{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1738 <br>KARAR NO: 2023/1702<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 29/09/2023<br>NUMARASI: 2023/173 E.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... Holding çatısı altında faaliyet gösteren davacı Şirket ... A.Ş. (\"...\"), Türkiye'nin öncü teknoloji şirketlerinden biri olarak ileri veri analitiği, siber güvenlik, teknoloji hizmetleri ve çözümleri, yeni nesil dijital dönüşüm ürünleri ile pek çok tanınmış markanın da dahil olduğu 4000'den fazla yerel ve uluslararası müşterilerinin dijitalleşme süreçlerine 50'den fazla uluslararası teknoloji partneri ile birlikte destek vermekte olduğunu, davalı şirketin ortak /yöneticileri olarak gözüken  ... , 05.05.2014-20.10.2021 tarihleri arasında, ... ise 01.12.2012-20.10.2021 tarihleri arasında Müvekkil Şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden çalışmış olduklarını, davaya konu \"www....net\" URL adresli web sitesinin sistemi, Müvekkil Şirket bünyesinde çalıştıkları süre boyunca, \"...\" için özel olarak hazırlanmış ve yapılmış olan \"Analiz\" belgelerinden, \"Veritabanı Tabloları\" gibi yazılım altyapılarını kullanılarak ...  ve ... isimli şahıslar taraflndan ortak bir şekilde oluşturulduğunu, söz konusu ticari ve telif niteliğindeki bilgiler şirket dışına çıkarıldığı gibi daha önce Müvekkil Şirket bünyesinde çalışan ... ile ...  tarafından \"www.....net\" URL adresli web sitesi kurulmuştur. Söz konusu internet sitelerinin ana sayfaları dahi birbirinin aynısının olmasının yanında; Müvekkil Şirkete ait \"www.....net\" URL adresli web sitesi ile karşı tarafça kurulan sitenin aynı hizmeti sağladığı da açıkça ortada olduğunu, yalnızca ana sayfaları bile bu derece belirgin bir şekilde aynı olan tespite konu sitenin; yazılım sistemleri, müşteri giriş sistemleri, müşteri panel sistemleri, kodlamalar, LOG, veri tabanı, satin alma platformunun benzer veya aynı olduğu da yapılan tespit sonucu ortaya çıkacağını belirterek; öncelikle FSEK m.66, 69, TTK.54-55, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkile ait esere tecavüzün ve haksız rekabetin men'i, ref'i ve önlenmesine, haksız rekabet teşkil eden ... isimli URL adresine erişimin engellenmesine, Yargılama neticesinde müvekkile ait ... isimli esere tecavüzün tespiti ile önlenmesine ve refine, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve önlenmesine,  karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Dosya incelendiğinde davalının markasının hükümsüzlüğü için dava açıldığı, hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığının yargılama sırasında tespit edilebileceği, bu aşamada alınan rapor da dikkate alındığında yaklaşık ispat şartları yerine getirilmediği anlaşılmakla, HMK 395'inci maddede belirtilen şartları taşımadığı anlaşılmakla davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla  ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine Davalı Şirketin markasının hükümsüzlüğünün talep edilmediğini, Müvekkili Şirkete ait “www.....net” URL adresli web sitesi ile Davalı Şirket yetkilileri tarafından kurulan \"www....net\" sitelerinin aynı hizmeti sağladığından bahisle, dava konusu sitenin; yazılım sistemleri, müşteri giriş sistemleri, müşteri panel sistemleri, kodlamalar, LOG, veri tabanı, satın alma platformunun benzer veya aynı olduğu tespiti ve Müvekkili Şirkete ait esere tecavüzün ve haksız rekabetin men'i, ref'i ve önlenmesi ile haksız rekabet teşkil eden ... isimli URL adresine erişimin engellenmesinin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından dava dilekçesi hatalı anlaşıldığı gibi uyuşmazlığın tespitinin de hatalı belirlendiğini,  İlk Derece Mahkemesince 12.09.2023 tarihli tensip tutanağının 14 nolu ara kararı ile; http://www.....net URL adresli web sitesi üzerinde inceleme yapılarak kime ait olduğu ve içeriğinin tespiti için rapor düzenlenmesine karar verilmişse de; yazılım altyapılarının kullanıp kullanmadığının tespiti bakımından http://www...net URL adresli web sitesi üzerinden yapılacak incelemenin tek başına yetersiz kalacağını, davaya konu “www.....net” URL adresli web sitesinin