{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2148 <br>KARAR NO: 2023/2197<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI: 2021/812 Esas - 2021/1225 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklı Ölüm Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin desteği (eş ve babası) ...'ın 19.03.2015 tarihinde hayvan alımı için, bedel hususunda anlaştığı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Kütahya iline doğru seyir halinde iken gidiş istikametine göre yolun sol tarafında herhangi bir uyarıcı işaret veya levha koymadan park halinde bulunan ... plaka sayılı kamyonete buzlanmanın da etkisi ile arkadan çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde 29.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin desteğinin hayvan alım satım ticareti yaparak geçimini sağladığını, aylık 4.500,00-TL geliri bulunduğunu, müvekkili Mert'in üniversite öğrencisi olduğunu, babasının vefatı ile desteğinden mahrum kaldığını, davalılar ... ve ... ile ... Sigorta'nın kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı, davalılar ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş'nin ise kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMM Sigortacısı olarak ve davası tefrik edilen Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ise buzlanmaya karşı önlem almaması nedeniyle müvekkillerinin zararından müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilleri için 5,00'er-TL olmak üzere 10,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5,00-TL hastane masrafı ve 5,00-TL defin gideri olmak üzere toplam 20,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Yargılama aşamasında sunduğu 26/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ... yönünden 5.273,36-TL, davacı Mehri yönünden 265.911,64-TL olmak üzere toplam 271.175,00-TL tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden, davalı şahıslar yönünden kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması ve davacılara SGK tarafından yapılmış ödeme var ise tazminattan tenzili gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi ile; kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde ...'in kusuru bulunmadığını, kaza mahallinde yolun karla kaplı olması ve buzlanma nedeniyle daha önce meydana gelen kaza nedeniyle ...'in de diğer araçlar gibi yolda kaldığını ve dörtlüleri yakarak beklediği sırada aracının hızını hava ve yol şartlarına göre ayarlamayan gerekli dikkat ve özeni göstermeyen ... plaka sayılı araç sürücüsünün araca arkadan çapması ile kazanın meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ...'ın tacir olmadığını, hatır taşımacılığı yapması nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, davalı sigorta şirketi dışındaki davalıların ikametgahının farklı iller olması nedeniyle fiilin meydana geldiği Kütahya mahkemelerinin ortak yetkili mahkeme olduğunu, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların murisinden müvekkili tarafından para alınmadığını, desteğin ricası üzerine hatır için hayvan alacakları yere götürdüğü sırada kazanın meydana geldiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkili ... için kaçınılmazlık ve öngörememezlik bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmaması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; kusurun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, defin ve cenaze giderinin teminat kapsamında olmadığını, desteğin emniyet kemeri takmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi ve hatır taşımacılığı nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması ve var ise SGK tarafından yapılan ödemenin tenzili gerektiğini, avans faizi isteminin yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2015 tarihli 2015/1050-1004 E-K sayılı ilamı ile davanın, aynı kaza ve aynı davalı taraf aleyhine ... tarafından açılan tazminat davasının bulunduğu İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2015/768 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yine dava dışı ... ve ... tarafından aynı davalı taraf aleyhine aynı kazaya ilişkin açılan İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1031 Esas sayılı dosyasının da  İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2015/768 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, mahkemece asıl ve birleşen davalarda Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine de dava açılması nedeniyle gerçek kişiler ve sigorta şirketleri aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların ayrılmasına karar verilerek dosyanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1061 Esasına kaydedilmiş akabinde de dosyamız davacıları ... ve ... tarafından açılan davanın asıl ve diğer birleşen davadan ayrılmasına karar verilerek mahkemenin 2021/812 Esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya 2021/812 Esas üzerinden devamla karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince; somut olayda; 19.03.2015 tarihinde meydana gelen kazada davalı ...  yönetimindeki ... plaka sayılı aracın yerleşim yeri dışında karlı havada, gece vakti aydınlatma bulunmayan mahalde Afyon istikametinden Kütahya istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarını, hava-yol şartlarını ve far ışıkları altındaki görüş alanını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği nazara alınarak dava konusu kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile yerleşim yeri dışında karlı havada, gece vakti aydınlatma bulunmayan mahalde Afyon istikametinden Kütahya istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sağ şeritte karlı-buzlu-kaygan yol nedeniyle duraklayan aracı gördüğünde sol şeride geçerek durduğu, sol şeride geçerek durduğunda yeterli mesafeden görünürlüğü artırıcı önlem almadan sol şerit üzerinde tehlike yaratacak şekilde durakladığı-beklediği anlaşılmakla davalı  ...'in dava konusu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekleri ...'