{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1725 <br>KARAR NO\t: 2023/1677<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2019<br>NUMARASI\t\t: 2016/460 Esas - 2019/94 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 09.04.2016 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olup diğer davalı ...'a ait ve davalı ... şirketi tarafından ZMMS sigortası ile sigortalı olan aracın davacıların desteği sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacıların desteği ...’in vefat ettiğini belirterek şimdilik her bir davacı için 1000,00’er TL maddi ve 25.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile her bir davacı için talep ettikleri 1.000,00’er TL maddi tazminatın 800’er TL'sinin destekten yoksun kalma tazminatı, 200,00’er TL sinin cenaze giderine ilişkin olduğunu belirtmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata yönelik dava değerini davacı ... için 32.775,80 TL, davacı ... için ise 27.596,13 TL, cenaze giderini 850,00 TL olarak artırmıştır. \t<br>\tDavalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 32.775,80 TL, davacı ... için 27.596,13 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 850,00 TL defin giderinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren diğer davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 12/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara verilmesine, davacılar ... ve ...’in maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada müteveffanın aylık ücretinin asgari ücret olarak baz alınmasının yanlış olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmadığını, dosyaya sunulan, müteveffanın danışmanlık hizmeti verdiği şirket ile arasındaki ücret sözleşmesinin mahkemece dikkate alınmadığını, müteveffanın aylık ücretinin hatalı şekilde asgari ücret üzerinden hesaplandığını, dosyaya sunulan danışmanlık sözleşmesinin aile şirketi ile ilgili değil, ... Müh. İnş. A.Ş. ile müteveffa arasında akdedildiğini, müteveffanın 4 yıllık (lisans) İşletme Fakültesi mezunu olduğunu, ayrıca Grafik Bölümünde Ön Lisans eğitimi aldığını, bir an için başkaca hiçbir eğitim almadığı ve aile şirketinde grafikerlik anlamında kendini geliştirmediği düşünülse dahi işletme fakültesi mezunu olarak bankada veyahut muhasebede çalışabileceği ve sair pek çok iş yapabileceği ve hepsinde de asgari ücretin üzerinde bir kazanca sahip olacağının açık olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına esas olmak üzere, müteveffanın yaşı, eğitim seviyesi ve mezun olduğu üniversiteler dikkate alınarak, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müteveffanın olay öncesinde çalışmadığı düşünülse dahi, eğer yaşasaydı her an bir iş bulup çalışmaya başlayacakmış gibi, “olay günü” ile “hüküm günü” arasındaki “olası” kazançların araştırılması ve yine ilgili meslek kuruluşlarından bilgi istenmesi gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması durumunda; dosyanın 2016 yılı esaslı olması ve istinaf aşamasında asgari ücretin artması da dikkate alınarak, asgari ücretin değişmesi sebebiyle yeniden maddi tazminat hesabı yapılması gerektiğini, davacılar ... ve ... yönünden davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olduğu gözetilerek manevi tazminat için de avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan tarafın istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile istinaf eden taraflar esas alınarak yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat davasında, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlar gerçek zarardan sorumlu olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesabında benimsenen yönteme göre hesaplanmalıdır.<br>\tYargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18202 E. - 2022/15413 K. sayılı kararında; \" Yaşam Tablosu ve teknik faiz olarak %1.8 uygulanan hesaplama seçeneği karara esas alınmıştır. Tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında isabetsizlik yok ise de uygulanan teknik faiz yönünden; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nın 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen Progresif Rant Yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.