{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2343 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2076<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 03/10/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2022/1068 Esas - 2023/756 Karar<br>DAVA\t\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 12/12/2016<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarihli 2022/1068 Esas ve 2023/756 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  02.03.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalılardan ...’e ait, ...’nin sevk ve idaresindeki, ... tarafından  zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınan  ... plakalı aracın,  yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle müvekkilinde sürekli iş göremezlik durumu oluştuğunu, müvekkilinin zararlarının ödenmesi için davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, davacının maddi zararının yanı sıra manevi zararının da oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL maddi (sürekli iş göremezlik)   tazminatının tüm  davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın  ise davalılardan  ... ve ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ...Ş. vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi nezdinde  zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınmış ... plakalı aracın, 22/12/2015-2016 tarihinde karıştığı kazada, başvuranın yaralanması nedeniyle şirketin maluliyete ilişkin tazminat talebinde bulunulması üzerine  hasar dosyası açıldığını, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının kaza tarihi itibariyle sigortalının kusuru oranında olmak üzere azami 310.000,00TL ile sınırlı olduğunu, ancak  sigortalıya ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından ödeme yapılamayacağı hususunun davacıya bildirildiğini,  davacı tarafın, sigortalının sigortalının kusurunu ve davacıya ait zararı ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabilceğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNİN 21/05/2019 TARİHLİ KARARI:<br>Mahkemece; \"... davacının sürekli iş göremezlik tazminat davasının kabulü ile 180.457,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatın (davalı ... şirketi bu tazminatın 143.978,38 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 12.12.2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL  manevi  tazminatın  davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>DAİREMİZİN 01/12/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:<br>Dairemizce; \"....mahkemece yapılacak iş, öncelikle Üniversite Hastanelerinden veya ATK 3. İhtisas Kurulundan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre  alınacak rapor ile davacının sürekli iş göremezlik oranı  belirlenip,  davalıların  gerçek zarar miktarıyla sorumlu olduğu nazara alınarak, aktüer   bilirkişiden TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek tazminat hesaplamasının yapılması için,  rapor alınıp, usuli kazanılmış haklar (yerel mahkemenin istinafa konu kararını davacının istinaf etmediği gibi hususlar) dikkate alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir...\" gerekçesiyle \"... davalılardan ... ile sigorta şirketi vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen  kabulü ile kararın HMK' nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  kaldırılmasına...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"....davacının sürekli iş göremezlik tazminatı davasının kısmen kabulü ile; davacının talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatının 143.978,38 TL’lik kısmı yargılama sırasında ödenmekle konusuz kaldığından bu kısım yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 14.504,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının,  davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 12.12.2016 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı isteğinin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL  manevi  tazminatın  davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalılar vekilleri  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının kazanın oluşumunda ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının kesildiğini, sürekli iş göremezlik davasının kısmen kabulüne ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne şeklinde kurulan hüküm, hukuka, yasaya ve usule aykırıdır., kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza sebebiyle, davacı yana ile müvekkil şirket ... arasında yapılan görüşmeler neticesi sulhen karşılıklı mutabakat ile davacı yanı temsile yetkili vekili Av. ... tarafından imzalanan ibraname karşılığında 143.978,38 ₺ asıl alacak maddi tazminat ile faiz, ilam vekalet ücreti, icra vekalet ücreti, tahsil harcı ve yargılama gideri olmak üzere ferileri kapsamında toplamda 235.000,00 ₺ ahzu kabza yetkili vekilin hesabına 28.11.2022 tarihinde ödendiğini, yapılan iş bu ödeme ile davacı yanın mezkur kaza neticesi uğradığı iddia olunan maddi zararları karşılanmış olduğundan huzurdaki davanın müvekkili şirket a yönünden reddi gerektiğini,  kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince taraflarınca  dosyaya sunulmuş olan ibranamede yer alan feragat iradesinin resen gözetilmesi gerekmesine rağmen dikkate alınmaksızın hatalı hüküm tesis edildiğini,  davacı yanca 24.11.2022 tarihli ibraname ile, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme sebebiyle ... yönünden hak ve taleplerinden feragat ettikleri, ...'yi tamamen ibra ettikleri kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, davacıyı temsile dayanak vekaletnamesinde, sulh, ibra, feragat ve ahzu kabza yetkili vekili tarafından imza edilen işbu ibranamenin mahkemece gözetilmeksizin aleyhlerine  hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,  dava konusu taleplerden sorumlulukları  bulunmadığından ve ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediğimizden dolayı müvekkili şirket yönünden dava tarihinden itibaren faiz ve yine yargılama giderleri ve ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerektiğini,   kararın kaldırılarak müvekkili şirket ... yönünden davacı yanın feragat iradesi doğrultusunda sorumluluğun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlık tazminatı ile manevi tazminatın, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısı ile  sürücüsü ve malikinden  tahsili istemine  ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalılar  vekilleri  tarafından istinaf edilmiştir.<br><br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>1-Davalılar ... ile ... vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br> Dairemizin yukarıda anılan kaldırma ilamı ile kusur  durumu kesinleştiğinden, davalılar  ... ile ... vekillerinin bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde değildir. Bu nedenle, esastan reddi gerekmiştir.