ın ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunması sebebiyle kazanın oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketlerinin dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü,  diğer davalıların haksız fiil tarihi olan kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, zarara sebebiyet veren aracın ticari olması sebebiyle davacının ticari faiz talebinin yerinde olduğu, hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olması gerektiği, ancak davalıların ve ceza dosyası kapsamında alınan tanık beyanları ve bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ücret karşılığında müteveffa Ahmet ve diğer kişilere canlı hayvan taşıdığı, davalı sürücü ...'ın söz konusu bu taşıma işleminden çıkar sağladığı anlaşılmakla eldeki dava da hatır taşımasından söz edilemeyeceği, mütevaffa ...'ın ...plakalı araçta yolcu konumunda olması ve kazanın oluşumunda atfı kabil kusurun bulunmaması sebebiyle davalıların müterafik kusur itirazlarına itibar edilmediği, dosya kapsamında alınan 19.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu ile yapılan hesaplama 2020 verileri üzerinden TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak yapılmış ise de; güncel Yargıtay hesaplama usulü ve güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılması halinde davacının tazminat alacağının artacağı, davacı vekilinin  30.11.2021  tarihli beyan dilekçesi dikkate alındığında 26.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda, taleple bağlılık ilkesi, usul ekonomisi, yargıda hedef süre uygulaması gereği ile davanın kabulü yönünde oluşan kanaat ile; \"Davanın KABULÜNE; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacı ... için 265.911,64 TL, davacı ... için 5.273,36-TL destekten yoksun kalma  tazminatının davalılar ..., ..., ..., ... yönünden kaza tarihi olan 19/03/2015  tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden  (davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) 13/11/2015 dava tarihinden  itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara  verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğu, kazaya karışan araç ticari ise de ticari saik ile taşıma yapılmaması ve hatır taşıması bulunması nedeniyle ticari faize hükmedilmesinin usule aykırı olduğu ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, kazanın diğer araç sürücüsünün herhangi bir uyarı işareti veya levha koymadan duraklaması ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün buzlanmaya karşı gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığı, müvekkili araç sürücüsü ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığı, gelirin net olarak belirlenmediği, asgari ücretin 1,35 katı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalılar ... ve ... vekili tarafından adli yardım talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, adli yardım talebinin; sadece istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf karar harcı yönünden Dairemizce kabulüne karar verilerek istinaf talebinin esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazaya ilişkin olarak Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan ceza yargılamasında hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10.12.2015 tarihli raporda davalı ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece davalı ...'ın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkeme ilamının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 2016/392 Esas ve 2017/194 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararı üzerine kesinleştiği, eldeki davada ise mahkemece aldırılan 19.09.2020 tarihli  bilirkişi raporunda davalı sürücü ...ın %75,  davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacıların desteği ...'ın kazaya karışan, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakta ve kural olarak davalılar, davacıların tüm zararından müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu iseler de; kazanın çift taraflı trafik kazası  olması nedeniyle, kazanın; araç sürücülerinden sadece birinin kusurlu eylemi ile meydana gelmiş olması, diğer araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması halinde, kusursuz olan araç sürücüsü, sigortacısı ve işleteninin davacıların zararından; kazanın oluşumunda sürücünün kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı göz önüne alındığında kusur durumunun açıklığa kavuşturulması, bu nedenle de ceza davası ile eldeki davada alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda yerel mahkemece yapılacak iş, İTÜ yada Karayolları Genel Müdürlüğü'nde  görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, krokisi, ceza dosyası ( Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/ 136 Esas, 2016/ 307 Karar sayılı dosyası), ATK kusur raporu ve  19.09.2020 tarihli kusur raporu irdelenmek suretiyle,  davalıların kusur durumlarının belirlenmesi, ceza davasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporu ile eldeki dosyada alınan 19.09.2020 tarihli rapordaki kusura yönelik çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin kusura yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kararın gerekçesi ve şekline göre davalılar ... ve ... vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2021/812 Esas 2021/1225 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ...ın istinaf harçları yönünden adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmesi nedeniyle istinaf karar harcı hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ... tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb7773d51d82f0be","SID":"e1a0cfb0a0fc4924"}}