{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas - <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 25/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile iki adet bono dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonolardan dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin isminin ve kimlik numarasının bonoya protestodan sonra eklenerek müvekkilin şahsen borçlandırıldığını, müvekkilinin kimlik numarasının yanında imzasının da bulunmadığını, noterlik tarafından düzenlenen ödememe protestolarında da muhatap ve ödeyecek kişi olarak sadece ... Tic. Ltd. Şti.'nin yer aldığını, müvekkilinin isminin geçmediğini, protestonun kıymetli evrak hukukunda borçluları gösteren resmi bir evrak olduğunu, davalı şirket yetkilileri hakkında resmi evrakta sahtecilik ve aynı zamanda nitelikli dolandırıcılıktan Konya CBS .. sor. sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin takibe konu iki bonodan borçlu olmadığının resmi belgelerle de kanıtlandığını, bu nedenlerle  öncelikle sahtelik iddiaları göz önüne alınarak telafisi imkansız zararların önlenmesi bakamında icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında icra dosyasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde müvekkilinin Konya .. İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyasına konu iki adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı takibin %20'sinden az olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davanın miktarı itibariyle ancak yazılı kanıtlarla yapılması gerektiğini, ancak dosya kapsamında yazılı herhangi bir delilin ortaya konulmadığını, davacı aleyhinde yapılan icra takibinin icra dosyasında imzaya itiraz edilmeden kesinleştiğini, müvekkili firmanın Konya başta olmak üzere un ürettiğini ve sattığını, davacının ve ailesinin de ...'da fırıncılık yaptığını, bu sebeple ticari olarak tanıştıklarını, aralarında yoğun ve cirolu un alım satımı olduğunu, davacının unların parasını ödememesi üzerine müvekkili firmanın yasal işlemleri başlattığını, bu arada davacının ve ailesinin üzerindeki tüm malvarlıklarını yakın akraba ve tanıdıklarına kaçırdığını, buna istinaden tasarrufun iptali davaları açıldığını, davacının süreci uzatmak üzerine iş bu davaları açtığını, bir senette iki imza bulunması halinde ikinci imzanın şahsi sonuç doğuracağını, şirket kaşesi yanında iki imza bulunması halinde, imzalardan birinin şirketi temsilen şirket adına, diğerinin şahıs adına aval olarak atıldığının kabulünün yerleşik Yargıtay uygulamasına da uygun olduğunu, protestodan önce düzenleyen kısmında şirket kaşesi ve iki imza bulunması durumunda, icra takibine kaşe altına imza sahibinin ismi yazılarak icraya konu edilmesi durumunda takibin iptal edilmeyeceğini, avalin geçerliliğinin asıl borcun varlığına ve geçerliliğine yalnız şekli anlamda bağlı olduğunu, aval için zaman sınırlaması olmadığını, vade tarihinden sonra da protesto tarihinden sonra da verilebileceğini, davacı tarafın senet üzerinde davacı ...'nın isminin olmadığını ileri sürerek bu senetlerden borçlu olmadığını gerekçe gösterdiğini, davacı tarafın senet üzerindeki imzasının kendisine ait olduğunu zımnen kabul ettiğini, ancak bu senetten dolayı borç olmadığını ileri sürdüğünü, bu hususun hem çelişkili hem de iyi niyetli olmadığını belirterek; davanın usul ve esastan ayrı ayrı reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davacı vekilinin müvekkilinin imzasına herhangi bir itirazının olmadığı, öte yandan az yukarıda ifade edilen TTK 701 ve 702. Madde hükümleri gereğince bononun ön yüzüne keşidecinin imzası haricinde bir imza olması halinde bunun aval olarak değerlendirilmesi gerekeceği, bu nedenle davacının söz konusu bonolardan sebep avalist olarak sorumluluğunun olduğu, öte yandan ödememe protestosunun bono ya da poliçelerde keşideci dışındaki sorumlulara başvurabilmek için getirilmiş bir düzenleme olduğu, davacıya bu protestonun çekilmemesinin başvuru bakımından herhangi bir olumsuzluk teşkil etmediği, TTK 680.m. hükmüne göre açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının hamile karşı ileriye sürülemeyeceği...\" gerekçesiyle davanın reddine, şartlar oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilinin isim ve T.C'sinin bonoya protestodan sonra eklenerek müvekkilinin şahsen borçlandırıldığının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, davalı şirket tarafından ödememe protestolarının sadece şirkete gönderildiğini, müvekkilinin bonolarda aval veren olarak bir iradesinin bulunmadığını, ödememe protestolarında müvekkilinin isminin yer almadığını, savcılık soruşturmasının sonucunun beklenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davacı asil'in 24/11/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. <br>Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74). <br>Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.<br>Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer.  Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, davacı  tarafından ibraz edilen 24/11/2023 tarihli dilekçenin davadan feragat dilekçesi olduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davacının  istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından, davacı, davadan feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak istinaf talebine ilişkin dilekçesinin REDDİNE, <br>1-Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>B) Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih, ... Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın FERAGAT nedeniyle  REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.707,75 TL harçtan, alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.437,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>3- Tarafların beyanları nazara alınarak, ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, <br>4- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,<br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine<br>D) İlk derece mahkemesince 31/07/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,<br>E) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30277b4c5d2d6591","SID":"0deb8d7e52bce8ef"}}