{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/2265 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1950<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  29/08/2023 (Dava) - 05/09/2023 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2023/812 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA\t\t:Limited Şirket Müdürünün Azli (6102 sayılı TTK'nın 630/2 Maddesi Gereğince Açılan ve Haklı Nedene Dayanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 29/08/2023<br><br>BİRLEŞEN MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN  <br> 2023/819 ESAS 2023/595 KARAR SAYILI DOSYASINDA; <br>DAVA\t\t: Limited Şirket Müdürünün Azli (6102 sayılı TTK'nın 630/2 Maddesi Gereğince Açılan ve Haklı Nedene Dayanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir Talebinin Reddi Kararının Kaldırılması<br>DAVA TARİHİ\t\t: 31/08/2023<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 07/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/12/2023<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  05/09/2023 ara karar tarihli ve 2023/812 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Asıl davada davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalının salt ... Şirketinde müdür olmadığını aynı zamanda ... şirketinde ... Yapıyı temsilen iş ve işlemler yapmakta olduğunu, davalının yapacağı iş ve işlemlerin ... şirketinde müdür olan ve ...'nın iş ve işlemi olacağından davalının da basiretsiz bir tacir gibi davrandığı dikkate alınarak iki şirketin de 3. Kişilere karşı gerekse de şirketin ve dolayısıyla diğer ortaklarına karşı sorumluluğunun doğacağını, bu tutum ve davranışların sonlandırılması ve şirketin olası bir telafisi güç veya imkansız zararlarla karşılaşmaması bakımından dava sonuçlanıncaya kadar davalının müdürlük hak ve yetkilerinin kaldırılması için öncelikle ve ivedilikle verilecek bir ihtiyati tedbir kararına ihtiyaç duyulduğunu bu nedenlerle dava sonuçlanıncaya kadar davalının ...  Şti'deki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen davada davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalının müdürlük görevini sürdürmesi halinde şirkette çıkan problemlerin artarak devam edeceğini ve şirketin faaliyet gösteremeyeceğini, bu nedenle şirketin taahhütlerini yerine getiremeyeceğini görülmekte olduğunu, bu durumda şirketin \"ideal\" projesine başlamasının veya başlasa bile sürdürmesinin imkansızlaşacağını, ... şirketinin zarara uğrayacağını, ... şirketi ile ortaklığı bulunduğu ... şirketi ortakları arasında 2018 yılından bu yana görülen, derdest olan davaların bulunduğunu, Mahkememiz 2021/906 Esas sayılı dosyasında ... şirketinde müşterek müdür ...'un yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, ... Şirketi'ni temsilen ...'nün münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu görevi başarıyla ifa ettiğini, tüm bu nedenlerle ileride doğacak telafisi imkansız zararların önlenmesi ve ... şirketinin işler hale gelip mevcut taahhütlerini tamamlayabilmesi, taahhüt altına girdiği tüketicileri ve sair üçüncü kişilerin menfaatlerinin korunması amacıyla ...'nın yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması, şirketin yönetim ve temsil yetkisinin tek imza ile davacı müvekkiline verilmesine ihtiyati tedbir olarak karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece 05/09/2023 tarihli ara kararı ile; ''....Mahkememizin asıl dava dosyası olan 2023/812 Esas sayılı dosyasında ve  Mahkememizin bu dosya ile birleşen 2023/819 Esas, 2023/595 Karar sayılı dosyasında davacı vekillerinin dava dilekçesi ile talep ettikleri ihtiyati tedbir taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, Mahkememizin bu dosya ile birleşen 2023/819 Esas, 2023/595 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin 6100 sayılı HMK'nın 28. Maddesi gereğince yargılamanın gizli yapılması talebinin REDDİNE....''  şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının 2016 - 2022 yılları arasında ... şirketinin menfaatlerine aykırı hareket ettiğini ve halen daha bu eylemlerine devam eden davalının benzeri tutum ve davranışları sergilemesi ve şirketi zarara uğratması kuvvetle muhtemel olup işbu zarar ve ziyanın telafisi ise mümkün olmayacağı gibi şirket açısından geri dönülmez olumsuz mali sonuçlara sebebiyet vereceğini, bunun yanında şirkete müvekkili ve ailesinin verdiği teminatların davalının basiretsiz tacir gibi davranması neticesinde şirketi, müvekkili ve ailesini daha büyük risk altına soktuğunu, ayrıca davalının yukarıda detaylı şekilde ifade edildiği üzere çift imzadan kaynaklı işlemler (devam eden ve yeni başlayacak inşaat projelerinin) davalının kasti engellemeleri nedeniyle de yapılamadığını, nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan yeminli mali müşavir tarafından hazırlanan raporda da davalının görev süresince bu yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarar uğrattığının açıkça görüldüğünü, 2016 yılında müdür olan davalının fiktif işleme onay vermesiyle dava dışı müdür ...  ile birlikte ... Şirketini hem ortak bulundukları şirkete hem de kendilerine borçlandırdığının açıkça tespit edildiğini, şirketi borçlandırmak ve kayıtların usulüne uygun tutulmamasının tek başına azil için yeterli olduğunu, ... şirketine ait kayıtların ve mutabakat metninin incelemesi neticesinde davalının şirketi ve kendisini apaçık zarara uğrattığı tespit edilince davalının şirket kayıtlarını istediği gibi değiştirdiğini ve müdürlük görevini yaparken şirket müdürü olarak şirketin menfaatini değil kendi menfaatini koruduğunu gördüğünü,  ... şirketi ve ... şirketinin derdest olan birçok davası bulunmakta olup her iki şirketin de usulünce ve gereğince temsil edilmesi için kanuni bir temsilci/avukat ile kendisini temsil ettirmesi gerektiğinin davalının da kabulünde olduğunu, buna rağmen davalının şirket adına çıkartılan avukatlık vekaletnamelerinde (örn. 31/12/2022 tarihine kadar) süreli olarak vekalet çıkarmakta ve her yıl yeniden vekaletname çıkartmak için de her iki şirket ortağının onayı/imzası gerekmekte olduğunu, durum bu iken davalının müdürü olduğu şirketlerin menfaatini korumak için bahsi geçen avukatlık vekaletname süresi dolmadan veya dolmuşsa bile en kısa sürede yeni vekaletname çıkarmak için gereğini yapmak yerine davalının kasti olarak avukata geç vekaletname çıkardığını ve şirketin yaklaşık 2 - 3 ay boyunca avukat olmadan/hukuki koruma olmadan faaliyetini yürütmeye çalıştığını, davalının şirketlerin muhasebe işleriyle ilgilenen kişiye yönelik olarak da aynı ihmali gösterdiğini ve 2 - 3 ay boyunca şirketin muhasebe iş ve işlemleri özellikle de banka işlemlerinin aksadığını, bunun neticesinde de şirketin doğrudan ve/veya dolaylı olarak mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin davalıya gönderdiği ve dava dosyasında yer alan whatsapp yazışmasında da görüldüğü üzere vekaletnamelerin bir an önce çıkartılması yönünde müvekkili ne kadar çabalasa da davalının, şirket menfaatini düşünmeden ve tamamen keyfi olarak imzadan imtina ettiğini, şirketin ticari hayattaki iş yükü, gelir-gider/muhasebe işlemlerinin yoğunluğu, şirketin ticari faaliyet alanları itibariyle birçok uyuşmazlıkla karşılaşması ve bu uyuşmazlıkların da profesyonel şekilde çözüme kavuşturulması için muhasebeci ve avukatın yardımından istifa etmesi gerektiği hususunun açık olduğunu, bu kişilerin şirket adına iş/işlem yapması ise geçerli(süresi geçmemiş) vekaletname/temsil belgesi ile mümkün olduğunu, bu yönüyle davalının keyfi olarak çift imza kuralını kötüye kullanarak şirketi zarar tehditi altında bıraktığı, vekaletnameleri de geç çıkardığı hususu nazara alındığında davalının şirket menfaatine aykırı şekilde hareket ettiğini belirterek Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbirin reddi kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbirin kabulü ile davalının ... Şti. ve ...  