{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2023/2250<br>KARAR NO\t\t: 2024/59<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2023/520<br>DAVA TARİHİ\t: 23/06/2023<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 18/07/2023<br>DAVA\t\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 11.01.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 11.01.2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/520 Esas sayılı dosyasından verilen 18.07.2023 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz istemli dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilİ şirket ile taşınmazlara ilişkin enerji temini adına alt yapı ve sair işlemler için davalı şirket ile anlaştıklarını, yapılan sözleşmede teknik şartnamelere göre imalat ve montaj işlerini tamamlamayı taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin enerji hattında kullanılacak Trafo ve bağlantısına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı şekilde trafonun montajının yapıldığını, bunun üzerine İzmir 21. Noterliğinin 30/11/2022 tarih, 59417 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirimde bulunulduğunu, sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi için süre verildiğini, ancak davalı şirket tarafından keşide edilen Karşıyaka 5. Noterliğinin 05/01/2023 tarih 509 yevmiye nolu sözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirilen işlemler inkar edildiğini verilen süre içinde aykırılıkların giderilmediğini, bunu üzerine Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/136 D. İş sayılı dosyası ile delil tespitinde bulunulduğu, yapılan tespitte yapılan trafonun sözleşmeye aykırı olduğunu bildirerek toplamda 790.928,11 TL zarara uğradığından bahisle davalı şirketin mal varlığı üzerine müvekkilinin alacağını karşılamaya yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2023/520 Esas sayılı dosyasından verilen 18.07.2023 tarihli ara kararı ile özetle; ''...1-İddia olunan alacak yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 02.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Huzurdaki dava ile davalının sözleşmeye aykırı davranması ve sözleşmede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tazmininin istendiğini, alacak miktarı da göz önüne alındığında alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi adına, davalının yapılacak sorgulama ile tespit edilecek olan; taşınmazları, araçları, bankalarda mevcut hak ve alacakları ve sair malvarlığı değeri üstüne ihtiyati haciz konulmasının talep olunduğunu, yerel mahkeme tarafından \"iddia olunan alacağın yargılamayı gerektirdiğinden\" bahisle ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin, ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme, ara kararında; \"dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğinden\" bahisle ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verdiğini, yerel mahkemenin mezkur kararının hukuka aykırı olduğunu, zira ihtiyati haciz kurumunun yasal koşulları arasında \"alacağın yargılamayı gerektirmemesi\" gibi bir koşulun bulunmadığını, huzurdaki davada alacağın, davalının sözleşmeye aykırı davranışları ve imalatları nedeniyle uğranılan zararlara dayandığını, dava dilekçesinden de görüleceği üzere  İzmir 21. Noterliği'nin 30.11.2022 tarih, 59417 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile davalıya bildirimde bulunulduğunu ve temerrüte düşürüldüğünü, bu ahvalde alacağın vadesinin gelmiş olduğunun izahtan vareste olduğunu, kaldı ki emsal Yargıtay içtihatlarında da \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir ihtiyati haciz koşulu yaratılamayacağı, bu gerekçeyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun kesin bir şekilde ortaya konduğunu, bu hususa ilişkin olarak dilekçelerinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/11030, K. 2016/14111, T. 31.10.2016, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/1088, K. 2014/2412 T. 12.2.2014, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/9486, K. 2017/3106, T. 18.4.2017 tarihli kararlarına yer verildiğini, Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere ihtiyati haciz kararı verilmesinde, alacağın kesin bir şekilde ispatlanmasının dahi aranmadığını, yaklaşıp ispatın yeterli görüldüğünü, somut olayda ise  Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/136 D. İş sayılı delil tespit dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin net bir şekilde ortaya konduğunu, alacağın, yaklaşık ispatın da ötesinde ispatlanmış durumda olduğunu, hal böyleyken yerel mahkemenin, kanunda yer almayan bir koşul öngörerek yalnızca \"alacağın yargılamayı gerektirdiği\" gerekçesi ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve neticede ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, arz ve izah edilen ve de re'sen dikkate alınacak sebeplerle; istinaf başvurularının kabulüyle, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 18.07.2023 tarihli usul ve yasaya aykırı ara kararının kaldırılmasına, neticede tüm koşulları gerçeleşen ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla  mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”<br>265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.  Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.<br>Somut olayda, uyuşmazlık, eser sözleşmesine aykırı davranılması, sözleşmede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacının bir alacağının olup olmadığı ve alacak miktarı yargılamayı gerektirmekte olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir. İİK.nın 258. maddesi uyarınca  mevcut delillerle davacının haklılığının yaklaşık da olsa ispat şartının gerçekleşmiş sayılamayacağı anlaşıldığından; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/520 Esas sayılı dosyasından verilen 18.07.2023 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL ihtiyati haciz istemine ilişkin istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 434,65 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 11.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa789aa2f5bcb1a8","SID":"e136f9ec8b5200bc"}}