaya  İş Mahkemesi görevlidir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 24. İş  Mahkemesinin GÖREVLİ MAHKEME OLARAK BELİRLENMESİNE 05/01/2024  gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c9b855f5c10d339","SID":"b45c0e077ac69451"}}