{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA  KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 02/11/2023<br>DAVANIN KONUSU :MENFİ TESPİT <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ :16/11/2023<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ :21/12/2023<br>KARARIN YAZIM TARİHİ :21/12/2023<br><br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen  dava dilekçesinde özetle; davalı şirket görevlilerinin, davacı şirket hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak düzenlemeleri üzerine  davalı şirketçe toplamda 7.586.299,73 TL tutarında kaçak elektrik bedeli faturaları tahakkuk ettirildiğini,oysa davacının kaçak elektrik kullanmadığını ve kaçak olduğu ileri sürülen tüketimle ilgili yapılan hesaplamaların da yasal  düzenlemeye uygun düşmediğini, bugüne kadar davalı şirketin davacı hakkında icra takibine dahi geçmediğini beyanla, kaçak elektrik bedeline ilişkin faturalar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine verilen cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket personellerinin olay tarihinde davacı şirketin adresindeki sayaç ve tesisat üzerinde yaptıkları kontrol ve inceleme neticesinde kaçak tüketim yapıldığı şüphesiyle  sayacın  laboratuvara sevk edildiğini,  sayacın incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre davacının sayacın gerilimlerine müdahale ederek sayaçtan akım sağladığının tespit edildiğini, bu doğrultuda düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden dava konusu yapılan faturaların mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik kullandığının delillerle sabit olduğunu beyanla, davanın reddini istemiş, 20/10/2023 tarihli dilekçesinde ise, HMK'nun 397 maddesinde öngörülen süre içinde asıl davanın açılmaması sebebiyle  Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesince ... D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığını beyan ederek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı 02/11/2023 tarihli kararı ile; \"davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazının reddine\" şeklinde karar  verilmiştir.  <br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili 16/11/2023 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile;  Arabuluculuk Kanunu yönetmeliği 27.maddesinde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede uyuşmazlık konusu hakkında zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğinin öngörüldüğünü, arabuluculuğa 06/09/2023 tarihinde başvurulduğunu, 26/09/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, davacının 29/08/2023 tarihinde teminat mektubunu mahkemesine sunarak ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etmekle birlikte asıl davayı HMK'nun 397 maddesinde öngörülen 2 haftalık sürenin geçmesinden sonra açtığını, bu sebeple ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, davacının kaçak elektrik kullandığının kaçak elektrik tespit tutanaklarıyla sabit olduğunu, bu tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilmeleri gerektiğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkeme ara kararının ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava; davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle davalı şirketçe tahakkuk ettirilen  faturalar yönünden  borçlu olmadığının tespiti istemlidir. <br>Davacı vekilinin eldeki asıl davanın açılmasından evvel Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... D.İş sayılı dosya ile dava konusu uyuşmazlık yönünden davacıya tedbiren elektrik enerjisi verilmesini talep ettiği, adı geçen mahkemece 24/08/2023 tarihli karar ile  alacağın %20'sine tekabül eden teminat mukabilinde davacı vekilinin talebinin kabulüne ve davacı şirkete tedbiren enerjinin verilmesine hükmedildiği, söz konusu tedbir kararına süresi içerisinde davalı şirket vekilince tedbir koşullarının oluşmadığından bahisle itirazda bulunulması üzerine  mahkemece duruşma açılarak 19/10/2023 tarihli ek karar ile asıl davanın Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması sebebiyle tedbire yönelik itirazı değerlendirme yetki ve görevinin Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna ve   dosyanın adı belirtilen mahkemeye gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>İlk derece mahkemesince ... E.sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada; 02/11/2023 tarihli ara karar ile davalı vekilinin itirazı değerlendirilerek asıl davanın HMK.397 maddesinde öngörülen iki haftalık süre içinde açıldığı,elektrik aboneliğinin davacının ticari işletmesiyle ilgili olduğu,ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde sakıncalı bir hal veya telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette olmadığı, somut olayda ihtiyati tedbire ilişkin yasal koşulların oluştuğu, bu nedenle verilen tedbir kararının HMK'nun 389 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere uygun olduğu yönündeki gerekçeyle davalının ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı, asıl davanın HMK'nun 397 /1 maddesinde öngörülen süre içerisinde açılıp açılmadığı ve buna göre ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkıp kalkmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. <br>6100 sayılı HMK'nun 397/1 maddesinde; \"İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.\" denmektedir. <br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 16.maddesine göre; \"(1)Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.\" <br>Somut olayda; Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesince ihtiyati tedbire hükmedilmesinden sonra davacı vekilinin 29/08/2023 tarihinde dosyaya teminat mektubu sunarak tedbir kararının uygulanmasını istediği, akabinde 06/09/2023 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurduğu, arabuluculuk son tutanağının 26/09/2023 tarihinde düzenlendiği, buna göre yukarıda belirtilen Arabuluculuk Kanunun 16/2 madde hükmü uyarınca 06/09/2023 ila 26/09/2023 tarihleri arasındaki dönemde HMK'nun 397/1 maddesinde ihtiyati tedbir için öngörülen iki haftalık hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, ancak 29/08/2023 tarihinden 06/09/2023 tarihine kadar geçen sürenin iki haftalık sürenin hesabında gözetileceği gibi kalan sürenin 26/09/2023 tarihinden itibaren  işlemeye devam edeceği, buna göre asıl davanın açıldığı 06/10/2023 tarihi itibariyle iki haftalık sürenin dolmuş bulunduğu ve ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı anlaşılmaktadır. <br>Davalı vekilince tedbire yönelik itirazda bulunulduğu tarih itibariyle henüz tedbir kararının kendiliğinden kalktığından söz edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince tedbire yönelik itirazın değerlendirildiği tarih itibariyle tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olması sebebiyle davalı vekilinin tedbire yönelik itirazının konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu durumun  tespiti ile  davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yasada öngörülen sürenin hesabında yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle davalı vekilinin itirazının reddi cihetine gidilmesi isabetli görülmemiştir. <br>Ne var ki, mahkemenin ara  kararındaki hukuka aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı  vekilinin istinaf isteminin belirtilen yönden kabulüne,  HMK'nun 353/1.b-2.maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesinin 02/11/2023 tarihli  ara kararının kaldırılarak \"Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayı ve 24/08/2023 tarihli tedbir kararının kendiliğinden kalkması sebebiyle davalı vekilinin tedbire yönelik itirazı konusuz kaldığından davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" şeklinde yeniden esas hakkında ara karar  kurmak gerekmiş, aşağıdaki gibi  hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davalı  vekilinin  İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE,<br>II-HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli ve ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILARAK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>-Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayı ve 24/08/2023 tarihli tedbir kararının kendiliğinden kalkması sebebiyle davalı vekilinin tedbire yönelik itirazı konusuz kaldığından davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>III-İstinaf yargılaması yönünden<br>1-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde  davalıya İlk derece mahkemesince iadesine ,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-fmaddesi uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi. 21/12/2023<br><br>...\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ba0896c557cdef9","SID":"5166171e391490d5"}}