{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1202 <br>KARAR NO: 2023/1892<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS : 2019/404<br>KARAR: 2021/486<br>DAVA TARİHİ: 28/08/2018<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2021<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile ... Ticaret A.Ş arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden müflis şirkete kredi kullandırılmasına rağmen kredi koşullarına uymaması sebebiyle Kadıköy ... Noterliği'nin 29/02/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 84.223.034,38 TL + 5.132.343,75 TL + 5.015.750 Euro ödeme yapmasının talep edildiğini ancak ödeme yapılamadığını, ... 24/02/2016 tarihinde iflas erteleme talepli olarak İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/222 E. sayılı dosyası ile açtığı dava neticesinde 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, tasfiyenin İstanbul Anadolu .... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, kendisini iflas idare memuru seçen İflas Müdürlüğünün 13/08/2018 tarihinde hazırladığı sıra cetvelinde tüm alacaklı bankaların kayıt taleplerini reddettiğini, işçilik alacağı olduğu iddiası ile talepte bulunan 91 kişinin alacak kayıt talebinin ise kabulüne karar verildiğini, İflas Müdürlüğü'nün alacaklılar arasından seçmesi gereken İflas İdaresi yerine geçerek sıra cetveli hazırlamasının ve talepte bulunan kişilerin iddia ettikleri işçilik alacaklarının gerçek bir alacak olup olmadığı araştırılmadan işçi alacağı olarak birinci sıraya yazılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, söz konusu alacakların iflas masasından terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı temlik eden vekili cevap dilekçesinde özetle; Sıra cetvelinde kayıt edilen işçilik alacaklarının kıdem tazminatından kaynaklandığını, alacak kayıtlarına ekli dayanak belgeler ve müflis şirket yetkilisinin beyanları değerlendirilerek kabul edildiğini ve 1.sıraya kaydedildiğini, İflas Müdürlüğü işleminin usul ve yasaya aykırı olmadığını, hesaplama yapıldığında da davalının alacak kayıtlarında belirtilen tutarda kıdem tazminatına hak kazandığının görüleceğini, davalının alacaklarının masaya kayıt edilip sıra cetveli tanzim ve ilan edildikten sonra 3.şahsa ödeme mukabilinde temlik edildiğini, alacağın temlikine dair belgelerin İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasında tanzim ve ilan olunan sıra cetvelinde 16-96 arası (16 ve 96 dahil) ve 100-109 arası (100 ve 109 dahil) no'larda kayıtları sıralarına işlemek üzere iflas dairesine ibraz edildiğini, temlik sebebi ile davalının alacaklı sıfatının kalmadığını, davanın temlik alan 3. şahıs ...'a tevcih edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''...celp edilen SGK kayıtlarından, temlik veren işçinin iflas tarihinden sonra dava dışı müflis ... Tic. A.Ş'de çalışmaya devam ettiği, iflas idaresinin sözleşmeyi feshetmeyerek aynen devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi kıdem tazminatına hak kazanmak için iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gerekmektedir. Sözleşme feshedildikten sonra haklı/haksız fesih durumuna göre koşulları oluşmakta ise iflas idaresince işçinin kıdem tazminatı başvurusu hakkında karar verebilir. Ne var ki eldeki davada iflas müdürlüğünün, iflas ve başvuru tarihi itibariyle halen müflis şirkette çalışmaya devam eden davalı işçinin, henüz doğmamış kıdem tazminatı alacağını sıraya kaydettiği anlaşılmaktadır. İflas müdürlüğünün sıraya kaydettiği ancak iflas tarihi itibariyle henüz doğmamış kıdem tazminatı alacaklarınn sıraya kaydı hukuka aykırı olup terkini gerekmektedir. Zira iflas idaresince sıraya kaydedilmesi gereken iflas alacakları, iflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklardan olup, dava konusu alacak bu şartları haiz değildir. Nitekim benzer nitelikte bir davada Yargıtay 23. HD'nin 2013/4640 E. 2013/6729 K. Sayılı ilamında: \"Somut olayda, davacı tarafça kayıt ve kabulü istenen kıdem tazminatı yönünden bilirkişi tarafından davacının iflas tarihinden sonra müflisin iş yerinde çalışmasının sürdüğü ve iş akdinin devam ettiği, bu durumda İş Kanunu'nun 14. madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı alacağı konusunda talepte bulunamayacağı görüşü doğru olarak bildirmiş olup, mahkemece, iflas idaresinin fesih bildiriminde bulunmaya yetkisi olduğu yönündeki gerekçe ilke olarak doğru ise de, iflas sebebiyle iş yerinin kapatıldığına ilişkin yanılgılı ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayalı olarak, dava tarihi itibariyle henüz doğmamış kıdem tazminatı alacağının da kayıt ve kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bunun yanında bir kısım işçilerin dava devam ederken iş akitlerinin sona erdiği anlaşılmış olup, yukarıda bahsedildiği gibi bu alacaklar da iflas tarihi ve sıraya kabul kararı verildiği tarih itibariyle henüz doğmadıklarından tamamının terkini gerekmiştir...\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı temlik alan vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu süreç yetkili hakkında ikame edilen şikayet/iptal davasını sonucunun beklenmesi gerektiği, davacının iş bu davayı açabilmesi için sıra cetvelinde reddedilen kendi alacağının kesinleşmesinin gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiği, dava dilekçesinde işçi alacağı olarak kabul edilen alacakların terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesi talep edilmiş iken mahkemece alacağın terkini dışında bu alacağa tahsis edilen hissenin davacıya tahsisine karar verilmesini talep aşımı niteliğinde olduğu, kıdem tazminatı alacağının doğmadığından bahisle alacağın terkinine yönelik kararın işçi lehine yorum ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, iflas tarihi itibari ile kıdem tazminatı alacağının doğduğu ve kararda iflas hukukunun temel ilkelerinden iflas alacağı-masa borcu ayrımının gözetilmediği beyan edilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Davalı