{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2020/1901 <br>KARAR NO: 2023/1395<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/06/2020<br>NUMARASI: 2018/1094 Esas, 2020/319 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı tarafla yaptığı ticari alışveriş neticesinde 31.941,01 TL alacaklı olduğunu, davalı taraf borcunu ödemeyince haklarında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin haksız olarak borcun tamamına itiraz ettiğini, yapıları itirazların iptali için işbu davanın açıldığını, davalı/borçlunun dosyalarına sunduğu dilekçesinde borcun esasına itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı yan tarafından gönderilan ürünlere değişik zamanlarda ürün yıkama işçiliği yaptığını, davalı yan tarafındarı müvekkili şirkete ürünlerin yıkanmak için getirildiğini, kumaşların işlemden geçirildiğini ve sorunsuz biçimde davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin aylar sonra yıkanarak teslim edilen ürünlerde ayıp olduğu iddiasında bulunduğunu, bu durumun tamamen alacağı sürüncemede bırakmak için yapıldığını, müvekkili tarafça ayıp iddiasını kabul etmediklerini, davalının müvekkili şirkete herhangi bir ihbarda bulunmadığını, davalı yana kesilen faturada yazdığı şekilde yıkanarak teslim edilen ürünler kesildikten sonra reklamasyon kabul edilmediğini, yapılacak yargılamada toplanacak delillerle müvekkili tarafın haklılığının kesin olarak anlaşılacağını, karşı tarafın alacağı sürüncemede bırakmak için itiraz yolunu tercih ettiğini, müvekkili şirketin davalı yana faturalar kestiğini ve alacaklarının sabit hale geldiğini belirterek, davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu usul ve esasa ilişkin itirazlarının iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın haksız bir biçimde yapmış olduğu icra takibinde yapılmış bulunan itiraz üzerine itirazın iptali için söz konusu davayı açmış bulunduklarını, öncelikle davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı firmanın da müvekkiline yıkama işçiliği yaptığını, davacı tarafın yapmış olduğu hatalı, yanlış yıkama ve yüksek PH değerli imalat sonucu müvekkilinin reklamasyon bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafça sunulan belgelerden de anlaşılacağı gibi davacı ... firmasının talebini kabul ettiğini, hatta tamir sonrası fatura dahi kestiğini, ancak davacının tamiri sonrası dahi sorunun devam ettiğini, davacının yıkama yaptıktan sonra PH değerini kontrol etmeden malları müvekkiline, müvekkilinin dava dışı ... Tekstil'e, ... Tekstil'in de ... firmasına malları teslim ettiğini, son firma malda yüksek PH tespit edince ... Tekstil'in reklamasyon faturası kestiğini, yüksek PH değeri ancak özel tahlille tespit edilebileceğinden müvekkili firmanın bu gizli ayıptan ... Tekstil'in kestiği fatura ile haberdar olduğunu, davacı firmanın PH testi yapmadan müvekkiline bu malları teslim etmiş olup kusuruyla müvekkili firmanın zararına yol açtığını, şu hali ile ayıplı olmasına rağmen mal bedelinin talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, alınan raporların denetime elverişli olduğu, buna göre davalının iddia ettiği pH yüksekliğine ilişkin ayıbın test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olup, davalı işin olağan akışına göre fason yıkama yaptığı kumaşlar kesilmeden önce test yaptırarak pH yönünden ayıplı olup olmadığını tespit etmek ve makul sürede davacıya bildirmekle yükümlü olduğu, somut olayda davacı tarafından davalının göndermiş olduğu kumaşlara fason yıkama işlemi yapıldığı ve yıkanan kumaşların 09.02.2016 - 18.05.2018 tarih aralığında davalıya teslim edildiği, davalının müşterisi olan ... Tekstil tarafından 12.04.2018 tarihli ... nolu irsaliyeyle 1.345 kg siyah kırınkıl süprem kumaşın davalıya iade edildiği, davacının 18.04.2018 tarihli ... nolu faturasından, davalıya iade edilen 1.345 kg viskon polyester süprem kumaşın davacı tarafından bedelsiz olarak tamir edilerek davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, tamir edilen kumaşlardan alınan kumaş numunesinin davacı tarafından bağımsız ve tarafsız test kuruluşu olan SGS'ye 17.04.2018 tarihinde gönderildiği ve düzenlenen 19.04.2018 tarihli ... nolu test raporuna göre davacının tamir etmiş olduğu kumaşların tamir sonrası pH değerinin 4,4 çıktığı ve teknik bilirkişilerin tespiti uyarınca tekstil sektöründe pH 4 - 7,5 aralığının kabul edilebilir bir değer olduğu, davacının tamir etmiş olduğu 1.345 kg kumaşın pH yönünden ayıbının giderildiğinin anlaşıldığı, ... Giyim Laboratuvarı test raporlarına göre ise kontrolü yapılan konfeksiyon mamullerinin pH değeri 9,5 ve 9,6 çıktığı, test sonuçlarına göre testi yapılan konfeksiyon ürünleri pH yönünden ayıplı olduğu, ancak testi yapan davalının müşterisinin müşterisi olduğu, dolayısıyla tarafsız kişi veya kurumlarca yapılmış ayıp tespiti bulunmadığı, kaldı ki, testi yapılan konfeksiyon ürünlerinin davacının fason yıkama yapmış olduğu kumaşlar olup olmadığının da sabit olmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından teknik olarak ayıplı olduğunun tespit edilemediği, dolayısıyla davacının fason yıkama yapmış olduğu kumaşların pH yönünden ayıplı