{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1905 <br>KARAR NO: 2023/2105<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/09/2019<br>NUMARASI: 2017/760 Esas - 2019/892 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.07.2016 tarihinde,  davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, müvekkili şirkete ait ... plakalı araca kusurlu olarak çarpması  sonucunda meydana gelen kazada müvekkiline ait araçta 2.878,16 TL hasar meydana geldiğini, araçta 500,00 TL lik değer kaybı oluştuğunu, diğer yandan kaza nedeniyle müvekkil şirketin aracını tamir edildiği süre içerisinde kiraya veremediğini, kazaya karışan müşterisine de bu aracın yerine başka bir araç temin etmek zorunda kaldığını, kaza nedeniyle müvekkil firmanın ticari kazancından mahrum kaldığnı, aracın günlük kirasının 125,00 TL olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'nın kaza tarihinde ehliyet sahibi olmadığını ileri sürerek araç hasarı 2.878,16-TL, değer kaybı 500-TL ve ikame araç bedeli 125-TL olmak üzere toplam 3.378,16-TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararını ve müvekkili şirkete  sigortalı aracın kusurunu ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini  savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...  24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ve  31.05.2019 tarihli ATK raporunda davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği;  TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerektiği, anılan yasal düzenleme karşısında kusursuz olan davalılardan tazminat talep edilemeyeceği'' gerekçesiyle, Kanıtlanamayan Davanın Reddine,  karar verilmiştir. Karara karşı  davacı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: davacı vekili, davalı sürücünün kazada hiçbir kusuru bulunmadığına dair tespitin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında davalı tarafa da kusur izafe edildiğini,  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava,  trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi olan 2019  yılı itibariyle kesinlik sınırı 4.400-TL'ye çıkartılmıştır. Dosya kapsamından, davacı tarafça, fazlaya ilişkin halar saklı tutulmasızın, 3.50316-TL tazminat için, eldeki dava açılmış olup, dava dilekçesi içeriğinde, dava edilen alacağın tamamının 3.503,16-TL olarak sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, alacağın tamamı için sınırlandırılan rakam miktar itibariyle kesin olup, istinaf eden davacı bakımından yasa yolu kapalı bulunmaktadır. HMK.nun 346/1 madde hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı  vekilinin istinaf  dilekçesinin ve isteminin HMK.nun 346/1 ve 352. maddeleri  gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 346/1 ve 352.madde hükümleri uyarınca  usulden reddine, 2/İstinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıran davacıya iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde HMK'nın 352. madde hükmü uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c87fc04ae96fdb28","SID":"94a2f01de01941fb"}}