{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2353 <br>KARAR NO: 2023/1753<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2014/1418<br>KARAR NO: 2020/643<br>KARAR TARİHİ: 14/10/2020<br>DAVA: Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  tasfiyesi tamamlanan ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, bu şirketin müflis ... A.Ş. ile 2007 - 2008 yıllarında ticari ilişkisinin bulunduğunu, ... Ltd. Şti.'nin müflis ... A.Ş.'ye mal satışı yaptığını, bunun karşılığında da keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 05.12.2008 vade tarihli ve 15.000,00 Euro bedelli bono aldığını, ... Ticaret Ltd. Şti.'nin de bu bonoyu cirolayarak kendisine verdiğini, böylece müflis ... A.Ş.'ye karşı alacaklı sıfatını kazandığını, dava konusu bononun tahsili için bonoyu 13.06.2008 tarihinde ... A.Ş.'nin Beşiktaş Şubesine sunduğunu, 28.05.2010 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da ... S.A.'dan gönderilen yazıda senedin ödenmediğinin bildirildiğini, söz konusu bono bedelinin başka şekilde de bonoyu cirolayan ... Ticaret Ltd. Şti.'ne ödenmediğini, müflis ... A.Ş.'nin iflas etmesi üzerine İstanbul .... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında alacağını iflas masasına 34'üncü sırada kayıt ettirdiğini, ancak 03.10.2014 tarihli beyanı ile müflis ... A.Ş. yetkililerinin alacağı kabul etmediklerini, aynı tarihte de davalı iflas idaresinin \"işin hali muhakemeyi gerektirdiği gerekçesiyle\" alacak kaydının reddine karar verdiğini, ret kararının 24.10.2014 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, 15.000,00 Euro karşılığı olan 44.208,00 TL'nin iflas masası sıra cetveline kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı iflas idaresi cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"... Davacının ... A.Ş.'nin Beşiktaş Şubesi aracılığı ile yaptığı yazışmalar bonoyu düzenleyen ve keşideci sıfatı taşıyan ... Ltd. Şti. ile yapılan yazışmalar olup 28.05.2010 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da ....'dan gönderilen ve senedin ödenmesi talebinin reddedildiğini bildiren yazı son ciranta davacı ile keşideci arasındaki yazışma olup bonoyu bu şirketten ciro yoluyla alan müflis ... A.Ş.'nin bono bedelini ... Ltd. Şti.'ne ödediğine ilişkin kendi ticari kayıtlarını çürütür nitelikte yazılı belge olma niteliğini taşımamaktadır.  Bu gerekçelerle davacı taraf müflis ... A.Ş.'nin defterlerindeki kayıtların aksini yani bono bedelinin ödenmediğini senet ya da kesin delillerle kanıtlayamadığından müflis ... A.Ş.'nin kayıtlarına göre davanın reddine \" karar verilmiştir. Davalı iflas idaresi vekilinin hükmün tashihi talepli dilekçesi ile hüküm kısmında vekalet ücretine ilişkin karar kurulmadığı, buna ilişkin maddi hatanın düzeltilerek tarafına vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmesi üzerine  mahkemenin 30/10/2020 tarihli tashih kararı ile davalı tarafın vekili olduğu halde sehven davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden davalı vekilinin tashih talebinin kabulü ile; gerekçeli kararın hüküm kısmına 5 numaralı bend olarak ; \" karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 3400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" olarak eklenmesine karar verilmiştir<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; emsal Yargıtay kararlarında,  hakim; tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemeyeceği, bunun gibi hüküm verirken unutmuş olduğu vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemeyeceği, aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemeyeceği ifade edildiği, dolayısıyla tavzih yolu ilke karara karşı taraf lehine vekalet ücreti eklenmesine itiraz ederek bu yönüyle kararın ortadan kaldırılmasını, esasa ilişkin dosyaya sunular tüm bilirkişi raporlarına göre davanın kanıtlandığını, yerel mahkemenin bu raporları dikkate almaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, zira borca konu bono aslı halen müvekkilininde olup bononun ödendiği iddiası ancak bono aslının borçlu elinde olması veya ilgili bononun ödendiğine dair yazılı bir belgenin dosyaya sunulması ile kanıtlanabileceğini, sadece davalı müflis defterinde \"ödeme\" kaydı tek başına yeterli olmadığını ileri sürmüştür.