Şti.'nin müdürlük yetkilerinin dava sonuçlanıncaya dek kaldırılmasına, aksi kanaatte ise sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulu deliller, ihtiyati tedbir kararı vermek için yeterli olmasına rağmen, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının şirketin tıkanmasına yol açtığını, şirket işlerinin ilerlemesini engellediğini, TTK'nın 626/(2) maddesine göre delil olarak sundukları ticaret sicil gazetesi kayıtlarından ...'nın yazılı izin almaksızın müdürlük yaptığı şirketle rekabet oluşturan faaliyetleri bulunduğunun ispat edildiğini, dava dilekçesinin 38 nolu delili olarak şirket sözleşmesi dava dosyasına sunularak ispat edildiğini, yine dava dilekçesinde, müvekkilinin şirket müdürü  olarak ... şirketi adına ilgilendiği ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazla ilgili  olarak  birleşen dava davalısının sahibi olduğu ... şirketi adına satış sözleşmesi imzaladığını delillerle ispat ettiklerini, bunu ispat ederken dava dilekçesinin 35 nolu delili olarak emlakçı ... ile müvekkili arasındaki yazışmaları sunduklarını ve 36 nolu delili olarak da  birleşen dava davalısı ...'nın ... şirketinin yetkilisi olarak imzasını taşıyan satış sözleşmesini sunduklarını, satış sözleşmesi gereği ödenen kaparonun tespiti için de bankaya müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, bu durumun birleşen dava davalısının müdürü olduğu ... Şirketi'nin menfaatleri için hareket etmediğini, ortağı ve müşterek müdürü olduğu ... Şirketi ile rekabet halinde olduğunu ve sahibi ve tek yetkilisi olduğu ... Şirketi'nin menfaatlerini, ... Şirketi'nin menfaatlerinden üstün gördüğünü, bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve müdürlük görevini kötüye kullandığını yazılı delillerle ispatı anlamına geldiğini, yerel mahkemenin sunulan satış sözleşmesini yeterli görmüyorsa, kaparo ödemesi için bankaya müzekkere yazarak, ihtiyati tedbir konusunda karar vermeden önce bankadan gelecek yazı cevabını bekleyebileceğini veya satış sözleşmesinde imzası olan kişilere yazı yazarak satış sözleşmesini teyid edebileceğini, bu durumun ihtiyati tedbir konusunda karar verilirken dosyanın eksik değerlendirildiğini ve ihtiyati tedbir kararının reddi konusunda erken karar verildiğini gösterdiğini, dayandıkları delillerin davadaki haklılıklarını ortaya koyduğunu belirterek Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönünde verdiği ara kararının Kaldırılmasına karar verilmesi, ileride doğacak telafisi imkansız zararların önlenmesi ve ...  Şirketi'nin işler hale gelip mevcut taahhütlerini tamamlayabilmesi taahhüt altına girdiği arsa sahipleri, tüketiciler ve sair üçüncü kişilerin menfaatlerini korunması amacıyla, ihtiyati tedbiren ...'nın yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması, şirketin yönetim ve temsil yetkisinin tek imza ile davacı müvekkili ...’ye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. <br>Talep;  asıl ve birleşen davada ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 05/09/2023 tarihli ara karar ile asıl dava ve birleşen dava yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, ara karar asıl ve birleşen dava davacı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; dosya kapsamında asıl davada ve birleşen davada tarafların ileri sürdükleri iddialar, sundukları deliller nazara alındığında, haklılık durumunun yargılama sonucunda ortaya çıkacağı, şirket ortakları olan ve temsil yetkisi bulunan davacıların iddia ettikleri hususlar yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması ve şirkette organ boşluğu da mevcut olmaması nazara alınarak, asıl davada ve birleşen davada  davacının istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl dava davacı vekili ve birleşen dava davacı vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2023 tarihli ve 2023/812 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Asıl dava davacısı ve birleşen dava davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d9b7c023957a0a7","SID":"3c3e4b1aa69a2846"}}