{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2287 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1984<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ         \t: 14/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/560 Esas (derdest)<br>TALEP             \t: İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 10/07/2023<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/12/2023<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 ara karar tarihli ve 2023/560 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP:<br>İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin malvarlığı ve şirketin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına bu istek kabul edilmez ise denetim kayyımı atanmasına; davalı şirketin 12/04/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın TTK gereğince icrasının geri bırakılmasına, HMK’nın 389. ve devamı maddeleri gereğince davalı şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla tedbiren kısıtlanmasına ve davalı şirkete geçici olarak şirket müdürler kuruluna yönetim ve-veya denetim kayyımı atanmasına, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mallları ile kira gelirleri de dahil olmak üzere; 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız ve süresiz olarak tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep  ettiği görülmüştür. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;  \"...  Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden ve getirtilen kayıtlardan bu aşamada yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde davanın konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılması gerektiği yönünde mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığı..\" gerekçesiyle \"... davalı şirketin 12/04/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan davaya konu kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönündeki ihtiyati tedbir isteğinin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Karara karşı, ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  6102 s. T.T.K. M. 449 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin de davet edilerek dinlenilmesi suretiyle 12.04.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi  gerektiğini belirterek,  isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karar, ihtiyati tedbir talep eden(davacı) vekili  tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>Somut olayda, ihtiyati tedbir talep edenin (davacının) davalı şirketin 12/04/2023 tarihli  genel kurulunda alınan  kararların hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali  ile yürütmenin durdurulması, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin yetkilerinin kısıtlanması ve şirkete geçici olarak yönetim ve denetim kayyımı atanması  istemi ile  eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, \tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449.  maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki;  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir.<br>İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>İhtiyati tedbir isteyen davacı yan, istinaf itirazı olarak  6102 Sayılı TTK'nın  449 maddesi uyarınca yönetim kurulu  üyelerinin duruşmada beyanlarının alınmaması hususunu ileri sürmüştür.<br> Eldeki davada yönetim kurulu üyesi yazılı beyan dilekçesi ile  yürütmenin durdurulması talebi hakkında beyanda bulunmuşlardır. 6102 Sayılı TTK nın 449. maddesinde  sadece yönetim kurulu  üyelerinin görüşlerinin alınacağı hususu yer almakta olup, duruşmada dinlenmeleri gerektiğine yönelik açık bir düzenleme  bulunmamaktadır. <br>Yönetim kurulu üyesinin beyanlarını içerir dilekçe ile  6102 Sayılı TTK'nun 449.maddesi uyarınca ihtiyati tedbire yönelik beyanda bulunduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir isteyen davacı yanın bu yöne ilişen istinaf itirazının esastan reddi gerekmiştir.<br>\tDava konusu talep ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava dosyasına sunulan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, talebin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen (davalı) şirketin organsız kalmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden( davacı) vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2023 tarihli ve 2023/560  Esas (derdest) sayılı ara kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-a)İstinaf kanun yoluna başvuran taraftan alınması gereken harç  269,85-TL başlangıçta alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>b)Davacı tarafın yatırmış olduğu istinaf kanun yoluna başvuru harcının 738,00-TL hazineye gelir yazılmasına,<br>3-İstinaf yoluna başvuran tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek karar ile hüküm altına alınmasına, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının resen  HMK'nun 333. maddesi gereğince yatıran tarafa İADESİNE,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın tebliği, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/12/2023 tarihinde oy birliği ile  karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89bd6d6463c46850","SID":"a030ad8a790eece5"}}