{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/792 Esas - 2024/5<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/792 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/5<br><br>HAKİM\t: ....<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ....<br>VEKİLLERİ\t: Av. ....<br>\t  Av.  ....<br>DAVALI \t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 10/01/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkili şirketten satın alınan ve teslimi de gerçekleştirilen lastiklere ilişkin kesilen faturalardan cari hesap bakiyesi olarak kalan işlemiş faiziyle birlikte toplam 128.037,12 TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle ....  Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından ödeme emrine itiraz ederek takip durdurulduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkile şirkete karşı usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca mahkemenin de yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin .... Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını belirterek davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın yetkili .... Mahkemesi'ne gönderilmesine, bu talepler kabul edilmez ise davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 115. maddesi;“Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” hükmünü haizdir. HMK 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmekte olup dava şartlarına yönelik yapılacak bu incelemenin en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir. Konuya ilişkin HMK 138. maddenin Kanun gerekçesi şöyledir: “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır. Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” Bu gerekçe ile de her aşamada görev hususunun incelenebileceğine açıklık getirilmiştir. Son tahlilde kanunda açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin dava şartlarının yokluğu halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır (Emsal: ....'nın 11/04/2019 tarih ve .... sayılı ilamı).<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen 5/A maddesinde ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (...)'' düzenlenmesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen 18/A maddesinde ise ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (...)''  düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Mahkememizin 21/12/2023 tarih ve 1 nolu ara kararında davacı vekiline verilen kesin süre ile işbu dava yönünden 6325 sayılı yasaya 7155 sayılı yasa ile  eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk tutanağının aslını yahut arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmek üzere ara karar kurulduğu, işbu ara kararın davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği ancak gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak; uyuşmazlığın bir miktar paranın ödenmesine ilişkin faturaya dayalı alacak  talebini içerdiği bu kapsamda 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu mahkememizce kabul edilmiş, dava dilekçesi ekinde uyuşmazlık konusuna ilişkin arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca  arabuluculuk son tutanağının aslı yada arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin ibraz edilmesi yönünde kesin süre verildiği halde davacı tarafça arabuluculuk son tutanağı aslı yada onaylı örneğinin sunulmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşadığıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulamadığından HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.554,45 TL harçtan mahsubu ile 1.126,85 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davalı vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen  karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024<br><br>Katip ...<br> ¸<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸ <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31e93b2b7dbb9c1c","SID":"87ee5cff1f6ee755"}}