{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/87 <br>KARAR NO: 2023/2184<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2020<br>NUMARASI: 2016/716 Esas - 2020/398 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; mülkiyeti davalıya ait olan müvekkili şirket nezdinde zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın 23.09.2012 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen trafik kazası neticesinde sigortalı araçta bulunan yolcular ... ve ... tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davalar neticesinde sulh olunduğunu, dava dışı ...'e 61.000,00-TL, ...'a ise 99.800,00-TL ödemede bulunulduğunu, araç sürücüsünün kaza anından yaklaşık 30 dakika sonra yapılan ölçümde alkollü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle müvekkilinin sigortalısına rücu hakkının doğduğunu, müvekkili şirket tarafından hak sahiplerine ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davanın, kazaya karışan aracı kiralayan ... ile kazaya karışan sürücü ...'e ihbarı gerektiğini, müvekkili şirketin araç kiralama işinde faaliyet gösterdiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinden evvel ...'a kiralandığını, kazada yaralanan kişilerin, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmeleri nedeniyle kusurlu olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davalı tarafından uzun süreli kiralama sözleşmesinin sunulmaması nedeniyle husumet itirazına itibar edilmediği, sigortacının, sigortalısına rücu edebilmesi için sigortalının tam kusurlu olmasının yeterli olmadığı, sigortalının kasıtla veya ağır kusurla hareket etmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan raporlarda kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğine dair kanaat bildirilmediği ve davacı tarafından bu yönde herhangi bir delil getirilemediği gerekçesi ile; \"Davanın REDDİNE, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT göre hesap ve takdir olunan 15.598,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kaza, sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olması nedeniyle meydana geldiği için zarar ve ziyandan davalının sorumlu olduğu, kusur raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığı, araç sürücüsünün kaza anında 0,64 promil alkollü olduğu gibi araçtaki yolcuların alınan beyanlarına göre seyir hızının da yüksek olduğu, araçtaki yolcuların seyir hızını azaltılmasına yönelik ısrarlarına rağmen araç sürücüsünün alkolün etkisi ile temyiz kudretinin azalması nedeniyle seyir hızını azaltmamasının da kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini gösterdiği, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin araç kiralama işinde faaliyet gösterdiği, kazaya karışan aracın da dava dışı kişiye kiralandığı ve 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi gereğince sorumluluğun kiralayana ait olmasına rağmen söz konusu savunmalarının mahkemece dikkate alınmadığı hususuna ilişkindir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarar nedeniyle hak sahiplerine ödenen tazminatın, sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan İTÜ Karayolları ve Trafik Dalında görevli öğretim üyesi bilirkişi, nörolog bilirkişi ve aktüerya uzmanı bilirkişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen asıl ve ek raporda; sigortalı araç sürücüsü ...'in olay yeri şartlarına göre yüksek olduğu anlaşılan seviyede bir hızla, kontrolsüz bir şekilde seyrettiği, seyri sırasında gerekli ölçüde dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle yol içindeki normal seyir yörüngesini terkederek yönetimindeki taşıtın kontrolden çıkmasına neden olduğu, araç sürücüsünün seyir hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak kontrolsüzce araç sürmesinin kazanın meydana gelmesindeki yegane etken olduğu, araç sürücüsünün, kazadan yaklaşık yarım saat sonra 0,57 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, buna göre kaza anında 0,645 promil alkollü olduğu, 0,30 promil ile 1,00 promil arasındaki alkol oranının, emniyetli taşıt kullanımı bulunup bulunmamasında tek referans olarak kullanılamayacağı, araç sürücüsünün alkolün neden olduğu artmış cesaret etkisi ile taşıtı aşırı hızlı kullandığı, seyir hızını düşürmeyip aksine seyrine aynı hızla devam ederek seyir yörüngesini terkedip yönetimindeki aracın yoldan çıkmasına neden olduğu, araç sürücüsünün alkol oranının algı ve muhakemede, koordinasyonda bozulmaya, tepki zamanında yavaşlamaya bağlı olarak direksiyon hakimiyetinde zafiyete neden olabileceği düşünülmüş ise de, kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında münhasıran alkolün etkisinin olduğunu söylemenin mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyet asıl ve ek raporunun denetime açık, ayrıntılı, açıklayıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu göz önünde bulundurulduğunda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin davacı sigortacı tarafından ispatlanamamış olmasına, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları gereğince davacı sigortacı tarafından sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre ancak akidine karşı dava açabilecek olmasına ve rücu istemli davanın ancak ZMM sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalı aleyhine açılabilecek olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi ile davalı vekilinin husumete yönelik istinaf talebi yerinde değildir. Davacı vekilinin aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bakımından ise; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4.maddesinde \"Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.\" düzenlemesine yer verilmiş olup, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle maktu vekalet ücreti 3.400,00-TL olmasına rağmen maktu vekalet ücretini aşar şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir. Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemiz karar tarihi itibariyle maktu vekalet ücreti 17.900,00-TL olup, aleyhe bozma yasağı gereği davacı aleyhine ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜ'T'ye göre belirlenen 3.400,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 14/09/2020 tarih ve 2016/716 Esas 2020/398  Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 215,45-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 14/09/2020 tarih ve 2016/716 Esas ve 2020/398 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Davanın REDDİNE, b-)Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.914,14-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.644,29-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine, c-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. madesine göre belirlenen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, ç-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, e-)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f367a0de43819124","SID":"fe44e766d1c8c5af"}}