olduğu hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, bu açıklamalar ışığında; taraf kayıt ve belgeleri uyarınca davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 31.941,01 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, yerel mahkemenin davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmediğini, davacı davalı şirkete kumaş yıkama işi yaptığını, davalı yanın malı sattığı, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 12/04/2018 tarih irsaliye no; ... nolu irsaliye ile davalı yana ürün iade ettiğini, davalı yanda aynı irsaliye ile ürünleri davacı şirkete teslim ettiğini, davacı şirket tarafından ürünler üzerinde gerekli işlemler yapıldığını, ürünlerin uluslararası akredite  olan ... AŞ'ye gönderildiğini, 19/04/2018 tarihli raporlarda ürünlerdeki PH değerinin yapılan testlerle standartlara uygun bulunduğunu, bu ürünlerin 18/04/2018 tarih ve Seri ... fatura ile davalı yana teslim edildiğini, PH testinin yapılmadığı iddiasının gerçek olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarında davalının malların  ayıplı olduğunu ispatlayamadığını, PH ayıbının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğunu, davalının bu testi yapmayarak kumaşları keserek konfeksiyon ürünü haline getirdiğini, böylece kumaşları kabul ettiğini, davacı müvekkilinin davalıdan 31.941,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili lehine icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, çünkü her iki tarafın ticari defterlerinde alacağının sabit olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararlarının istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, yerel mahkemenin savunma haklarını sınırladığını, son duruşmada esasa dair beyanda bulunma hakkı tanımadan davayı kabul ettiğini, bilirkişi raporunda hatalı tespitler yapıldığını, ürünlerde PH değerinin yüksek olduğu hususunun hem tanıklarla hem de e-maillerle  sabit olduğunu, ürünlerde PH değerinin yüksekliğini dava dışı olan ... Tekstil tanığı ...' un ifade ettiğini, mahkemenin malların ayıplı olduğuna dair hususu müvekkilinin ispat edemediğine dair değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.  Somut olayda davacı yüklenici davalı iş sahibine kumaş yıkma işi yaptığını belirterek, bakiye iş bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiş; davalı iş sahibi ise ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, ayıpların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın bilirkişi raporları doğrultusunda kabulüne, ancak icra inkar tazminatını talebinin reddine karar verilmiştir.  Taraflar arasında tekstil ürünlerinin yıkanmasına ilişkin yazılı olmayan eser sözleşmesi bulunmaktadır. Uyuşmazlık, dava konusu tekstil ürünlerinin ayıplı olup olmadığına ve bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Davacıya ayıplı mallar iade edildikten sonra davacı yanca uluslararası  akredite  olan ... AŞ'ye gönderilmiş, düzenlenen raporda ürünlerdeki PH değerinin standartlara uygun olduğu tespit edilerek davalıya teslim edildiği, davalının ise ürünleri test yaptırmadan müşterisine teslim etmiştir. Dosya kapsamındaki deliller göz önüne alındığında davalının ürünlerdeki ayıbı yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle mahkemece bilirkişi raporu göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak, alacağın likit ve belli olması; yani borçlu tarafından, alacağın gerçek miktarının belli, sabit veya belirlenmek için gerekli bütün unsurların bilinmesinin mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Dosya kapsamına göre, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre tarafların ticari defterlerinde  davacı alacağının kayıtlı olup alacak likit ve belirli durumda olduğundan yerel mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı istinaf taleplerinin  istinaf talebinin reddine, davacı istinaf vekilinin  istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın kabulüne, itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davalı vekilinin  istinaf taleplerinin REDDİNE 2- Davacı  vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,3-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2020 tarih ve 2018/1094 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın KABULÜ ile,  Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA, 5-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 1.181,89 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 385,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 796,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 385,77 TL peşin harç ile 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 200,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.821,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafça yatırılması gereken 2.181,89 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan toplam 599,87 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.582,02 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3- Davacı tarafından yapılan 148,60  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 07/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"900c4a994a7744a5","SID":"dead35a734039f8b"}}