temlik eden vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava kayıt terkin niteliğinde olmadığı için icra hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının iş bu davayı açabilmesi için sıra cetvelinde reddedilen kendi alacağının kesinleşmesinin gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiği, İflas Müdürlüğü'nün iflas idaresi yerine geçmesi ve sıra cetveli hazırlamasının yasaya ve usule aykırı olduğu iddiası ile İcra Mahkemesine yapmış olduğu şikayet neticesinin beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde işçi alacağı olarak kabul edilen alacakların terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesi talep edilmiş iken mahkemece alacağın terkini dışında bu alacağa tahsis edilen hissenin davacıya tahsisine karar verilmesini talep aşımı niteliğinde olduğu, kararın esas yönünden de hatalı olduğu beyan edilerek kaldırılması talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, davalı temlik eden işçinin kıdem tazminatı alacağının iflas müdürlüğünce haksız yere masaya kaydedildiği iddiasıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz (kayıt terkin) davasıdır.Bir alacaklı başkasının kabul edilen alacağına (alacağın varlığına, miktarına) veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa, bu takdirde davayı alacağına veya sırasına itiraz edilen alacaklıya karşı açar (İİK m. 235/II). Uygulamada bu tip davalara kayıt terkin (silme) davaları da denir ve bu davalar ticaret mahkemesinde açılır. (Mahmut BİLGEN, İcra İflas Hukukunda Sıra Cetveli, 3.Bası, S:884)Sıra cetveline itiraz davası, İİK 235.maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü süreye tabidir ve 15 günlük süre özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması ve tebligatı kabule elverişli adres gösterilmiş olması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden, aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İstanbul Anadolu ... İcra İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından gelen cevabı yazıya göre; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/222 E. sayılı dosyasından 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verilen Müflis ... Tic. A.Ş'nin tasfiye işlemlerinin adi tasfiye usulüne göre yürütüldüğü, davacı Banka'nın müflis masasına 7 kayıt sıra numarası ile 213.237.904,93 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas masasınca alacak isteminin tamamının reddine karar verildiği, tebliğ gideri davacı tarafça dosyaya depo edildiğinden sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacı vekili Av. ... 16/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 28/08/2018 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir. Sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz (Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, S:1225) Somut uyuşmazlıkta, davacı Banka'nın alacağı, iflas masasınca tamamen reddedildiği, davacı vekili tarafından kayıt kabul istemiyle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 E. sayılı dosyasıyla dava açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, alacağı tamamen reddedilen alacaklının açtığı kayıt kabul davasının, uyuşmazlık konusu olan kayıt terkin davasındaki etkisi üzerinde durulması gerekmektedir.Emsal mahiyette Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/6811 E. 2016/546 K. sayılı ilamda ''...a)Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, ancak kendi (reddedilen) alacağı hakkında, masaya karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235,II c.1); alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan başka bir alacaklıya karşı sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, kendi (reddedilmiş olan) alacağı için iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası (m.235,II c.1) açmış ise, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açabilir; her iki sıra cetveline itiraz davasını da, m.235,I'deki 15 gün içinde açmalıdır. Bu halde, ikinci davanın (kayıt terkini davasının), birinci davanın (kayıt kabul davasının) sonuçlanmasına kadar bekletilmesi (bekletici sorun yapılması) gerekir. Davacı, birinci davayı kaybederse, ikinci davada hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış olacağından, ikinci dava (kayıt terkini davası) usulden reddedilecektir.Buna karşılık, davacı, birinci davayı kısmen dahi olsa kazanırsa o zaman, ikinci davada hukuki yararı bulunacağından ikinci davaya devam edilir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1335)Bu durumda mahkemece, birleşen 2011/179 Esas sayılı kayıt terkini davasının asıl davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi, kayıt kabul davasının sonuçlanarak kesinleşmesinin beklenmesi, asıl davada kısmen de olsa sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi halinde kayıt terkini davasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile, kayıt terkini davasında uyuşmazlığın esasının incelenmesi, kayıt kabul davasının reddi halinde kayıt terkini davasının HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerektiği\" ifade edilmiştir.Yukarıda yer verilen açıklamalar ve emsal karardan da anlaşılacağı üzere, somut davada, davacı Bankanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 E. sayılı dosyası ile açtığı kayıt kabul davasının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı temlik eden vekilinin ve davalı temlik alan vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı temlik eden vekilinin ve davalı temlik alan vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/404 E. 2021/486 K. Sayılı 30/03/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı temlik eden ve davalı temlik alan tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı temlik eden ve davalı temlik alan tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalı temlik eden ve davalı temlik alan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81d768a3df265473","SID":"d9bd8f88577b4fbd"}}