<br>2-Davalılar ... ve ... vekilinin diğer, davalı ... şirketi vekilinin  tüm  istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; <br> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.<br>\tYukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tBuna göre, davalı  ...A.Ş. kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.<br>\t İşleten ve zorunlu trafik sigortacılarının 3. kişilere karşı sorumluluklarının niteliği ise, kanundan doğan müteselsil sorumluluk olup, 6098 sayılı TBK’nın 163/1. (mülga TBK 142/1) maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğunun, borcun tamamı ödeninceye kadar devam edeceği de 6098 sayılı TBK’nın 163/2. (mülga TBK 142/2) maddesi gereğidir. 6098 sayılı TBK’nın 164. (mülga TBK 143) maddesine göre müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden  veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur. Bunun yanında 6098 sayılı TBK’nın 166. (mülga TBK 145) maddesine göre, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. Yine 6098 sayılı TBK’nın 168/2.(mülga TBK 147/2) maddesine göre de, alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. <br>      Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçluların da borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. (BK.nin 145/2 mad.)<br>O halde, ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar için de geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar)<br>Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh da davaya son veren taraf işlemlerindendir.<br>Somut olayda, yargılama aşamasında destek alacağı yönünden davalı ... şirketince 5.248,00 TL'lik ve 20.993,00 TL'lik ödemeler yapılmış, ödemelere istinaden ibraname düzenlenmiştir.<br>Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir.<br>818 sayılı Borçlar Kanununun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar.<br>Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır.<br>Yine, Borçlar Kanununun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; davacı tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısına  karşı dava açılmış; dava devam ederken aracın trafik sigortacısı borçtan tamamen ibra edilmiştir. <br>Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yapılan ödeme ve ibraname sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle, davacı yanca düzenlenen ibranamenin davalı araç işleteni/sigortalıya-sürücüye etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken, sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa dahi, ödemenin etkisinin/sirayetinin ödenen miktarlar kadar değil kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limiti olan .... TL olduğunun gözetilmesi gerekmektedir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/21913 Esas,  2022/13298 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)<br>   Dosyanın incelemesinde;  davalı ... şirketi vekili tarafından kaldırma kararımız sonrası  sunulan  24/11/2022  tarihli  makbuz ve ibraname ile  müvekkili ile davacı arasında zorunlu trafik  sigorta poliçesi kapsamında sulh protokolü imzalandığı, anılan protokolde mutabık kalınan  tazminat ve ferilerine  ilişkin olarak,  davacıya  ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz... TL vekalet ücreti ve TL yargılama gideri olmak üzere  toplam.... TL ödendiği, dolayısıyla davacı ile davalı ... şirketinin  karar kesinleşmeden sulh oldukları  anılan protokolde, davacının iş bu davadan feragat edeceğini beyan ettiği, sürücü ve işleteninde iş bu poliçe limiti ile sınırlı sorumluluklarının kalmadığının belirtildiği, davacının dava konusu trafik kazasından kaynaklı maddi  zararının bulunmadığının beyan edildiği   anlaşılmıştır.<br>Bu durumda mahkemece davacı vekili ile davalı ... şirketinin  sulh oldukları, davacının sigorta teminat limitini aşan bir zararının da bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının konusuz kaldığı gözetilerek, konusuz kalan maddi tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması  gerekirken, yazılı şekilde  karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile, istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın. 353/(1)-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-Davalılar  vekillerinin  istinaf itrazlarının KISMEN  KABULÜNE;  İzmir 4. . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarihli 2022/1068 Esas ve 2023/756 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"I) Maddi tazminat yönünden;<br> 1-Maddi tazminat davası sulh ile konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine Yer olmadığına,<br>2-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 614,64-TL harçtan  mahsup edilerek bakiye  344,79-TL' harcın  istek halinde ve karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>3-Maddi tazminat yönünden, davacı ile davalı ... şirketi arasında akdedilen ibraname ile  yargılama giderleri ve vekalet ücreti hüküm altına alındığından, maddi tazminat yönünden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Taraflarca  iş bu dava da maddi tazminat yönünden yapılan yargılama giderlerinin   uhdelerinde  bırakılmasına, <br>II))Manevi tazminat yönünden,<br> 1-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000- TL manevi tazminatın davalılar  ... ve ...'den kaza tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.707,75-TL karar ilam harcından,  başlangıçta yatırılan 343,26-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.364,49-TL karar ilam harcının davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Manevi tazminat yönünden ayrı bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davalılar  ... ve ...  tarafından yapılan 464,00-TL nın davanın kabul red oranına göre (% 75 red) 348,00-TL'sinin davacıdan alınarak, anılan davalılara verilmesine, arta kalan kısmının davalılar  ... ve ... üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00- TL maktu vekalet ücretinin davalılar  ... ve ...'den  müştereken - müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalılar  ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar  ... ve ...'ye verilmesine,<br>9-Artan gider avansının ilgilisine resen verilmesine, \"<br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>B-Davalıların diğer istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>C-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>1-)İstinafa gelen davalılar  tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince anılan taraflara  iadesine,<br>2-)İstinafa gelen davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçları toplamı olan 2.214,00-TL harcın  hazineye gelir kaydına,<br>3-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-)Taraflarca yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde mahkemesince  resen ilgilisine iadesine,<br>6-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle  kesin olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1055bdf838610e39","SID":"8172c8fbc7b52f4c"}}