{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/625 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/930<br><br>DAVA\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br><br>DAVA TARİHİ\t: 06/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 13/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mah. ... Cad. ...  No:45/5 İç Kapı No:90 Bağcılar/İSTANBUL adresinde faaliyet gösteren şirketlerinin her türlü dokuma mamullerinin, akrilik makine halısı vb. alım, satımı ve üretimi faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulduğunu, müvekkil şirketlerin gerek üretim gücü, gerek sermaye yapısı ve gerekse çalışan ve müşteri kalitesiyle içerisine düştüğü bu likidite sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceklerini, müvekkil şirketlerin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas -  .... Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verilen .... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ve ...  San. A.Ş. şirketlerine müteselsil kefaletlerinden dolayı ticari faaliyetlerinin sona ermesi, malvarlıklarının yok olma tehlikesi altında oldukları için zamana ve konkordatonun sağlayacağı korumaya ihtiyaç duyduklarını,  ellerindeki stokları nakde çevirmeye ihtiyaçlarının olduğunu, müvekkil şirketlerin bu ekonomik darboğaz ve krizden kurtularak takiplerden de korunmak suretiyle tüm borçlarını ödemesi ve böylece alacaklıların da iflâsa oranla alacaklarını daha iyi bir düzeyde elde etmeleri bakımından konkordato kurumuna başvurmak zaruretinin hasıl olduğunu, işbu kapsamda, müvekkil şirketlerin yöneticileri tarafından konkordato projesinin düzenlenmesine ve borçlarından herhangi bir tenzilat talep edilmeksizin, konkordato ön projesi çerçevesinde borçların ödenmesi hususunda müracaat edilmesine karar verildiğini, iflas halinde varlıkların paraya çevrilerek borçların ödenmesi halinde alacaklıların alacağına kavuşma oranının ciddi anlamda düşeceğini, hatta neredeyse imkansız hale geleceğini, davacı müvekkil şirketlerin mal varlıklarının borçlarının tamamını karşılar durumda olmadığını, dolayısıyla konkordato talebinin kabul görmemesi halinde davacı şirketlerin borçlarını ödeme kabiliyetini yitireceğinin aleni olduğunu, öncelikle İİK madde 286'da öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebimiz muvacehesinde, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına geçici  mühlet kararının İİK madde 288 gereğince ilanına,  geçici mühlet kararı ile birlikte, şirketlerin ekonomik hacmi nazara alınarak, geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. madde 294/1 uyarınca, şirketler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir  takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. madde 294/1 uyarınca, şirketler hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkil şirketlerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. madde 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketlerin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketlerin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkil şirketlerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirketlere ödenmesine, müvekkil şirketlerin muhafaza altma alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkil şirketlere iadesine, İİK. madde 297/1 hükmü uyarınca müvekkil şirketlere komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçici mühlet neticesinde İİK madde 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına,  yargılama neticesinde İİK madde 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>                       DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. <br>İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA:<br>Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühletin uzatılmasına karar verildiği, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.  <br>Konkordato komiseri 07/10/2022 tarihli raporunda; Gerçek kişi tacır sıfatıyla faaliyet gösteren borçlu şirketlerin 2019 yılımda şahıs işletmesi olarak kurulduğu, kuruluşlarının ortak oldukları ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd.Şti.'nin iflasının ardından gerçekleştiği, Şirketlerin her türlü dokuma mamullerinin, akrilik makine halısı, polipropilen makine halısı, akrilik iplik, polipropilen iplik, pamuk iplik, mamül ve hammaddeleri alım satımı amacıyla 50.000 TL sermaye ile aynı adreste kurulduğu, borçlu şirketlerin hali hazırda gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet göstermekte olup ön projesinde belirttikleri borçların tamamına yakınının ortaklara borçlar olduğu, ortaklara olan borçların şahıs firması olduğu için aslında kendisine olan borç olarak değerlendirildiği, bu borçların ise konkordatoya tabi borçların kapsamı dışında yer alacağı, kalan diğer kamuya olan borçlar da konkordato kapsamı dışında olduğundan bu borçların da konkordato kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, bu değerlendirme ile ön projelerin tamamen ortak oldukları ve iflas eden .... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd.Şti.'ne olan kefalet borçlarının ödenmesi ile ilgili olduğu, ayrı ayrı değerlendirildiği sadece ... adına 1 personel çalıştırıldığı, diğer şirketlerin personeli bulunmadığı, mevcut makine tesisat ve demirbaşları bulunmadığı, çalışma düzenini kaybettiği, ..., ... ve ....'in 30.06.2022 döneminde satış gerçekleştirmediği, ...'in bu dönemde 11.265,84 TL net satış elde ettiği, borçlu şirketlerin gelir tablolarının incelenmesinde; 30.06.2022 döneminde 4 tacirin de zarar raporladığı, faaliyetlerinden nakit üretemediği, borçlu şirketlerin 30.06.2022 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının ... adına (-) 16.304,68 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 17.646,64 TL ile negatif olduğu, ... adıma (-) 28.893,45 TL ile negatif olduğu, .... adına (-) 25.499,04 TL ile negatif olduğu, diğer bir ifade ile şirketlerin kaydi değerlere göre borca batık olduğu, şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığını saptamak için şirkete ait varlıkların rayiç değerlerinin bilinmesi gerektiği, varlıkların rayiç değerinin tespiti için ihtiyaç duyulan teknik bilirkişinin görevlendirildiği, bilirkişinin raporlarını henüz tamamlamadıkları, çalışmalarının devam ettiği, Borçlu şirketin ciro ve karlılıklarının çok yetersiz olduğu, bu anlamda faaliyetlerinin gayrifaal bir görünüm sergilediği, konkordatoya iten en büyük sebebinin iflas eden şirketlerine olan müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefalet borçları olduğu,  kefalet borçlarının mevcut faaliyetleri ile ödenmesinin mümkün görünmediği, gayrimenkul - satışı ile ancak bu barçların ödenebileceği ve bu doğrultuda gayrimenkullerin güncel kıymet takdirlerinin önem arz ettiği, davacı borçluların konkordato ön projelerinin maddi hatalar içerdiği, ön projelerde yer alan proforma gelir tablosu ve nakıt akım tablosundaki tutarların gerçekçi bir varsayıma dayanmadığı, gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet gösteren her 4 şirketin de ortaklara borcu olduğu ve bu ortaklara borçların konkordatoya tabi borç olarak değerlendirildiği, gerçek kişi tacır sıfatıyla bu borçların 3 şahsa ait bir borç olmadığı, davacıların kendi borcu olduğu, davacıların yine kendisine borcunun olamayacağı, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, projenin bankalara olan kefalet borçları için değerlendirildiğinde öngörülen karlılıklarla bu borcun ödenmesinin mümkün görünmediği, satışı öngörülen gayrimenkullerin bu borcun ödenmesine yetmeyeceği değerlendirildiği, bu değerlendirmeyle belirtilen hata ve eksikliklerin projede giderilmesi gerektiği, rapor tarihi itibariyle mahkemenize revize bir proje sunulmadığı,  şirketlerin ön projesinde konkordatoya tabi borçlarını, 2023 yılı Temmuz ayından itibaren 3 yılda 36 eşit taksitte ödemeyi teklif ettiği, yukarıda bahsedildiği üzere aslında konkordatoya tabi bir borç olmadığı, ödenmesi gereken borçların iflas eden şirketlerine ait kefalet borçlarının olduğu, bu borcun da ön projede belirtilen proforma gelir tabloları ve nakit akım tablolarından mümkün görünmediği, netice olarak şirketlerin konkordato ön projelerinin başarıya ulaşmasının ticari faaliyetleriyle mümkün görünmediği, iflas eden şirketleri ... A.Ş., ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş.ye olan kefalet borçlarının ödenmesi için şahıslar adına kayıtlı gayrimenkullerin satışına bağlı olduğu, bu gayrimenkullerin de güncel kıymet takdirlerinin önem arz ettiği, İİK 298 m. 1. Fıkrası gereği ve TTK 376/III maddeye göre gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet gösteren borçluların borca batıklık tespiti için borçlulara ait mal varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti gerektiği, şirketin varlıklarının rayiç değerleri henüz görevli bilirkişi marifetiyle vaporlanmadığından şirketin geçici mühletinin uzatılmasına karar verilebileceğini bildirmiştir.