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; her ne kadar maddi hata olan vekalet ücretinin hükümde yer almamasına ilişkin HMK 304 gereğince hükmün tashihine karar verilmiş ise de, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına hükümde gerek gerekçeli kararının ön kısmında müflis şirket vekili olarak tarafıma yer verilmemiş olması gerek hükümde müflis şirket lehine vekalet ücretine dair bende yer verilmemiş olması sebebiyle yerel mahkeme kararı aleyhine HMK 308 doğrultusunda bu yön itibariyle katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosya kapsamına göre; İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 14/11/2014 tarihli cevabı yazıda, müflis ... A.Ş'ne ilişkin iflas dosyasında düzenlenen sıra cetveli kararı 30/10/2014 tarihinde ... Gazetesinde, 04/11/2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği,  davacının 34 kayıt numarası ile 44.208,00 TL alacak kaydı talebinin iflas idaresince reddine karar verildiği, red kararının 24/10/2014 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, ancak alacaklı tarafından masraf yatırılmadığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından masraf yatırılmadığından en son ilan tarihi olan  04/11/2014 tarihinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 07/11/2014 tarihinde  davanın açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacının alacağının geçerli bir alacak olup olmadığının tespiti için davacının bonoyu aldığı ve paydaşı olduğu ... Ltd. Şti. ile bonoyu bu şirkete veren müflis ... A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan raporda, \" ... Ltd. Şti.'nin defterlerinde bononun kaydının bulunduğu, bu bono için 13.05.2008 tarih ve ... sayılı makbuzun düzenlenmiş olduğu, müflis ... A.Ş.'nin kayıtlarında dava konusu bononun o tarihteki değeri olan 29.314,50 TL olarak ödendi olarak gözüktüğü\"  tespiti yapılmıştır. Davacının ...  Ltd. Şti.'nin paydaşı olması ve bu şirket ile davacı arasında bono verilmesini gerektirecek ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan raporda özetle \"  bono konusu alacak için giderleştirme yapılmadığı, karşılık ayrılmadığı fakat şüpheli alacaklar hesabına aktarıldığı, dava konusu bononun davacıya devri ile davacının şirkette bulunan öz kaynak alacağından bono bedelinin indirildiği, miktarının da 29.314,50 TL olduğu, şirket öz kaynağında bulunan tutardan bono bedeli indirildiği için de davacıya gözüken borcun şirket kaynaklarından karşılandığı \"  yönünde görüş bildirilmiştir.Somut olayda; davacının alacağının dayanağını oluşturan 05.12.2008 vade tarihli ve 15.000,00 Euro bedelli bononun keşidecisi ... Ltd. Şti. Tarafından cirolanarak müflis müflis ... A.Ş.'ne verildiği, müflis şirket tarafında da   cirolanarak davacının pay sahibi olduğu ...Ltd. Şti.'ne, bu şirketten de cirolanarak   davacıya verildiği, bono bedelinin ödenmemesi üzerine bonodan kaynaklı alacağın  masaya kaydı talep edilmiştir. Buna göre davacı kambiyo senedine dayalı alacak talebinde bulunmuş olup her ne kadar senet müflis şirket tarafından cirolanarak davacının ciro yoluyla temlik aldığı dava dışı  ... şirketine cirolanarak devredilmiş ise de  ise de emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği gibi kayıt kabul davaları bakımından  her  zaman  düzenlenmesi mümkün olan kambiyo senedi, adi borç senedi gibi belgeler alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığı,  mahkemece alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, alacaklı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin içeriğinin değerlendirilerek bir sonuca varılması gerektiği işaret edilmiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26/11/2015 tarih 2014/10117 E. 2015/7607 K. Sayılı ilamı bu yöndedir.) Bu durumda, davacının, temlik aldığı söz konusu bonodan kaynaklı alacağını iflas masasına kaydını talep edebilmesi için, borçlu müflis şirket ile senedin temlik edildiği dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişkinin tespiti ile dava dışı ... şirketinin, bonodan dolayı müflis şirketten alacaklı olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Bu bağlamda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, müflis şirket ile bonoyu temlik alan ... şirketi arasındaki ticari ilişki tespit edilmiş, söz konusu bononun tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, temlik alan şirketin, müflis şirketten