{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/192 - Karar No:2023/1292<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/192 <br>KARAR NO\t: 2023/1292<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/837 E-2021/227 K<br><br>DAVACI/ BİRLEŞEN <br>DAVADA DAVALI\t:\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALILAR/ BİRLEŞEN<br>DAVADA DAVACILAR\t:<br><br>ASIL DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>BİRLEŞEN DAVA KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ\t: 20/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2023\t<br>\tDavacı vekili tarafında davalılar aleyhine, birleşen davada davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin asıl ve  alacak istemine ilişkin birleşen davalarda mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; <br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; açık ihale usulü ile ihale edilen Afşin Elbistan Linyitleri İşletme Müdürlüğü Kömür Havzası Kuzey-Kuzeydoğu Drenaj Kanalı Yapılması İşi'nin yapılan ihale sonucu davalıların oluşturduğu iş ortaklığına verildiğini, kesin hesap ve hak ediş raporuna göre, yüklenici davalıların geçici kabul nefaset kesintisi nedeniyle toplam 375.795,24 TL tutarında borcunun doğduğunu, bu tutara 100.125,48 TL olarak hesaplanan ticari faizin de eklenmesiyle borcun 475.920,72 TL'ye ulaştığını, 10/08/2017 tarihli yazılarıyla söz konusu borcun yazının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi aksi halde 378.000,00 TL tutarlı 3 adet kesin teminat mektubunun nakde çevrilip borca mahsup ile alacak kaydedilip, borç bakiyesi için yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini ödeme yapılmaması nedeniyle 378.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu nakde çevirerek davalıların borcundan mahsup edildiğini, bakiye 97.920,72 TL'nin de 09/10/2017 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle alacağın tahsili amacıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/19486 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalılar vekili; takibe dayanak olarak gösterilen hak ediş raporuna esas yapım işinin sözleşmesinin borçlu gösterilen müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı ile imzalandığını, müvekkillerinin alacaklıya böyle bir borçlarının bulunmadığını, dava konusu işin, birim fiyat usullü sözleşme ile ihale edilen yapım işi olup, işin yapımı esnasında sözleşme ile sahadaki fiili durumun farklılığı nedeniyle ortaya çıkan yeni işe ait asıl işin %20'sini aşmayacak şekilde ilave iş artışına iş verenin onayı ile gidilip, kararlaştırılan ilave işlerin yapıldığını, taahhüde konu işin yapım aşamalarında usulünce 13 adet hak ediş düzenlenip ödemesinin gerçekleştirildiğini, en son işin geçici kabulünde idarenin müvekkiline hitaben yazdığı cevabi yazıda belirtildiği üzere, eksikliğin giderildiğinin geçici kabul heyetince de belirlenerek 01/06/2015 tarihinde işin tamamlandığının kabul edildiğini, işin tamamlanmasından 1 yıl sonra yapı denetim heyetince kesin hesap raporunun tanzim edilip eksik ve kusurlu imalattan söz edilerek yapılan işin karşılığı bedel ödenmek yerine, edimini eksiksiz yerine getiren müvekkillerine borç çıkarıldığını, eserin fenne ve sanata uygun olarak yapılıp hali hazırda davacı tarafından da sorunsuz kullanıldığını, işin kabulünden 1 yıl sonra idarece yüklenici firmanın hiç bir görüşü dikkate alınmadan tek taraflı olarak yapılan kesin hak ediş hesabında işin karşılığı eksik ödendiği gibi teminat mektuplarının nakde çevrilerek müvekkilleri temerrüte düşürülmediği halde hukuka aykırı olarak ticari faiz işletilip, kalan miktar için davacı aleyhine alacaklarının tahsili amacıyla açtıkları bir dava da mevcut iken haksız olarak icra takibine geçilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/884 Esas sayılı dosyasında; <br>\tDavacılar vekili; davalı taraf ile 16/08/2013 tarihinde akdedilen birim fiyat usulü sözleşme ile “AEL İşletme Müdürlüğü Kömür Havzası Kuzey - Kuzeydoğu Drenaj Kanalı Yapılması” işinin ihale edildiğini, 05/05/2014 tarihli başkanlık onayı ile iş artışına gidildiğini, 01/06/2016 tarihinde işin tamamlandığını ve geçici kabulünün yapıldığını, kesin hesap raporu tanzim edildiğini ve rapora göre borç çıkarıldığını, borca istinaden müvekkil davacıların teminat mektubunun nakde çevrildiğini, hak ediş alacağının tespiti için Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/266 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın usulden reddedildiğini, kesin hak ediş raporunda müvekkil davacıların alacağının eksik ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla  10.000,00 TL alacağın tespiti ile belirlenecek alacağın hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; işin geçici kabul çalışmalarının 04/08/2015 tarihinde başladığını, yapılan incelemelerde eksik ve ayıplı imalatların çıktığını, eksiklerin giderilmesi için süre verildiğini, daha sonra kesin hesap ve kesin kabul tutanaklarının düzenlendiğini, kesin hesap ve kesin kabul tutanağında davacılara fazla ödeme yapıldığının ortaya çıktığını, bu nedenle dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, davacı tarafın herhangi bir alacağının olmadığını savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece; davacı yüklenici tarafından kesin hesaba yönelik 10/06/2017 tarihli itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, kesin hak ediş raporu altında \"kanuni ve yasal haklarım saklı kalmak kaydı ile itirazı kaydı ile\" şerhi ile imza atmış ise de, 10/06/2017 tarihli dilekçeye atıf yapmadığı, YİGŞ'nin 40 ve 41.maddeleri gereğince hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağının yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında zorunlu olduğu, bu nedenle kesin hakedişe usulüne uygun ihtirazi kayıt olmadığından, kesin hak edişe giren imalatlar yönünden bir talepte bulunamayacağı, kesin hesaba itiraz dilekçesinde geçen hakediş dışı işlerin ise yine sözleşme eki YİGŞ'nin ilgili maddeleri kapsamında kaldığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine; taraflar arasında mevcut sözleşme ve ekleri, taraflarca delil olarak dayanılan ve dosyaya sunulan belgeler ile son olarak alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, birleşen davanın davacısı adi ortaklık tarafından düzenlenen kesin hesap ve hak ediş raporuna usulünce itirazda bulunmadığı kabul edildiğinden, yine 12/11/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere, davacı idarenin kesin hak ediş raporunda belirtilen 365.795,24 TL fazla ödeme ve 10.000,00 TL nefaset kesintisi olmak üzere toplam 375.795,24 TL tutarında alacağı bulunduğu, yükleniciye ödemesi gereken tutarın 10/08/2017 tarihli yazı ile bildirilip 10 gün içerisinde ödenmesi ihtar edildiğinden, temerrütün ödeme süresinin son günü olan 21/08/2017 tarihinde oluştuğu dikkate alındığında 375.795,24 TL tutarındaki alacağı 378.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun nakde çevrildiği 29/09/2017 tarihinde kadar geçen 39 günlük süreyi yıllık %9,75 oranında avans faizi uygulandığında, talep edilebilecek faiz tutarı 3.914,96 TL olup, asıl alacak 375.795,24 TL ile toplandığında, toplam tutarı 379.710,20 TL olup, bu tutardan nakde çevrilen teminat mektubu tutarı 378.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının 16/10/2017 olan takip tarihi itibari ile bakiye alacağının 1.710,00 TL olduğu ve  alacak likit olmayıp miktarı yargılama sonucu belirlenmekle icra inkar tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavalılar/ birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda; alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının kabul edilmemesi kararına katılmakla birlikte, birleşen davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, esas dava yönünden davacı alacağının olduğunun kabulü ile nakte çevrilen teminat mektubu tutarının mahsubu ile hesaplanan bakiye alacak miktarını kabul etmediklerini, müvekkilleri adi