{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1222 <br>KARAR NO\t: 2023/1012<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/474 Esas 2021/205 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/01/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 10.06.2016 tarihinde dava dışı ...’nın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı greyderin yol yapım ve onarım çalışması sırasında davacının üzerinden geçmesi sonucunda davacının yaralandığını ve sakat kaldığını, kazanın oluşumunda davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, uğranılan zararın tazmini için sigorta şirketine yapılan başvurunun kazanın trafiğe kapalı alanda meydana geldiği gerekçesiyle reddedildiğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olup işleyen bir yol olmasının şart olmadığını,  davacının zararı tam olarak tespit edilemediğinden belirsiz alacak davası olarak dava açıldığını ileri sürerek\tfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici işgöremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri ve 4.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli işgöremezlik tazminatını 279.326,31 TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatını 1.875,11 TL'ye, bakıcı gideri tazminatını 2.601,98 TL olarak arttırmıştır. <br>Davalı ... vekili, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında karayolu olan bir yerde gerçekleşmediğini ve poliçe teminat koşullarının oluşmadığını, zarar gören tarafından yargılama öncesinde sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, davacının sigortalının kusurunu ve zararını usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olup kusur oranının belirlenmesi, davacıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneği ile maluliyet nedeniyle bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulması, davacının maluliyetinin tespiti gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kazanın meydana geldiği yerin Karayolu ile bağlantılı olduğu gözetildiğinde kazanın poliçe kapsamında yer kaldığı, kazanın iki taraflı olarak trafiğe kapatılan sokağın içinde Develi Belediyesine ait greyderin çalışması esnasında tesfiye işlerinde çalışan davacının işini yaptığı sırada greyderin sağ ön tekerinin davacının üzerinden geçmesi neticesinde meydana geldiği, kusur bilirkişi raporunda greyder sürücüsünün çalışma sırasında işe katılan işçilerin bulunduğunu bilmesine rağmen greyderin idaresine yeterli dikkat ve özeni göstermeden yapmış olması nedeniyle kazanın meydana gelmesine sebep olduğu, davacının da dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak iş makinesinin hareket alanında çalışması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu, raporda kusur oranlarına yönelik değerlendirme yapılmadığı, belirlenen kural ihlalleri kapsamında mahkemece davacının %30 oranında, araç sürücüsünün ise %70 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre davacının vücut çalışma gücünden %20 nispetinde kaybettiği, 6 ay süreyle iş göremezlik halde kaldığı, 2 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu tespit edildiği, SGK tarafından davacıya yapılan ödemenin hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının üzerinde olduğundan bu talebin reddedildiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 1.821,39 TL bakıcı gideri, 195.528,42 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 197.349,81 TL'nin 02.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvurusunda, mahkemece davacının %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek takdiri kusur indiriminin yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, kazanın greyderin dikkatsiz ve özensiz şekilde geri gitmesi neticesinde meydana geldiğinin ve davacının kusuru bulunmadığını, talep edilen tüm tazminatın herhangi bir indirime tabi tutulmadan hüküm altına alınması gerektiğini,\tkazanın meydana geliş şekline göre davacıya %30 oranında kusur izafı edilmesinin çok yüksek olduğunu, daha az bir kusur oranına hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin mevzuata aykırı olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ticari bir araç olan iş makinesi vasfındaki greyder olduğunu ve avans faiziyle tazminatın tahsiline karar verilmesini istendiğini buna rağmen yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,\tdavacının geçici işgöremezlik talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacının yaşı ve maluliyeti itibariyle yürürlükteki mevzuata göre hak kazandığı tazminatın çok daha fazla olduğunu bu husus gözetilmeksizin karar verildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 10.06.2016 tarihinde dava dışı ...'nın idaresindeki greyderin yol yapım ve onarım çalışması sırasında işçi olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece kusura ilişkin alınan 29.