{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1520 <br>KARAR NO: 2023/2207<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 23/03/2021<br>NUMARASI: 2017/371 Esas - 2021/282 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu davacıların murisi...'ın vefat ettiğini, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, savcılık soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu, davacıların murisi ...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiğini,  bilirkişiden alınan mütalaada davacıların talep edebileceği toplam destekten yoksun kalma tazminatının 214.950,15 TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, zira dava konusu kazada tek kusurlu tarafın müvekkili şirket sigortalısı olmadığını, davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, davacının şikayetçi olmaması durumunda dava açma hakkı ortadan kalkacağından davanın reddinin gerekeceğini, davayı kabul manasında olmamak üzere mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, icra takibine dayanak olarak sunulan bilirkişi raporundaki gelire ilişkin değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, takibe dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunun destek oranları, destek süreleri ve daha birçok bakımdan Yargıtay kararlarına aykırı olup, kabulünün mümkün olmadığını, davacı mirasçılar için uygulanan destek oranlarının Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre daha yüksek olup  kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı ...'ın davalı aleyhine açtığı davanın kabulü ile  taleple bağlı kalınarak davalı borçlunun İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 194.766,75 TL asıl alacak  üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte devamına,  işbu davacı için fazlaya ilişkin hakların saklı kılınmasına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine; Davacılar ... ve ...ın davalı aleyhine açtığı davanın reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde verilmiş olan iptal kararının geriye yürüyemeyeceğini ve karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisinin bulunmadığını, yerel mahkemenin PMF tablosu ile %10 indirim ile %10 artırım yolu (progresif rant yöntemi) kullanılarak yapılan hesaplamayı hükme esas almasının hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar taleple bağlı kalınarak, işbu itirazın iptali davasında talep edilenden fazlasına hükmedilmemişse de hesaplama yöntemi açısından hukuka aykırı raporun benimsenmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek  istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, 29/11/2016 tarihinde, saat 07.15 sıralarında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın  karşıdan karşıya geçiş yapmaya çalışan müteveffa yaya ...'a çarpması sonucu ölümlü kaza meydana geldiği, ölenin eş ve çocukları olan davacıların desteklerinin vefatı nedeniyle davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile icra takibi başlattıkları, davalı borçlunun itirazı üzerine de  eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne  alınarak davacı için TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2023, 2023/585 Esas ve 2023/8309 Karar, 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı kararları). Mahkemenin hükme esas aldığı aktüerya kök ve 1. ek raporunda, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmış taraflarca itiraz edilmemiş,  11.01.2021 tarihli 2. ek raporda ise PMF yaşam tablosu esas alınarak 278.689,92 TL tazminat hesaplaması yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince 11.01.2021 tarihli 2. rapor hükme esas alınarak ve icra takibindeki taleple bağlı kalınarak davacı ...'nin  davasının kabulüne karar verilmiştir. TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama içeren 08/07/2020 tarihli ek 1. aktüerya raporunda davacı eş ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 382.383,00 TL'nin %60 kusura denk gelen 227.135,00 TL olduğu  belirlenmiştir. Taraflarca aktüerya kök ve 1. ek raporuna karşı  TRH yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılmaması  gerektiği yönünde itiraz edilmediği halde PMF yaşam tablosu esas alınarak karar verilmesi davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurmuştur. Ancak itiraz üzerine alınan ve doğru hesaplama içeren 08/07/2020 tarihli ek 1. aktüerya raporunda davacı ... için  227.135,00 TL  tazminat belirlenmiş olup her halükarda  icra takibinde talep edilenden daha fazla tazminat  hesaplandığından taleple bağlılık kuralı gereğince takibe konu yapılan miktar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında  isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 13.304,51 TL harçtan peşin alınan 3.326,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.978,39‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b86dc521f0489c00","SID":"03dbf71ded6e87dd"}}