\" denilerek, tazminatın belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi uygulanmasının \"gerçek zarar\" belirlenmesinde daha uygun olduğu kabul edilmiş olup, yerleşik uygulaması da bu yöndedir. <br>\tSomut olayda, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi uygulanması gerekirken, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulamasının esas alındığı anlaşılmakla, istinaf eden taraf vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacılar vekilinin müteveffanın gelir durumuna ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece müteveffanın sosyoekonomik durumunun tespiti için kolluğa yazı yazıldığı ancak cevabi yazı içeriğine dosyada rastlanmadığı, mahkemece SGK’dan yapılan araştırma neticesi dosya kapsamına gelen kayıtlardan müteveffanın sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığının belirlenmesiyle, müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak alınması yoluyla hesaplama yapıldığı, istinaf eden davacılar vekili tarafından süresi içinde anılan rapora itiraz edildiği, mahkemece müteveffanın gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamanın esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tHaksız fiil sonucu ölüme bağlı maddi tazminat talep edilmesi halinde, zararın kapsamının ve tazminatın miktarının doğru biçimde belirlenmesi açısından, müteveffanın kaza anındaki gerçek gelir durumunun doğru biçimde saptanması büyük önem taşımaktadır.<br>\tKaza tarihinde, müteveffanın kazanç getiren bir faaliyetinin bulunması halinde kural olarak talep edebileceği gelir emsal ücrete göre değil, fiilen elde ettiği veya belirli bir işletmesi var ise bu işletmedeki bedeni çalışması ile elde edebileceği gelire göre belirlenmelidir. Müteveffanın meslek sahibi olması ve gelirinin asgari ücret seviyesinin üzerinde olması gerektiği durumlarda, gelirin tam olarak ispatlanamaması halinde emsal ücretlerde nazara alınarak hakkaniyet ölçüsünde gelir belirlenmelidir. <br>\tSomut olayda; müteveffanın İşletme Fakültesi mezunu olduğu ve Grafik Bölümünde Ön Lisans eğitimi aldığının belirlendiği, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan danışmanlık hizmet sözleşmesi başlıklı evrak uyarınca dava dışı ... Müh. İnş. A.Ş. ile müteveffa arasında akdedilmiş ücret sözleşmesi bulunduğu, buna mukabil hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda; müteveffanın aile şirketinde çalışıyor olabileceği ve bu tür sözleşmelerin aile içinde her zaman düzenlenebileceği gerekçesiyle anılan hususların nazara alınmadığı ve bu suretle müteveffanın gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar ışığında mahkemece, müteveffanın kaza tarihindeki sosyal ve ekonomik durumunun kolluk marifetiyle araştırılması, dosya kapsamında yer alan, müteveffa ile dava dışı ...… A.Ş. arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesinin irdelenmesi, gerektiğinde bu şirketin muhasebe kayıtlarının getirtilerek müteveffanın bu şirket dahilinde çalışıp gelir elde edip etmediği hususunun bilirkişi marifetiyle incelenmesi, müteveffanın yaşı, eğitim seviyesi ve mezun olduğu üniversiteler dikkate alınarak, aynı vasıflardaki bir kişinin kaza tarihi itibarıyla kazanabileceği emsal ücretin ilgili meslek kuruluşlarından araştırılması ile müteveffanın kaza tarihindeki gerçek gelirinin belirlenmesi ve bu gerçek gelirin aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabında esas alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tKabule göre de, mahkemece verilen gerekçeli kararda davalılar aleyhine hükmedilen maddi tazminata avans faizi, manevi tazminata ise yasal faiz işletilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararın bir bütün olması ve aynı haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin gerekçeli kararda her bir tazminat kalemine ilişkin farklı faiz türlerine hükmedilemeyeceği, bu suretle kamyonet vasfında olan aracın sebep olduğu kazaya ilişkin mahkemece hükmedilen tüm tazminatlara avans faizi işletilmesi gerekirken mahkemece her bir tazminat kalemine ayrı türden faiz işletilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-1-6.madde uyarınca kabulü ile mahkemece, müteveffanın kaza tarihindeki sosyal ve ekonomik durumunun kolluk marifetiyle araştırılması, dosya kapsamında yer alan, müteveffa ile dava dışı ...… A.Ş. arasında akdedilen danışmanlık hizmet sözleşmesinin irdelenmesi, gerektiğinde bu şirketin muhasebe kayıtlarının getirtilerek müteveffanın bu şirket dahilinde çalışıp gelir elde edip etmediği hususunun bilirkişi marifetiyle incelenmesi, müteveffanın yaşı, eğitim seviyesi ve mezun olduğu üniversiteler dikkate alınarak, aynı vasıflardaki bir kişinin kaza tarihi itibarıyla kazanabileceği emsal ücretin ilgili meslek kuruluşlarından araştırılması ile müteveffanın kaza tarihindeki gerçek gelirinin belirlenmesi, akabinde aktüer bilirkişiden müteveffanın kaza tarihindeki gerçek geliri esas alınarak ve TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanarak tazminat hesabının yapıldığı ek rapor alınması, mahkemece hükmedilecek her bir tazminat kalemine avans faizi işletilmesi ve istinaf eden taraf lehine oluşan usuli müktesep hakların korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2019 tarihli 2016/460 Esas - 2019/94 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1952ebfb0a604da","SID":"5e065aae9af46a2a"}}