<br>Konkordato komiseri 09/11/2022 tarihli raporunda;  gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet gösteren borçlu şirketlerin 2019 yılında şahıs işletmesi olarak kurulduğu, kuruluşlarının ortak oldukları ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd.Şti.'nin iflasının ardından gerçekleştiği, şirketlerin her türlü dokuma mamullerinin, akrilik makine halısı, polipropilen makine halısı, akrilik iplik, polipropilen iplik, pamuk iplik, mamül ve ham maddeleri alım satımı amacıyla 50.000 TL sermaye ile aynı adreste kurulduğu,  borçlu şirketlerin hali hazırda gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet göstermekte olup ön projesinde belirttikleri borçların tamamına yakınının ortaklara borçlar olduğu, ortaklara olan borçların şahıs firması olduğu için aslında kendisine olan borç olarak değerlendirildiği, bu borçların ise konkordatoya tabi borçların kapsamı dışında yer alacağı, kalan diğer kamuya olan borçlar da konkordato  kapsamı dışında olduğundan bu borçların da koııkbrdato kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, bu değerlendirme ile ön projelerin tamamen ortak oldukları ve iflas eden ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd.Şti.'ne olan kefalet borçlarının ödenmesi ile ilgili olduğu, ayrı ayrı değerlendirildiği sadece ... adına 1 personel çalıştırıldığı, diğer şirketlerin personeli bulunmadığı, mevcut makine tesisat ve demirbaşları bulunmadığı, çalışma düzenini kaybettiği, ..., ... ve ....'in 30.06.2022 döneminde satış gerçekleştirmediği, ...'in bu dönemde 11.265,84 TL net satış elde ettiği,  borçlu şirketlerin mühlet tarihinden sonra yaklaşık 3 aylık dönemde toplamda 1.128.103,66 TL net satış gerçekleştirdiği, bu satışlara karşılık toplamda 39.960,79 TL zarar raporladığı, şirkelerin 3aylık dönemde ciro elde etmesine rağmen faaliyetlerinden nakit üretemediği,  borçlu şirketlerin 30.06.2022 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının ... adma (-) 16.304,68 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 17.646,64 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 28.B93,45 TL ile negatif olduğu, .... adına (-) 25.499,04 TI, ile negatif olduğu, diğer bir ifade ile şirketlerin kaydi değerlere göre borca batık olduğu, borçlu şirketlerin 30.09,2022 tarihi itibariyle rayiç özvarlıklarının ... adına (-) 217.121,843,54 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 182.316.,323,90 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 159,788.000,65 TL ile negatif olduğu, .... adına (-) 196.963.341,38 TL ile negatif olduğu, diğer bir ifade ile şirketlerin rayiç değerlere göre borca batık olduğu,  borçlu şirketin ciro ve karlılıklarının çok yetersiz olduğu, bu anlamda faaliyetlerinin gayrifaal bir görünüm sergilediği, konkordatuya iten en büyük sebebinin iflas eden şirketlerine olan müşterek borçlu müteselsil ketil sıfatıyla kefalet borçları olduğu, kefalet borçlarının mevcut taaliyetleri ile ödenmesinin mümkün görünmediği, görevlendirilen  bilirkişi tarafından borçlular adına kayıtlı gayrimenkullerin toplam değerinin 101.645.000 TL olduğu, hali hazırda gayrimenkullerin değerinde satılsa dahi kefalet borçlarını ödemeye yetmeyeceği, borçlu şirketerin ön projesindeki veriler dikkate alınarak, iflas halinde dahi alacaklıların alacaklarına kavuşması mümkün görünmediği, ortaklar adına kayıtlı tüm gayrimenkullerin iflas durumunda %50 değerle satılacağı (50.822.500 TL ) düşünüldüğünde mükerrerlik olmaması açısından en yüksek kefalet borcu olan 242.601.843,00 TL dikkate alınırsa sadece %21'inin ödenebileceği, netice olarak; şirketlerin konkordato ön projelerinin başarıya ulaşmasının ticari faaliyetleriyle mümkün görünmediği, iflas eden şirketleri ... A.Ş., ... Ltd.Şti, ve ... A.Ş.ye olan kefalet borçlarının ödenmesi için şahıslar adıma kayıtlı gayrimenkullerin satışına bağlı olduğu, bu gayrimenkullerin tamamı değerinde satılsa dahi kefalet borçlarını ödemeye yetmeyeceği, İİK 298 m. 1. Fıkrası gereği ve TTK 376/III, maddeye göre gerçek kişi tacir sıfatıyla faaliyet gösteren borçluların borca batık durumda olduğu, iflası gerektirdiğini bildirmiştir.