{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/1792 \t\t (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2023/1937\t\t          HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/02/2021<br>ESAS NO\t\t: 2019/426 E 2021/141 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/01/2024<br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki 02/04/2018 tarihinde Franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/708 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamelerde ve dava dilekçesinde müvekkilinin hangi iş ve işlemlerinin franchisee sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğinin belirtilmediğini, ayrıca müvekkiline söz konusu aykırılığın giderilmesi için herhangi bir süre verilmeden sözleşmenin feshedildiğini,  bu durumda davacı tarafın müvekkilinden cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğu nedenler belirtilmeksizin davacı tarafından tek taraflı ve haksız olarak sözleşmenin feshedildiğinden müvekkilinin uğramış olduğu zararları ve cezai şart talep etme hakkını saklı tuttuklarını  bildirerek davanın reddini ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan TBK'nun 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik ceza niteliğinde olduğu, kural olarak (sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa) seçimlik cezanın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemesi yani sözleşmenin yürürlükte olmasının gerektiği, sözleşmeden dönen tarafın döndüğü, yani ortadan kaldırdığı sözleşmenin artık yürürlükten kalkmış olan hükmüne dayanarak bu cezayı isteyemeyeceği, diğer anlatımla feshedilen sözleşmede kararlaştırılan cezanın bu sözleşmeye dayanılarak istenemeyeceği, ayrıca sözleşmenin yapılan incelemesinde, sözleşmeyi feshedenin dahi seçimlik nitelikteki cezai şartı isteyebileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden davacının cezai şartı isteme hakkının bulunmadığı görülmekle birlikte cezai  şartın sözleşmede koşula bağlı olduğu ve Borçlar Kanunu'nun 123. maddesine göre davalıya hangi yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair bir sürenin de verilmediği, sözleşmenin 18. maddesinde açıkça sözleşme şartlarına uyulmadığı takdirde cümlesinin bulunduğu görülmekle, bu yönden de davacının davasını ispat edemediği, ayrıca davacının takibinde haksız olduğu görülse de kötüniyetli olduğuna dair bir ispatın da olmadığı davanın ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden- davacı vekili tarafından; <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesinin mahkemece hatalı değerlendirildiği, müvekkili tarafından sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedilerek cezai şart talep edildiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik araştırma ile hüküm tesis edildiği,<br>İstinaf eden-davalı vekili tarafından;<br>Müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği bildirilerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı ve kötüniyet tazminatı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/708 esas sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden alacaklı ..., borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti, takip tarihi 23/01/2019, 10.000 Euro asıl alacak, 117,12 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.117,12 Euro alacağın tahsili talebi ile genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 30/01/2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 04/02/2019 tarihinde borca ve ferilerine borçlunun süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğu, davacı vekili tarafından süresinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 02/04/2018 tarihinde imzalanan sözleşmenin 18. maddesine göre davacının davalıdan cezai şart alacağının olup olmadığına ilişkin olduğu, sözleşmenin 18. maddesinde \"İşbu sözleşmeyle yukarıda düzenlenen maddelere aykırı davranılması Franchısse ve Franchısse verenin kendi isteği ile tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi durumunda Franchısse veren 10.000 Euro ödeme yaparak bütün demirbaş ve sözleşme devrinde Franchısse verilen tüm hakları geri alacaktır.\" düzenlemesinin bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Davacının Bilecik Noterliği’nin 23/07/2018 tarihli ihtarnamesiyle \"02/04/2018 tarihinde Franchısse ... ve Franchısse veren ... San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında yapmış olduğumuz Franchısse sözleşmesini gerekli gördüğüm lüzum üzerine 20/10/2018 tarihi itibariyle feshedileceği bildirilir.\" şeklinde ihtarname gönderdiği, davacının yine Bilecik 1. Noterliği'nin 08/01/2019 tarihli ihtarnamesiyle  \"sözleşmenin 18. maddesinde 'işbu sözleşmeyle yukarıda düzenlenen maddelere aykırı davranılması Franchısse ve Franchısse verenin kendi isteği ile tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi durumunda Franchısse veren 10.000 Euro ödeme yaparak bütün demirbaş ve sözleşme devrinde Franchısse verilen tüm hakları geri alacaktır.' maddesine istinaden sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerinizi yerine getirmediğinden mütevellit tarafımıza ilgili sözleşmenin 20/10/2018 tarihinde feshedileceğine ilişkin ihtarnameyi göndermemize rağmen ilgili sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğinizden ve sözleşmeye aykırı davranmanızdan dolayı tarafımıza sözleşmedeki cezai bedelin ödenmesi gerekmektedir\" şeklinde gönderdiği tespit edilmiştir.<br>Mahkemece yukarıda bahsi geçen taraflar arasındaki sözleşmenin 18. Maddesinin seçimlik cezai şart olarak yorumlanması doğru değildir. Sözleşmenin davalı yana ihlal edilmesi halinde davacının anılan sözleşme hükmü uyarunca cezai şart alacağına hak kazanacağını söylemek mümkündür. Ne var ki somut olayda davacı yanca davalının sözleşmenin hangi hükümlerini ihlal ettiği hususu, sözleşme ve ihtarname içerikleri ile somutlaştırılamamış olup, davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair davacı iddialarının dosya kapsamı ile ispat edilemediği anlaşılmıştır. Davacının iş bu takipte haksız ise de kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davalı yanın kötüniyet tazminatına hak kazanamayacağı anlaşılmıştır. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin  gerekçeye yönelik istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile davalı vekilinin istinaf isteminin reddine ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;<br>3-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/426 Esas 2021/141 Karar sayılı 04/02/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>4-a-Davanın REDDİNE, <br>\t  b-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 331. maddesi gereğince;<br>c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30TL harcın peşin alınan 740,92TL'den mahsubu ile bakiye 681,62TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>d-Davalı taraf kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince; 8.785,26TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,<br>e-Suçüstü ödeneğinden tahsil edilen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin tahsili için harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,<br>f-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>g-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>5-a-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça 269,85TL harç peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>b-İstinaf  kanun yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>6-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>9-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/12/2023  tarihinde oybirliği ile karar verildi.    <br> <br>Başkan...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye...<br>e-imzalıdır <br> <br>Katip...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd80db9381c4dae7","SID":"0f5237a4509b42b4"}}