ortaklığın, kesin hesaba yönelik olarak usulüne uygun 10/06/2017 tarihli itiraz dilekçesi sunmuş olduğunu, kesin hakediş raporu altına da \"kanuni ve yasal haklarım saklı kalmak kaydı ile itirazı kaydı ile\" şerhi ile imza atmış olduğunu, davalının da bilirkişinin de mahkemenin de kabulünde olduğunu, itirazlarının 10/06/2017 tarihli dilekçe ile birleşen davada davalının resmi kayıtlarına girmiş olup, kesin hakedişe itiraz edildiği de ihtirazi kayıtla imzalanarak açıkça ortaya konulduğunu, <br>sırf bu ihtirazi kayıtta bulunurken 10/06/2017 tarihli itiraz dilekçesine atıfta bulunulmadığı gerekçesine dayanılarak haklı davanın kabul edilmeyişinin hukuk düzenine, adalet, hakkaniyet anlayışına sığmayacağını ve kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki, birleşen davanın davalısı kurumun cevap layihalarında, cevap verme süresi içinde ileri sürmediği bu hususun bilirkişi heyetinin kendiliğinden dikkate alarak ve mahkeme yerine geçerek hukuki değerlendirme yapmasının da mümkün olmadığını, iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği usul hukukunun en eski bilinen ilkelerinden olduğunu ve bu hususun kabul edilmediğini ve muvafakat verilmediğini, mahkemece tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor istenilmiş ise de,  beyan ve  itirazlar üzerine düzenlenen ve hükme esas alınan ek raporun eksik inceleme ile hatalı oluşturulmuş tespit ve değerlendirmeler ışığında, dosya kapsamına, mevzuata aykırı olarak tanzim edildiğini, kök rapor ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/884 Esas sayılı dosyasında açılan birleşen davada alınan 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile aralarında çelişki olduğunun mahkemenin kabulünde olduğunu, yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilmesi gerekirken ek rapor alınarak ve sırf ihtirazı kayıt ile ilgili basit bir şekil eksikliğine dayanılarak davanın esasına ilişkin olarak imalat bedeli hesabına gidilmeden sunulan ek rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ek raporda her hakedişin bir tespit olduğunu söylediği halde kesin hakedişte müvekkili iş ortaklığına borç çıkarılması hususunda kendi kanaati ile çeliştiğini ve raporun hükme esas alınmasının doğru olamayacağını, ara hakedişlerdeki ölçümlerin  somut olayda kabul edilmemesinin düşünülemeyeceğini, çünkü işin yapımı süresince işin kontrollüğünü yapan yapı denetim heyetinin birleşen davanın davalının kendi elemanlarından oluştuğunu, yapı denetim görevlilerinin dava konusu yapım işinin her aşamasında denetimi ve ölçümleri neticesinde düzenlemiş ve onaylamış oldukları hakedişlere esas metrajların belirlenmesi yönünde olduğunu, zira her hakedişin bir tespit mahiyetinde olduğunu, somut olaydaki yapım işi ve uyuşmazlığın asıl temelini oluşturanın, kilometrelerce alana uzanan kanalın beton kaplama işi olduğunu, yapım tamamlandıkça, üzerinden zaman geçtikçe, halihazırda kullanılan yapıdan alınan ölçümlerden yapı denetim görevlilerinin kontrolünde, aşama aşama alınan ölçümlerin çok daha fazla gerçeği yansıtacağını, kesin hesaba esas alınan ölçümlerin kırmızı kot çizgisinin baz alınarak yapılmış olmasının da işin doğası gereği hatalı olduğunu, çünkü imalat aşamasında beton dökümü öncesi zeminde tesviye ve düzeltme yapılması sebebiyle siyah kotun değişkenlik gösterebileceğini, bu hususun bilirkişilerin de kabulünde olduğunu, ihale konusu işin, yapı fen ve sanata uygun olarak yapılmış olup, yapının idare tarafından halihazırda kullanıldığını, bu hususun da dikkate alınarak imalat bedelinin hesaplanarak hakediş ödemesi ile mukayesesi sonucunda kimin alacaklı olduğunun belirlenmesi gerektiğini (Yargıtay 15. HD 21.12.2018 gün, 2018/4143 E- 2018/5232 K), bilirkişilerce kesin hesaba usulüne uygun itiraz edilmediği hususunun gerçeği yansıtmadığını, yüklenicinin bilirkişilerce de kabul edildiği üzere hakediş raporuna ihtirazi kayıt koyup, hangi hususlarda itiraz ettiğine dair dosyaya kazandırılan birleşen davanın