<br>Gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi ... konkordato kapsamındaki şirketin mal varlıklarının güncel kıymet takdirlerinin yapılması ve taşınmazlarının  güncel değerlerinin belirlenmesi amacıyla görevlendirilmiş ve 31/10/2022 tarihli raporu ile taşınmazların güncel değerlerini belirlemiştir.<br>Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı kararında: ''Dosya kapsamı, sunulan mali tablolar ve komiser raporları, bilirkişi raporları birlikte somut olarak değerlendirildiğinde; davacılar hakkında İstanbul BAM .. HD'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasıyla iflaslarına karar verildiği anlaşılmış ve iflasın açıldığı dikkate alındığında bu aşamada konkordato sürecinin devam imkanı bulunmadığı gibi  ön projelerin tamamen ortak oldukları ve iflas eden ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd.Şti.'ne olan kefalet borçlarının ödenmesi ile ilgili olduğu, ayrı ayrı değerlendirildiği sadece ... adına 1 personel çalıştırıldığı, diğer şirketlerin personeli bulunmadığı, mevcut makine tesisat ve demirbaşları bulunmadığı, çalışma düzenini kaybettiği, ..., ... ve ....'in 30.06.2022 döneminde satış gerçekleştirmediği, ...'in bu dönemde 11.265,84 TL net satış elde ettiği,  borçlu şirketlerin mühlet tarihinden sonra yaklaşık 3 aylık dönemde toplamda 1.128.103,66 TL net satış gerçekleştirdiği, bu satışlara karşılık toplamda 39.960,79 TL zarar raporladığı, şirkelerin 3aylık dönemde ciro elde etmesine rağmen faaliyetlerinden nakit üretemediği,  borçlu şirketlerin 30.06.2022 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının ... adma (-) 16.304,68 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 17.646,64 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 28.B93,45 TL ile negatif olduğu, .... adına (-) 25.499,04 TI, ile negatif olduğu, diğer bir ifade ile şirketlerin kaydi değerlere göre borca batık olduğu, borçlu şirketlerin 30.09,2022 tarihi itibariyle rayiç özvarlıklarının ... adına (-) 217.121,843,54 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 182.316.,323,90 TL ile negatif olduğu, ... adına (-) 159,788.000,65 TL ile negatif olduğu, .... adına (-) 196.963.341,38 TL ile negatif olduğu, diğer bir ifade ile şirketlerin rayiç değerlere göre borca batık olduğu,  borçlu şirketin ciro ve karlılıklarının çok yetersiz olduğu, bu anlamda faaliyetlerinin gayrifaal bir görünüm sergilediği, konkordatuya iten en büyük sebebinin iflas eden şirketlerine olan müşterek borçlu müteselsil ketil sıfatıyla kefalet borçları olduğu, kefalet borçlarının mevcut taaliyetleri ile ödenmesinin mümkün görünmediği, görevlendirilen  bilirkişi tarafından borçlular adına kayıtlı gayrimenkullerin toplam değerinin 101.645.000 TL olduğu, hali hazırda gayrimenkullerin değerinde satılsa dahi kefalet borçlarını ödemeye yetmeyeceği, borçlu şirketerin ön projesindeki veriler dikkate alınarak, iflas halinde dahi alacaklıların alacaklarına kavuşması mümkün görünmediği, ortaklar adına kayıtlı tüm gayrimenkullerin iflas durumunda %50 değerle satılacağı (50.822.500 TL ) düşünüldüğünde mükerrerlik olmaması açısından en yüksek kefalet borcu olan 242.601.843,00 TL dikkate alınırsa sadece %21'inin ödenebileceği, netice olarak; şirketlerin konkordato ön projelerinin başarıya ulaşmasının ticari faaliyetleriyle mümkün görünmediği dikkate alınarak davacların konkordato projelerinin başarıya ulaşma şans da olmadığı dikkate alınarak Konkordato talep edenler ..., ..., ....  ve ...'in konkordato talepleri hakkında Konusuz Kalması Nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin KALDIRILMASINA,'' karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili tarafından Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı kararı istinaf başvurusu yapılmış olmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .. Esas, ...  