sistemi, “...” için özel olarak hazırlandığını ve yapılmış olan “Analiz” belgeleri ile “Veritabanı Tabloları” gibi yazılım altyapıları kullanılarak yazılım sistemleri, müşteri giriş sistemleri, müşteri panel sistemleri, kodlamalar, LOG, veri tabanı, satın alma platformunun benzer veya aynı şekilde oluşturulduğunun görüldüğünü, bu nedenle  dava konusu sitenin; yazılım sistemleri, müşteri giriş sistemleri, müşteri panel sistemleri, kodlamalar, LOG, veri tabanı, satın alma platformunun benzer veya aynı olduğunun tespiti amacı ile bilirkişiye tevdii edilmesi gerektiğini, hazırlanan bilirkişi raporunda da; “Davacı vekilince FSEK md 2.uyarınca bilgisayar programları kategorisinde eser olarak koruma elde ettiği iddiası varsa da heyetimizde FSEK uzmanı bulunmamasından kaynaklı bu yönde değerlendirme yapılamayacağına dair bilirkişi heyet raporudur.\" şeklinde görüş bildirilerek veri tabanı incelemesi yapılamadığını, Davalı şirkete ait bilgisayarın mahkeme kalemine getirilmeden ve Mahkemeye sunulması yönünde Davalı Şirkete ihtaratlı müzekkere yazılmadan, akabinde FSEK uzmanı bilirkişi atanmadan ve mevcut bilirkişi heyeti ile oluşturulmak sureti ile tekrardan rapor tanzim edilmeden, eksik inceleme ile oluşturulan rapor sebebi ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunulan uzman görüşünde; ... ve ... tarafından Müvekkili Şirket bünyesinde çalışırken şahıslarına ait iletiler, mailler ve Davalı şirkete ait internet sitesi incelendiğini, Davalı Şirket tarafından kullanımın, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya çıktığını,  dosyaya sunulan uzman görüşü uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını aksi halde bilgisayar yazılım konusunda uzman bir FSEK uzmanı bilirkişi atanmasını ve mevcut bilirkişi heyeti ile oluşturulmak sureti ile tekrardan rapor tanzim edilmesi gerektiğini, İnternet sitelerinin ana sayfaları dahi birbirinin aynısının olmasının yanında; Müvekkili Şirkete ait “www.....net” URL adresli web sitesi ile Davalı Şirket tarafından kurulan sitenin aynı hizmeti sağladığının da açıkça ortada olduğunu, bilgisayar yazılım konusunda uzman bir FSEK uzmanı bilirkişi atanmasını, mevcut bilirkişi heyeti ile oluşturulmak sureti ile tekrardan rapor tanzim edilip tedbir konusunda yeniden karar verilmesini, neticede İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin  reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, özetle; www.....net  adresinin içeriğinde yer alan yazılımın aynısının davalılarca kullanıldığı ve tedbir koşullarının somut olayda gerçekleştiği nedenlerine dayanılmıştır.Bilirkişi raporunda, “Davacı vekilince FSEK md 2.uyarınca bilgisayar programları kategorisinde eser olarak koruma elde ettiği iddiası varsa da heyetimizde FSEK uzmanı bulunmamasından kaynaklı bu yönde değerlendirme yapılamayacağına dair bilirkişi heyet raporudur.\" şeklinde görüş bildirilerek veri tabanı incelemesi yapılamadığı,  bu nedenle alınan teknik raporun yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, \"...\" sisteminin karşı taraflar ...  tarafından kullanılan \"...\" sistemi ile aynı olduğu,  iki sistemin de \"Dijital Satın Alma Platformu\" yazılımından oluştuğu, karşı tarafın öncesinde davacı bünyesinde çalıştığı, Maillerine ve WhatsApp üzerinden şirket dışına çıkarılan tüm doküman, dosya ve belgelerin \"Dijital Satın Alma Platformu\" yazılımına özel olarak yapılan çalışmalara ait olduğu, müşteri panel yapılarının tamamen aynı olarak \"app\" subdomain şeklinde kullandıklarının sabit olduğu gerekçesi ile tedbir talebinde bulunmuş ise de, dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiği, bilirkişi  raporunda yaklaşık ispata dair bilgilerin de yer almadığı, yargılama gerektiren ve teknik inceleme gerektiren husular olduğu, 6100 Sayılı HMK'nun  396. maddesine göre durum ve şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasının yeniden talep edilebileceği, gerekçe içeriğine göre; Mahkemece, tedbir açısından yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  29/09/2023 tarih ve 2023/173 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3db4a76d986ee31b","SID":"8a46f7478f010bf0"}}