davalısına verilen 10.06.2017 tarihli itiraz dilekçesinde detaylıca yer verildiğini, projeye aykırı imalat olmadığı bilirkişilerin de kabulünde olup, yapımı idarenin kendi elemanlarının kontrolünde tamamlanan imalatı sırf kanunun lafzına uymuyor gerekçesi ile yok saymanın hakkaniyete de hukuka da aykırı olduğunu, kesin hakedişin ihtirazi kayıt ile imzalandığı da, 10.06.2017 tarihli  itiraz dilekçesinde nelere itiraz edildiğinin açıkça belirtildiği de bilirkişilerin kabulünde olduğu halde mevcut hakedişi kabul etmiş sayılacağı hususunun dayanağının bulunmadığını ve kabul etmediklerini (Yargıtay 3. HD 2017/14686 E- 2018/10752 K), hükme esas alınan raporda, tarafların sözleşme hükümlerinin uygulanması açısından eşit haklara sahip olduğunun kanunda yer aldığı tespitinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin her ne kadar özel hukuk ilişkisinde tacir sıfatı ile hareket etmekte ise de, kamu otoritesine sahip davacı karşısında güç dengesinin oluşamayacağını, kamu ihalelerinde hazır tip sözleşmeleri imzalamak zorunda olan, serbest iradesi ile sözleşmeye hiç bir etkisinin bulunamayacağı açık olan müvekkili iş ortaklığının eşit addedilmesinin adil olmadığını, gerçeği de yansıtmadığını, kesin hesap idarece tek yanlı hazırlanıp yüklenici firmalara kamu gücü kullanılarak dayatıldığını, kesin hesabın müvekkili firma tarafından itirazi kayıtla imzalanmış olduğundan mevcut hakedişin kabul edilmediğini, rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan Yargıtay kararında olduğu gibi yerleşik içtihatlarında da bu şekilde kabul gördüğünü, taraflar arasında bir çok iş bulunmakta olup, kamu otoritesi kullanılarak hazırlanan kesin hesaba itirazı halinde diğer işlerindeki hakediş ödemelerini de alamamak tehdidi altında kalındığını, nitekim, müvekkilinin davacı idare ile başka bir işinden dolayı kesin hakediş hesabında hiç bir sorun olmadığı, kesin hesap faturası davacı idare tarafından tahakkuk da ettirildiği halde görülen davadaki uyuşmazlık konusu gerekçe gösterilerek hukuk dışı olarak ödenmediğini, icra takibine itiraz üzerine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/208 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde -ödemesi yapılmayan firma ayrı bir tüzel kişilik olmasına rağmen- halen ödeme yapılmadığını, davanın esasına girildiğinde ise; bilirkişi raporundaki hesaplamalarda esas alınan karot ölçümlerinin de metrajlar da hatalı olup, bu nedenle imalatın da eksik çıktığını, müvekkilinin Afşin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/353 D.İş esasında yapılan işe ilişkin olarak tespit yaptırıldığını, 13.12.2016 tarihli dilekçe ile tespite ilişkin 12.12.2016 tarihli bilirkişi raporu da eklenerek kesin hak ediş talebinde bulunulduğunu, talebin 23.12.2016 tarih ve E.60923 sayılı cevabi yazı ile reddedilerek kesin hesap raporu ve eklerinin iade edildiğini, tespit raporu, ekleri ve bu rapor doğrultusunda müvekkili firma tarafından yapılan kesin hakediş raporu ile her hakedişe ait dosyada bulunmayan metraj cetvelleri -ki hesaplamalarda dayanılacak asıl belgeler bunlardır - dosyaya sunulduğunu, \tbilirkişi heyetinin tespit dosyasındaki ölçümlere göre çıkarılacak kesin hesap ile  davacı kurumun kesin hesap için kendisinin Sütçü İmam Üniversitesine yaptırdığı ölçümler esas alınarak çıkarılacak kesin hesaba göre raporunda alternatifli olarak sunmasının, hangi hesabın hükme esas alınması gerekeceği hususunun mahkeme takdirine bırakılması gerekirken dosyada  olmayan  idare tarafından 17 noktadan alınmış karot ölçümü varsayımından hareketle Sütçü İmam Üniversitesinin karot ölçümleri ile ortalama alarak yapmış olduğu hesaplamanın hiç bir maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde hüküm kurmaya elverişli şekilde rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, çelişki giderilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, TBK da yer alan genel düzenlemenin; BK m.62: \"Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez\" hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde teminat mektuplarının nakde çevrilerek yapılan haksız kesintinin ve alacağın kesin hesap ile muaccel olduğundan bahisle usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmeden öncesinden itibaren alacağa işletilen faizin haksız ve dayanaksız olduğunun da açık olduğunu ve hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte hükümdeki temerrüt tarihine ilişkin tespitin doğru olduğunu (Yargıtay 15.HD 2018/3101 E- 2018/5214 K) belirterek, mahkeme kararında aleyhlerine olan kısımların kaldırılarak, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı/ birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece, faiz  başlangıç yani temerrüt tarihi olarak, fazla/ haksız ödemelerin gerçekleştiği 12 ve 13 nolu son  ara hakedişlerin onay/ ödeme tarihlerini değil, davalı yükleniciye muhatap ihtar yazısı  neticesinde oluşan temerrüt tarihinin esas alındığını, bunun kabulünün mümkün olmadığını, asıl davaya konu ihtilafta belirleyici unsurun kanal kaplama betonu kalınlığı olduğunu, projesi gereği 20 cm olması gereken kanal kaplama betonu kalınlığının yüklenici tarafından iş mahallinde 17 ila 19 cm (ortalama 18 cm) kalınlıkta teşkil edildiğini, bunun da haksız zenginleşme maksadıyla yani kötü niyetle  yapıldığını, bunun böyle olmadığının ispatı için en kısa ve hakkaniyetli yolun, tabi bulunulan mevzuatın da öngördüğü şekilde yüklenicinin taahhüt konusu işte piyasadan satın alarak kullandığı hazır C.20 kanal kaplama betonu toplam miktarını gösterir, iş ortaklığı ticari defterlerine de işlenmiş faturaları dava dosyasına kazandırması olduğunu fakat belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu faturaların yüklenici tarafından dava dosyasına sunulamadığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 15.750.1004 pozunun tarifinde yer alan \"C20/25 Basınç Dayanımı Sınıfında Hazır Beton Dökülmesi Betonun satın alınarak temin edilmesi halinde, üzerinde işin adı da belirtilmiş olan faturaların birer suretinin ödeme belgelerine eklenmesi zorunludur\" hükmüne muhalefet ettiğini, bunun da yüklenicinin kötü niyetini ortaya koyduğunu, bu durumda faiz hesaplanmasında temerrüt için bildirimin aranamaması gerektiğini, zira 6098 sayılı TBK'nun 77, 78 ve 117.maddelerinde bu hususta hükümlerin bulunduğunu, müvekkilinin ödemeyi kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini mevzuat hükümleri ile ispatlandığı gerçeği doğrultusunda, haksız/ sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte yani fazla/haksız ödemelerin yapıldığı 13 ve 12 no'lu son ara hakedişlerin onay/ tahakkuk tarihlerine göre faiz hesaplanması 6098 sayılı Kanun'un gereği olduğunu belirterek, mahkeme kararının asıl dava yönünden tam  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davacı vekili -asıl dava yönünden- , asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekleri arasında sayıldığından HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiğinden ve hakedişe itirazın şartnamenin 39 ve 40. maddelerine uygun şekilde yapılmadığının anlaşılmasına göre , asıl davada davacı vekilinin -asıl davaya yönelik- istinaf başvurusunun, asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik  istinaf   başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun, asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden  istinaf başvurusunun  HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada;<br>\t -Davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t-Davalılardan alınması gereken 116,82 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.162,25 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.045,4‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacılardan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55‬ TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t \t \t \t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"660be4a662a49636","SID":"e46f951b28472f00"}}