bonodan kaynaklı alacağı olduğu ispat edilmiştir. Mahkemece, her ne kadar temlik alan şirketin ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından delil olma özelliğini kaybettiği, müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre bononun o tarihteki değeri olan 29.314,50 TL olarak ödendiği, aksinin yani bono bedelinin ödenmediğini senet ya da kesin delillerle kanıtlamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de davacı, bonodan kaynaklı alacağını ispat ettiğine göre bu durumda ödemeye ilişkin ispat yükü doğal olarak iddia sahibi davacıya düşecektir. Müflisin ticari defterindeki ödemeye ilişkin kaydı tek başına ispata elverişli olmadığı, aksinin yazılı belge ya da kesin delillerle ispatlanamadığından ve bono da halen davacının elinde olması nedeniyle ödeme var ise  bononun alacaklıdan teslim alınması gerekirken, bononun da davacı elinde olduğu bu haliyle davacının bonoya dayalı alacağının ödenmemiş olduğuna, davacının bonodan kaynaklı alacağının iflas masasına kaydı gerekirken hukuki yanılgı ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Öte yandan, yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2015 tarih 2014/4900 Esas 2015/4147 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde  \" ...Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244) İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya  kaydedileceği öngörülmüştür.  Bu  hükmün  amacı, iflas  tarihinde  masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek  müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının, aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.05.1997 tarih ve 2756 E., 4683 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 11.03.2014 tarih ve 2013/7176 E., 2014/1802 K. ve 12.05.2015 tarih ve 2014/5224 E., 2015/3582 K. sayılı ilamları bu yöndedir.) Bu durumda alacağın dayanağını oluşturan 15.000,00 Euro'nun, iflasın  açıldığı 14/04/2014 tarihteki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru (2.9516 ) üzerinden Türk Lirası'na çevrildiğinde 44.274,00 TL tekabül ettiği, davacı tarafça 44.208,00 TL'nin iflas masasına kaydı talep edildiği dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.Verilen karar, davalı iflas idaresince, gerek gerekçeli kararının ön kısmında müflis şirket iflas idaresi vekili olarak yer verilmemiş olması gerek hükümde müflis şirket lehine vekalet ücretine dair bende yer verilmemiş olması sebebiyle katılma yoluyla istinaf edilmiş olup vekalet ücreti talebi yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf nedeni yerinde görülmemiş ise de gerek kararda  gerekse tashih şerhinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı iflas idaresi vekilinin yer almamış olması nedeniyle hükmün İİK 297/1-b bendine aykırılık teşkil ettiğinden  istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar verilmiştir. Sonuç olarak; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun  yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve  davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1418 Esas, 2020/643 Karar sayılı ve 14/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Davanın KABULÜ İLE,a-Davacının 44.208,00 TL nakdi alacağın davalı müflis şirketin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki masasına kayıt ve kabulüne, b-Alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ilam harcın, peşin yatırılan 25,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 244,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,ç-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, davacının yatırdığı peşin harçtan mahsup edilen 25,20 TL karar harcı, 397,40 TL  posta masrafı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.947,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürülükte bulunan ...Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya iadesine,İstinaf İncelemesi Yönünden;3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85'er TL istinaf maktu karar harçlarının  istinaf eden taraflarca peşin olarak yatırılan 54,40'ar TL harçtan  mahsubu ile eksik kalan 215,45'er TL harcın taraflardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kayına,5-Davacı tarafça sarf edilen 81,00 TL posta davetiye giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a47046fbdffbf9d","SID":"b473b0f13b3b4a65"}}