{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1737 <br>KARAR NO: 2023/1701<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/09/2023<br>NUMARASI: 2023/168 E.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir kararı verilerek teminatsız olarak; Davalının \"...\" ibaresi içeren \"https://www.....com\" ve \"https://www.....com.tr\" internet sitesinin kapatılmasına ve erişimin engellenmesine, tedbire karar verilmesi halinde  Sağlık Bakanlığına yazı yazılarak, verilen tedbir kararının bildirilmesine, karar verilmesini, Davalının tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine, Davalının kullanmakta olduğu  \"...\" ibaresini içeren her türlü tabelalarının sökülmesine, her türlü yazılı ve görsel belge, görüntü ve dökümanlarına elkonulmasına ve imha edilmesine,  Davalının \"...” ibaresini kullanmaması hususunda uyarılmasına, Davalının \"...\" ibaresini kullanarak işlem yaptığı belirterek bu hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 29/09/2023 tarihli ara kararıyla; \"...TPMK'ndan gelen marka ve tasarım tescil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalı adına tescil edilen .... tescil numaralı \"...\" markasının 01,05,10,35. sınıfta tescilli olduğu, bilirkişiler tarafından tespit edilen davalı kullanımlarının da bu kapsamda kaldığı, davacının markalarının ise \"...+ŞEKİL\" esas unsurlu 01,03,05,10,16,35,41,44. Sınıfta tescilli markalar oldukları, her iki tarafın markalarının da şekil unsuru içerdiği, davalının marka kullanımının tesciline uygun olduğu, davalının markasının hükümsüz kılınıp kılınamayacağının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca davacının   davacının markalarının daha eski tarihli olduğundan, ayrıca davalının tescilli markası ile davacının markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer olduğuna dair marka uzmanı bilirkişi tarafından görüş bildirildiğinden, davalının marka kullanımına devam etmesi nedeniyle davacı taraf için yargılama süresince oluşabilecek muhtemel zararların teminatı olmak üzere davalı tarafça SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince 200.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize bir hafta içinde depo etmesi, aksi halde davacı tarafın marka kullanımına ilişkin ihtiyati tedbir talebiyle ilgili daha ağır bir ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin ihtarına, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının marka kullanımıyla ilgili fazlaya ilişkin taleplerinin ve tasarımla ilgili ihtiyati tedbir taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alınan bilirkişi raporunda, Davalının unvansal ve markasal kullanımının ihlal yarattığı yönünde tespit yapıldığını, Davalının ticaret unvanında, davacı müvekilinin tescilli ve ilaç sektöründe  tanınmış markasını kullandığını, davalının unvanının müvekkilinin unvanıyla da tescilli markasıyla da ihlal yarattığını, ilaç sektöründe iki tane ayniyet derecesinde benzer unvanın faaliyet göstermesinin haksız rekabet yaratmasının kaçınılmaz olduğunu,  Davalının  ... TİC. A.Ş. unvanının ayırtedici unsuru olan ... ibaresinin Müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasını aynen içerdiğini, ... ibaresinin \"..\" ibaresinin kısaltması olarak yaygın kullanımı bulunduğundan ilaç sektöründe ayırtediciliği bulunmayan jenerik bir takı olduğunu, Bilirkişilerce tespit edildiği üzere davalı tanıtımlarında, internet sitesinde ve ambalajları üzerinde ... markasının ayırtedici ve baskın unsur olarak kullandığını, davalının ... markalarının müvekkilinin ... ile karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, ilaç ambalajları üzerinde kullanılan ... markasının müvekkilinin tescilli tanınmış markası olduğunu,  ilaç ambalajları üzerinde kullanılan ... markası müvekkilin ilaç sektöründe tanınmış markası olduğunu, ilaç sektöründe \"...\" ibaresini müvekkili dışında kullanan hiç kimse olmadığını, davalının ambalajları üzerinde ... ibaresini gören tüketicinin uzman tüketici de dahil müvekkilinin bir iştiraki veya markası zannedeceğini, tanınmış markasını sulandıracak nitelikte olduğunu, \"...\" ibaresini ticaret unvanında kullanarak haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal ettiğini, Müvekkilinin ... markasının \"tanınmış marka olduğu\"  Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/11/2020T. 2018/508E.  2020/365K. sayılı kararı ile de kabul edildiğini ve bu kararın BAM tarafından onandığını, Tedbir talebine konu davalının kullanımında olan  \"https://www.....com\" ve \"https://www.....com.tr  internet adresleri müvekkilin tesciili ve tanınmış markasını ihlal edecek şekilde kullanıldığını, o sebeple bu tedbir taleplerine yönelik herhangi bir karar verilmemesinin aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak bu internet sitelerinin kapatılmasına ve erişimin engellenmesine karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; \"...