{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1308 <br>KARAR NO: 2023/1877<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/28<br>KARAR NO: 2023/316 <br>DAVA TARİHİ : 12/01/2023<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2023<br>DAVA: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Rücu)<br>KARAR TARİHİ : 27/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketine ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 01/10/2015 tarihinde asli kusurlu olarak ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ve ağır şekilde yaralanarak ve tedavi görmek zorunda kalan ... bütün tedavi bakım ve sair giderlerinin (9.849,88 EURO) müvekkili şirket tarafından karşılandığını, müvekkilinin kazazede için yapılan tazminatların ödenmesi talebi ile ... ve SGK'ya ayrı ayrı müracaat edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin sair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 9.849,88 Euro bakım ve tedavi gideri tazminatlarının müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde ... poliçe numarası ile 27/03/2015-27/03/2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince başvuru konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, zarar nispetinde ve  poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusur ve zararını kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, meydana gelen kaza nedeniyle başvurucunun talep ettiği bakım ve tedavi giderinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davanın reddi gerektiğini, başvurucunun faturalandırılmamış tedavi masraflarını ve ulaşım giderlerini müvekkili şirketten talep etmesinin bir hukuki dayanağı olmadığını, dolaylı giderler kusurlu gerçek kişilerden haksız fiil hükümlerine göre talep edilebilse de, karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı kapsamına girmediğin, işbu sebeple müvekkil sigorta şirketinden bu giderler talep edilemeyeceğini, talep edilen tutarın fahiş olup davacı ve mağdur olduğu iddia edilen şahıs arasındaki sigorta sözleşmesinin geçerliliği, yapılan ödemenin hatır ödemesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini ve işletilecek faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, 2918 Sayılı kanunun 98 md. Uyarınca davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tedavi giderlerinin davalılarından tahsili talebine ilişkindir.Mahkememiz dosyasında 08/05/2023 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince davalı SGK yönünden tefrik kararı verilmiş olup, davalı SGK yönünden Mahkememizin 2023/290 Esasına kaydı yapılmıştır.Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının 01/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde hastanede tedavi gördüğü ve tüm tedavi masrafları Sağlık Sigortası kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve tarafınca ödenen 9.849,88Euro fatura bedelinin davalılar tarafından karşılanmasını talep etmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Yargıtay 4. HD'nin 2018/1368 Esas - 2018/7039 Karar sayılı ilamında: \"..2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir...2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk \"Sosyal Güvenlik Kurumu'na\" geçtiğinden, yasal hasmın \"Sosyal Güvenlik Kurumu\" olması gerekir...\" şeklinde belirtilmiş olmakla; davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde belgelendirilmiş tedavi masraflarını talep ettiğinden davacının bu husustaki talebini sadece SGK ya yöneltebileceği, karşı taraf ZMMS sigortası ile bağlı olduğu sigorta şirketinden yukarıda anılan Yargıtay kararı doğrultusunda talep edemeyeceği...\" gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından dosyadaki bilgi ve belgelere göre ve bu konuda bilirkişi raporu alınarak, davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ve sigorta şirketinin sorumlulukları ayrı ayrı tespit edilerek buna göre karar vermesi gerekirken, inceleme yapmaksızın davalı ... A.Ş. açısından davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalı ...'ın tedavi, bakım, ulaşım, rehabilitasyon vb. giderlerinin (9.849,88 EURO) davacı tarafça karşılandığı iddiasıyla, söz konusu giderlerin olayda asli kusurlu olan aracın zmm sigortacısı davalı ... A.Ş. ile SGK'dan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili istemine ilişkindir olarak açılmıştır. Mahkemece 08/05/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında \"1-Davalı SGK yönünden, dosyanın tefriki ile mahkememizin başka bir esasa kaydına, 2-Davalı ... SİGORTA yönünden, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE\" dair karar verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yönünden tefrik edilen dosya mahkemenin 2023/290 E. sırasına kaydedilmiş, 10/05/2023 tarihli 2023/290 E. 2023/337 K. sayılı kararı ile \"Davacının sigortalısı ile davalı SGK arasında haksız fiil nedeni ile meydana geldiği iddia edilen bir zarara istinaden dava ikame edildiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine\" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/849 E. 2023/830 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın  353/ 1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, dava konusu giderlerin tedavi, bakım, ulaşım, rehabilitasyon vb. giderlerden oluştuğu açıklanmıştır. 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi değiştirilerek \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır...\" halini almıştır. Kanun'un geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E. 2016/1779 K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan \"...SUT hükümleri doğrultusunda...\" ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin \"Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri\" başlıklı dördüncü maddesi \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir.\" şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında; \"25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; \"Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur...\" açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'na göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak mecburidir. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü (belgeli tedavi giderleri), yukarıda belirtilen 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeyle sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil ancak söz konusu madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Kanun'un 98. maddesi kapsamında olmayan tedavi ve diğer giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin poliçeler kapsamında sorumluluğu devam etmektedir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemelerin yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler kapsamında trafik kazasından kaynaklanan ve SGK'nın sorumluluğundaki tedavi giderleri olup olmadığı hususu araştırılmadan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesini gerektirir masraf kalemleri olup olmadığı tespit edilmeden, deliller toplanmadan ön inceleme duruşmasında davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Davacının söz konusu ödemeyi hangi gerekçeyle yaptığı, davacı ile sigortalı arasında söz konusu giderlerin karşılanması yönünde sigorta poliçesi olup olmadığı, davacının özel bir sigorta şirketi mi yoksa Türkiye'deki Sosyal Güvenlik Kurumu'na paralel Alman Sosyal Güvenlik Kurumu mu olduğu hususları dosya kapsamı itibariyle anlaşılamamaktadır. Mahkemece anılan hususlarda davacı beyanlarının alınması, varsa poliçelerin yada ödemelerin hangi gerekçeyle yapıldığını ve sorumluluğun kaynağını gösterir şekilde kayıtların ibrazı da sağlanarak gerekirse bir üst paragrafta açıklanan konularla birlikte bu hususta da uzman bilirkişilerden rapor alınmalıdır. Ayrıca mahkemece davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yönünden dosya tefrik edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında davalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na da yer verilmesi hatalı olup, Dairemiz kararında bu husus düzeltilmiştir. Yukarıda açıklanan hususlarla mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/28 E. 2023/316 K. sayılı 08/05/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"926b719930eef22b","SID":"8419830528c99222"}}