Karar sayılı ilamında özetle:  davacıların iflasına dair İstanbul BAM .... HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılamadığını, bu durumda mahkememizce iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan, İİK'nın 292. maddesinde düzenlenen iflas ile ilgili de, konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığı, Mahkememizce iflas kararının kesinleşmesi halinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, iflas kararının bozulması halinde iflas davasına devam ederek nihai kararını verilmesi gerektiğini, bununla birlikte konkordato mühlet sürelerinin kesin olarak belirlenmiş olduğu gözetildiğinde, davacıların konkordato talebi yönünden de ilk iflas kararının kesinleşmesine veya ortadan kaldırılmasına kadar dosyanın bekletilmesi, kanun koyucunun konkordato kurumu düzenlemesindeki amacı ile bağdaşmayacağını bu nedenlerle İİK'nın 292. maddesinde belirtilen iflas kararı ile ilgili dosyanın tefrik edilip edilmeyeceğinin düşünülmesi, gerekirse borçlular hakkında verilmiş iflas kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini bu nedenlerle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SONRASI YARGILAMA:<br>İstinaf ilamı uyarınca Bakırköy İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye göre davacılar hakkında verilen  İstanbul BAM .... HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı iflas kararının kesinleşmediği incelenmiştir.<br> Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartlarının Değerlendirilmesi Bakımından: İİK. madde 287  'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. <br>Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.<br>Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.<br>291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. <br>İİK. MADDE 292  'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.<br>b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.<br>c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.<br>d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.<br>İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.<br> Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. '  hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına  karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı ve İstinaf ilamı birlikte değerlendirildiğinde:  İstanbul BAM ... HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında davacılar hakkında iflas kararı verildiğinden iflasın tekliği ilkesi gereğince iflas kararının kesinleşmesinin beklenilmesi konkordatonun amacına uymamakla birlikte usûlen konkordatonun ''kesin'' süreleri ile bağdaşmadığı bu nedenle iflas kararının akıbeti kesinleşinceye kadar işbu mahkememiz dosyasını bekletmek düşünülememiş olmakla davacıların borca batık oldukları dikkate alınarak ve davacılar hakkında BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğinden iflas hususu yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar vermek gerektiği gibi konkordato talebi yönünden ise  İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292.maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile borca batıklığı nedeniyle de iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, davacı bakımından gelen raporlar dikkate alınarak İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292.maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile borca batıklığı nedeniyle borca batıklığı nedeniyle de iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup dosya kapsamı, sunulan mali tablolar ve komiser raporları, bilirkişi raporları ve davacıların borca batık olduğu göz önünde bulunarak konkordatonun başarıya ulaşamayacağı mahkememizce tespit edilip bu kanaate varıldığından davacıların konkordato taleplerinin reddine borca batıklık ve iflas hakkında ise ayrı bir esasa tefriki  şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davacıların Konkordato Taleplerinin REDDİNE,<br>2-Davacıların borca batık oldukları dikkate alınarak ve davacılar hakkında BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğinden bu husus yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, ayrı bir esasta iflas kararı sonucunun kesinleşmesinin beklenmesine, <br>3-Davacılar hakkında konkordatoda verilen tüm tedbirler kaldırıldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85- TL harçtan peşin alınan  80,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 189,15- TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  İİK maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  10 GÜNLÜK süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekili, müdahil ...bank ve ... vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.12/10/2023<br><br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imza <br>Üye ...<br>   ¸e-imza<br>Üye ...<br>  ¸e-imza <br>Katip ...<br>  ¸e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18e00fa8f50ead8b","SID":"c2ca3169af968906"}}