\" ibaresinin evrensel bir ibare olduğunu, zayıf marka niteliğinde olduğunu, çok sayıda \"...\" sözcüğünü içeren marka olduğunu, müvekkili markasındaki ayırt edici unsurun \"...\" ifadesi olduğunu,  müvekkilinin, davacının iddia ettiği gibi bir ilaç firması değil, \"destekleyici ek gıda\" üreten bir firma olduğunu, müvekkili markasının davacı firma markasıyla karıştırılma ya da davacı markasının yan ürünü olarak algılanma riski bulunmadığını, müvekkili firmanın piyasadaki ürünleri, (yine raporda belirtildiği üzere) \"...\", \"...\" gibi birleşik sözcükler içeren isimlerle kullanıcıya arz edildiğini, söz konusu ürünlerin her birinin isminin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini,  davacının, tescil ile korunmasını talep ettiği markası gibi, müvekkilinin de işbu ürünlerin isimlerinin korunmasını ve kullanımının sınırlanmamasını talep etme hakkı olduğunu, bu ürünler üzerinde kullandıkları şirket logosunun (...) ise, davacı firmanın markasıyla karıştırılma imkanı olmayan, görsel ve fonetik açıdan tamamen farklı olan bir logo olduğunu, davacı tarafın işbu internet sitelerine erişimin engellenmesine ve sitelerin kapatılmasına yönelik taleplerinin kabul edilmesinin müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğratacağını, müvekkili firmanın ürettiği ürünlerle piyasada muhatap olacak ve bu ürünleri kullanacak/ ortalama tüketiciye önerecek olan kişilerin doktor, eczacı veya veteriner gibi kendi alanında belirli bir uzmanlığa sahip olan meslek grupları olduğunu,  bilirkişi raporunun başlangıcında bu görüşe yer verilip, devamında ise bu görüşle tamamen zıt olarak \"davacı tarafın yan ürünü gibi algılanabileceği\" hususunda görüş bildirilmesinin de hem çelişkili, hem de hukuka aykırı bir tespit olduğunu, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı adına kayıtlı ... +ŞEKİL\" esas unsurlu 01,03,05,10,16,35,41,44. Sınıfta tescilli markalarına, davalının tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ilişkin olduğu, Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, mahkemece verilen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararının istinaf istemine yöneliktir. Somut olayda; karşı yanın, \"https://www.....com\" ve \"https://www.....com.tr\" internet sitesini kullanmak suretiyle tedbir talep edenin tanınırlığından faydalandığı iddia edilerek, karşı tarafın kullanımının durdurulması, önlenmesi tedbiren talep edilmiş, Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf edilmiştir.Davacı tarafça, tedbiren davalının \"...\" ibaresi içeren \"https://www....com\" ve \"https://www.....com.tr\" internet sitesinin kapatılmasına ve erişimin engellenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalıya ait marka kayıtları, “...” 25/08/2020 tarihinden itibaren on yıl süreyle 03/03/2021 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildiği, 18.08.2022 tarihinden itibaren Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 10 yıl süreyle korunmak üzere, 01.02.2023 tarihinde \"...\" tescil edildiği, \"..., 13.09.2021 tatihinden itibaren 10 yıl süreyle 24.01.2022 tarihinde tescil edildiği, BBİ markasının tescilli olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda \"Davacı yanın tescilli markalarının asli unsuru olan “...” unsurunun davalı unvanı ve markalarındaki kullanımlarda da asli unsur olarak yer aldığı, her ne kadar tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğu değerlendirilebilecek ise de davacı yanın markasını bilen /tanıyan tüketicinin davalı yanın kullanımları ile karşılaştığında davacı yanın seri markalarından birisi ile karşı karşıya olduğunu değerlendirebileceği, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait markaları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği\" yönünde görüş bildirildiği, ... başvuru numaralı 22.09.2017 başvuru, 07.03.2018 tescil tarihli   “şekil ...” ibareli markanın davacı ... ANONİM ŞİRKETİ adına tescilli olduğu, ... başvuru numaralı 14.02.2020 başvuru tarihli “...” ibareli markanın, Mal ve Hizmetlerin  Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 01 / 05 / 10 / 35 / sınıflarında ... ANONİM ŞİRKETİ adına başvuru konusu olduğu ve başvurunun 30/11/2022 tarihinde BAŞVURU/TESCİL GEÇERSİZ şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile menine yönelik olup, HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği ancak davacının önlenmesini talep ettiği ve acil olarak zararını gösterir delillerin bulunmadığı ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Somut olayda davalının \"...\" ibaresini içeren markalarının bulunduğu, bu markalarının hükümsüzlüğünün talep edilmediği, yaklaşık ispat koşulları yerine gelmediğinden, mahkemece dosya kapsamı doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar isabetlidir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  29/09/2023 tarih ve 2023/168 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af14b26f67ae89c7","SID":"e446ff7b855ab48c"}}