{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/187 <br>KARAR NO: 2023/2187<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/07/2020<br>NUMARASI: 2017/820 Esas - 2020/315 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 16.10.2016 tarihinde müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın park halindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını, müvekkilinin zararlarından davalının sorumlu olduğunu, bilirkişi incelemesi ile gerçek zararın belirlenecek olması nedeniyle belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 1.200,00-TL geçici iş göremezlik, 1.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL tedavi gideri ve 200,00-TL geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 08.10.2019 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararı için 101.368,70-TL, geçici iş göremezlik zararı için 8.372,83-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; davacının, ATK tarafından düzenlenen maluliyet durumuna göre özürlülük oranının %13 olduğu ve iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının geçici iş göremezlik zararının 8.372,83-TL, sürekli iş göremezlik zararının 101.368,70-TL olduğu, yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile;<br>\"DAVANIN  KISMEN  KABULÜ İLE; 1-101.368,70 TL Sürekli İş Görmezlik Tazminatı, 8.372,83 TL Geçici İş Görmezlik Tazminatı olmak üzere Toplam 109.741,53 TL Tazminatın 29.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-100,00 TL Tedavi Gideri ve 200,00 TL Bakıcı Gideri Tazminat Taleplerinin REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin maluliyetinin az belirlendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas sayılı iptal kararı nedeniyle maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hükümler gereğince hesaplanan tazminat miktarının da az olduğu, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri yönünden davalının sorumluluğunun devam ettiği, avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli \"PMF\" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... , Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla \"TRH 2010\" adı verilen \"Ulusal Mortalite Tablosu\" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle  varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için ilk derece mahkemesince alınan hesap bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam tablosu  tablosu, %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplama yöntemi kabul edilmiş ve yapılan hesaplama sonucu bulunan zarar hükme esas alınmıştır. İlk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra verilen Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gerekli olup, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması için bilirkişiden ek rapor alıp (davacı yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle) oluşacak sonuca göre  karar verilmek olmalıdır. Açıklanan nedenle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf nedenin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2020 tarih ve 2017/820 Esas 2020/315 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde kendisine İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8829504cffa476f9","SID":"125e33537bd2d8a5"}}