{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2004 - 2023/1016<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2004 <br>KARAR NO\t: 2023/1016<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/623 Esas 2021/435 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 15.09.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ...plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı ...’un vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağında dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ...’un vefatı nedeniyle annesi davacının destekten yoksun kaldığını, müteveffanın üniversite öğrencisi ve lisanslı voleybolcu olduğunu, eğitim ve spor hayatı sonunca asgari ücretin üzerinde gelir etme ihtimalinin yüksek olduğunu ve emsal ücret araştırması yapılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine ödeme yapılmış ise de zararı karşılamadığını, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek\tfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 56.095,86 TL’ye artırmıştır.<br>Davalı sigorta şirketi vekili, sigorta üçüncü şirketinin kişilerin uğradığı zararlardan azami poliçe limitleriyle işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu olduklarını, davacıya 30.10.2020 tarihinde 118.280,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ve bakiye tazminat borcu kalmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatını sahip bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, müteveffanın gelir durumuna ilişkin belge bulunmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüde düşülmediğinden faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, müteveffa ...'un ...plakalı araçta yolcu konumunda olduğu ve hesaplanan maddi tazminattan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından 30.10.2020 tarihinde davacıya 118.280,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsup edildiği, müteveffanın kaza öncesinde gelir getirici faaliyette bulunduğu, ayrıca müteveffanın lisanslı sporcu olduğu, öğrenim hayatı boyunca masraflarını karşılayabileceği dikkate alınarak yetiştirme gideri indirimi yapılmamasının usul ve yasaya uygun olduğu, 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazete'de yer alan Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 22.12.2020 tarihli emsal nitelikteki kararları sonrasında, rapor tarihine göre yapılan hesaplamada TRH-2010 yaşam tablosu kullanıldığı, ancak 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, ödeme tarihine göre davacının zararının karşılanmadığı, rapor tarihine göre yapılan hesaplamada, davacı ... lehine 180.425,81 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış olup davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 124.229,95 TL’nin mahsubu sonucu, davacı lehine 56.195,86 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 56.195,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken yapılan ödeme tarihine göre zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini, 30.10.2020 tarihinde 118.280,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, gerekli ödemenin yapılmış olup davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini ve TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamalarında 7327 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğini ve davada uygulanması gerektiğini, davacı anne lehine yapılan hesaplamada %5 oranında yetiştirme gideri tenzil edilmesi gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararlarında anne ve baba lehine hesaplanan tazminatlardan yetiştirme gideri indirimi yapılması gerektiğinin kabul edildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 15.09.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucunda meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ve davacının kızı olan ...'un vefat ettiğini, müteveffanın ölümüyle davacı annenin destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının uğradığı zararını tam olarak karşılamadığını ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece müteveffa ...'un ...plakalı araçta yolcu konumunda olduğu ve hesaplanan maddi tazminattan kusur indirimi yapılmadığı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar doğrultusunda bakiye 56.195,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile  Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hak sahiplerinin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir.<br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 15.09.2020 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ...plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'un hayatını kaybettiği, aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından ibraz edilen 22.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılmadan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi olan 30.10.2020 tarihi verilerine göre yapılan hesaplamaya göre zararın karşılanmadığı belirlenerek rapor tarihi verilerine göre yapılan hesaplama uyarınca belirlenen tazminat tutarından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenip mahsup edilerek hesaplama yapılmış olmasında, öte yandan müteveffanın kaza öncesinde 20 yaşında ve gelir getirici faaliyette bulunduğu ve öğrenim hayatı boyunca masraflarını karşılayabileceği dikkate alınarak yetiştirme gideri indirimi yapılmamasının da isabetsizlik bulunmadığı, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı sigorta şirketi vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurularının aynı Kanun'un 353/1.b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 3.838,74 TL istinaf harcından peşin alınan 960,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.878,74 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca karar tebliği, harç mahsup ve tahsil işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a13ec42d65c6d559","SID":"19c7a1b74a32aed6"}}