{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/755 - 2024/110<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/755 <br>KARAR NO\t: 2024/110<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/12/2020<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... ... -  <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ... <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11/01/2024<br><br>  Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/08/2017 tarihinde sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... ...'ın yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazmin ve tahsilini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 19/11/2020  tarihli dilekçesi ile dava değerini 52.078,06 TL'ye yükseltmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 48.978,06 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacıya teminat limiti doğrultusunda 50.200,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemeye istinaden müvekkili şirketin ibra edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin poliçe teminatı tükenmiş olmakla birlikte anılan davaya ilişkin herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını,  tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişiye ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdii edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, hükme esas alınan tıp fakültesinden alınan raporu kabul etmediklerini, Yerel Mahkeme tarafından hükme esas teşkil eden hesap raporu hatalı bir şekilde tanzim edildiğini, bir aktüer uzmanı tarafından hesaplamanın yapılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br><br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada; davalıya usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiş, müzekkere tekit edilmesine rağmen hasar dosyasını mahkemeye göndermemiş olup, mahkemece trafik bilirkişisinden 10/12/2018 tarihli kusur raporu alınmış, tedavi belgeleri dosyaya kazandırılmış, ATK 2. İhtisas kurulundan 17/02/2020 tarihli, 2263 sayılı kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik çerçevesinde maluliyet raporu alınmış, dosya hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek 05/06/2020 tarihli hesap raporu alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. <br>Davalı  vekilinin ödeme yapıldığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; yukarıda da belirtildiği üzere, davalı davaya cevap vermemiş, hasar dosyasını mahkemeye göndermemiştir. İstinaf dilekçesinde davadan önce davacıya ödeme yapıldığı ve müvekkili şirketin ibra edildiği ileri sürülmüşse de dilekçe ekinde ödemeye ilişkin bir dekont bulunmadığı gibi ibraname de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. <br>Davalı  vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; ilk derece mahkemesince trafik bilirkişisi polis memurundan 10/12/2018 tarihli kusur raporu alınmış olup, söz konusu rapor kolluk tarafından tutulan 30/08/2017 tarihli tespit tutanağı ile uyumlu olmakla; davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Davalı  vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre; 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 esas ve 2018/8559 karar sayılı kararı yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 esas ve 2022/8667 karar sayılı kararları da aynı yöndedir. ) <br>Bu açıklamalara göre davacının yaralanmasına ilişkin trafik kazasının 30/08/2017 tarihinde meydana geldiğine göre davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekmektedir. <br>İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yapılan, ATK 2. İhtisas kurulu tarafından düzenlenen 17/02/2020 tarihli, 2263 sayılı rapor incelendiğinde söz konusu raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Buna göre davalı vekilinin bu yoldaki istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.<br>Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>Hükme esas alınan hesap raporu incelendiğinde; bilirkişinin listeden seçildiği, raporda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak 1.8 teknik faiz üzerinden belirli süreli rant formülü çerçevesinde hesaplama yapıldığı, her ne kadar progresif rant yöntemine göre zarar belirlenmemişse de bu husus davalının lehine olduğundan aleyhe hüküm verme yasağı dikkate alındığında; davalı vekilinin bilirkişiye ve hesap raporuna ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.  <br> İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.345,69 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 896,30 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.449,39 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11/01/2024<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Üye  <br> <br> <br>Katip  <br> <br> <br><br><br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54683248322ee10f","SID":"1d8ba2c69ebdd574"}}