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı ve dava dışı sürücünün kusur oranlarının gösterilmediği, bilirkişi raporundaki tespitler, ceza soruşturma raporu ve kazanın meydana geliş şekline göre davacının %30 oranında, dava dışı araç sürücüsünün ise %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek sürdürülen yargılama sonunda maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiğini, Kanun'un 2. fıkrasında ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı da talep edildiği, bu talebe ilişkin olarak gerekçeli kararda davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu talep yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm oluşturulmamış olması HMK’nın 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Kabul şekline göre; dosya içeriğinden 10.06.2016 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı greyderin yol çalışması sırasında işçi olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, kaza ile ilgili yapılan Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2244 sayılı soruşturması bulunduğu, soruşturma aşamasında iş sağlığı ve güvenliği uzmanı tarafından düzenlendiği anlaşılan 13.02.2017 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde dava dışı greyder operatörünün asli, davacının ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 tarihli iddianamesi ile dava dışı ... hakkında taksirle yaralanmaya neden olma suçundan 2017/367 Esas sayılı ceza davası açıldığı, mahkemece yargılama sırasında alınan kusura ilişkin 29.12.2020 tarihli raporda ise greyder sürücüsünün çalışma sırasında işe katılan işçilerin bulunduğunu bilmesine rağmen greyderin idaresine yeterli dikkat ve özeni göstermeden yapmış olması nedeniyle kazanın meydana gelmesine sebep olduğu, davacının da dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak iş makinesinin hareket alanında çalışması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu, raporda kusur oranlarına yönelik değerlendirme yapılmadığı, mahkemece davacının %30, dava dışı greyder sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yargılamanın sürdürüldüğü, ne var ki kazanın açıklanan meydana geliş şekli ve özelliği gözetildiğinde kusur yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olmadığı,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda oransal olarak kusur durumunun belirtilmediği anlaşılmıştır. \t\t<br>Hakim tarafından maddi tazminat miktarı belirlenirken; tarafların kusur durumlarının dikkate alınması gerekmektedir. “Kusur” TBK 51/1.maddede de belirtildiği üzere, tarafların sorumluluklarının belirlenmesi için mutlaka kusur tespitinin yapılması gerektiği açıktır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile kusur tespitinin oran üzerinden yapılması sisteminden vazgeçilerek, asli - tali kusur düzenlemesi kabul edilmiştir. Buna göre, ceza yargılamasında oran belirlenmeksizin yapılan kusur tespitinin hukuk hakimi açısından yetersiz kaldığı durumlar olabilecektir. Zira asli ve tali kusurun oranları sayısal olarak (100 ya da 8 üzerinden yapılan değerlendirmede) farklılık arz edebileceği için, hükmedilecek tazminat rakamları da belirlenecek oranlara göre değişecektir. Örneklemek gerekirse; ceza yargılamasında sadece \"tali kusur\" olarak kabul edilen oran, hukuk yargılamasında (varsayımsal olarak) %1 ile %49 arasındaki bir oran olabilecektir. Tazminat değerlendirmesi yapılırken de %1 kusur ile %49 kusur arasında çok farklı değerlendirme yapılması gerektiği açıktır.<br>Bu durumda öncelikle kaza nedeniyle açıldığı anlaşılan Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/367 Esas sayılı ceza dosyasının getirtilmesi, kazanın yol çalışması sırasında meydana geldiği ve davacının da işçi olduğu nazara alındığında kaza ile ilgili olarak iş mahkemesinde dava açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması, kazanın trafik iş kazası olduğu gözetilerek aralarında iş güvenliği uzmanında yer alacağı uzman bilirkişi heyetinden kaza ile ilgili düzenlenmiş tutanaklar, ceza dosyası içeriği, daha önce düzenlenmiş tüm raporlar ve toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle oransal olarak kusur durumunu belirtir gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması gerekirken maddi tazminata ilişkin davada tarafların itiraz ve denetim hakkını kısıtlayacak şekilde hükümle birlikte  kusur oranı belirlenerek karar verilmiş olması doğru değildir. <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülerek tahkikatın eksiksiz tamamlanması ve davadaki taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterir hüküm oluşturulmak üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c570fde6f53d4a3d","SID":"a25d038b49dd6c9e"}}