{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1655 <br>KARAR NO: 2023/1699<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/09/2023<br>NUMARASI: 2023/168 E. <br>DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Tecavüzün Ref'i İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... patent hakkına sahip olduğu ... markası adı altında üretim yapmakta ve ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin yaptığı çalışmalar sonucunda brülör cihazını kamyon veya benzeri araçların arkasına monte edip yol bakım ve asfalt döküm-yerleştirilmesinde kolaylık sağlayacak bir buluş yaptığını, müvekkilinin, ...  tescil numarası ile 24/04/2023 tarihli bültenden yayımı yapılmış faydalı modeli adına tescil ettirdiğini, davalı şirket müvekkiline ait olan faydalı patente konu buluşu birebir kopyaladığını, davalı şirket daha önce kamyon veya benzeri bir araca monteli halde üretim yapmıyor iken müvekkilinin buluşunu izni olmadan kopyalamak sureti ile marka hariç olmak üzere birebir olarak üretip satmaya başladığını ve halen de satmaya devam ettiğini, müvekkilinin ürettiği cihazların üzerinde ... logosu gözükmekte iken davalı şirketin ürettiği cihazlarda ise ... logosu rahatlıkla okunabildiğini, bu nedenlerle öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile dava sonuna kadar tecavüz fiilinin durdurulmasını; tecavüz eden ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 15/09/2023 tarihli ara kararıyla; \"...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesine sunulu fotoğraflardan, davalı şirketin müvekkilinin faydalı model hakkına tecavüz ettiğinin ve Kamyona Monteli Brülör sistemini doğrudan ürettiğinin delili olduğunu, HMK’nın 390/3. Maddesine göre, sunulan deliller ışığında yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, İhtiyat-i Tedbir Talebinin reddi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın,  davacının ... tescil numarası ile 24/04/2023 tarihli bültenden yayımı yapılmış tescilli  faydalı model haklarına davalı  ... Anonim Şirketi  tarafından tecavüz edildiği gerekçesiyle açılan Tecavüzün Ref-i davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, davalının  davacının faydalı patente konu buluşu birebir kopyaladığını  ve kullandığını, kullanımının engellenmesi  hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yukarıda yazılı olduğu üzere ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, davalının davacının faydalı modelini kullandığına ilişkin sadece fotoğraf deliline dayandığı, faydalı modelin brülör cihazını kamyon veya benzeri araçların arkasına monte edip yol bakım ve asfalt döküm-yerleştirilmesinde kolaylık sağlayacak bir buluşa ilişkin olduğu, faydalı model tecavüzünün gerçekleştiğinin tespitinin ancak yapılacak bilirkişi incelemesi ile sağlanabileceği, davacının bilirkişi incelemesi talep etmediği, taraf iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada  ihtiyati tedbir uygulanması bakımından  yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı,  HMK 389 ve SMK 110. Maddeye göre başvuru işlemlerinin durdurulması bakımından  yaklaşık bir ispatın bulunması gerektiği, hak kayıplarının önüne geçilmesini temin amacı güden, HMK.'nun 389 ve devamı maddelerinde ön görülen, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, yasal koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,  yargılamanın seyrine ve  toplanacak delillere göre tedbire ilişkin kararların her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir talebinin reddi kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  15/09/2023 tarih ve 2023/168 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3b57cdd76b8eda8","SID":"9a17db3a0e7acc8f"}}