{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1796 Esas<br>KARAR NO: 2023/1737<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/10/2023<br>NUMARASI:  2023/138 D.iş 2023/136K.<br>DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1999 yılında İstanbul'da kurulduğunu, boya sektöründe marka bilinirliği sağlayan ve piyasada talep oluşumunu sağlayan bir firma olduğunu, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu bir çok marka tescili olduğunu, aleyhe tespit istenilen tarafın internet adresleri ve sosyal medya hesapları üzerinden müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ederek müvekkiline ait taklit ürünlerin tanıtımını, satışını ve reklamını yaptığını, karşı tarafın müvekkilinin tanınırlığından yararlanarak haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenlerle dilekçede sunulan internet adresleri, sosyal medya hesapları ve dosyaya sunulan ürünler üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak karşı tarafın müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzünün tespitini ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 10.10.2023 tarihli duruşmasında ihtiyati tedbir talep eden vekili beyanında;  karşı tarafın kullandığı üründeki markaların ambalaj, tarifname, renk kombinasyonu ve tamamının  müvekkilinin markası ambalaj tasarımı ve sair tüm unsurları ile birebir aynı olduğunu, kutuların büyüklüğüne kadar her şeyin aynı olduğunu, karşı taraf marka yönünden bir savunmada bulunmuş ise de, haksız rekabete ilişkin tasarım ve ticari takdim şekli yönünden herhangi bir savunma getiremediğini, karşı tarafın ürünleri piyasaya sürmesinin ve instagram adresinde paylaşımının, müvekkilinin markayı ve ürünü tanıtmasından iki yıl sonra olduğunu beyan ederek, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Aleyhe tedbir istenen vekili ise; müvekkilinin otuz yıldan beridir boya imalat sektöründe olduğunu, 2019 yılından beri de \"...\" markalı boya üretip, satışını yaptığını, buna dair fatura, e-tespit tutanaklarını ibraz ettiklerini, müvekkilinin fiili kullanımının tedbir isteyenin tescilinden önce olduğunu, tedbir isteyen tarafın fiilli marka kullanımının kendi tescillerinden farklı olarak kendi tescilleri kapsamında olduğunu, \"...\" markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, tedbir isteyenin markasının ise \"...\" olduğunu, tedbir isteyenin diğer tüm marka emtialarında \"...\" markası bulunduğunu, ayrıca tedbir isteyen taraf sektörde kullanılan tüm ibareleri yani ürünün tüm kullanım biçimlerini ve saire marka olarak tescil ettirmiştir ki bunun da haksız olduğunu, tedbirin koşullarının oluşmadığını savunarak, tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; \"taraf markalarının tescil başvuru tarihlerine göre markaların ilk olarak hangi tarafça kullanıldığı ve buna bağlı olarak gerçek hak sahipliği hususu yargılama gerektirdiği, bu haliyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşı tarafın, müvekkili şirket adına TPE nezdinde tescilli olan  \"...”, “...”, \"...\", \"...\",\"...\", \"...\" dan oluşan toplam 6 adet markayı, müvekkilinin tescil ve kullanımından çok sonraki tarihlerde ürünleri üzerine aynı formda yazarak, sosyal medya hesaplarında etiket olarak kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve bununla da kalmayarak, müvekkilinin markalarının da yer aldığı orjinal ürünlerin etiket, plastik ve kutu ambalajlarını, aynı ebatta, aynı renk kombinasyonu ve fotoğraf/marka yerleşimiyle, ipin rengi dahi aynı olacak aynı kutu tasarımıyla Türk Ticaret Kanunu'nunda haksız rekabet sayılacak şekilde üretmekte ve satmakta olduğunu, belirtilen hususların bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,Gerek Bilirkişi raporu ile tespit edilen sosyal medya paylaşımları, gerek markaların tescil bilgileri gerekse oluş sırası dikkate alınarak karşı tarafça müvekkilinin kullandığı markaların, etiketlerin, plastik ambalajların, kutu ambalajlarının müvekkilinden yıllar sonra kullanılmaya başlandığını, karşı tarafın da bilirkişi raporunda  karşılaştırılması yapılan taklit ürünleri müvekkilinden önce kullandığına ilişkin hiçbir savunması ya da iddiası bulunmadığını,Karşı tarafın  neredeyse aynı etiketler kullanmasının dahi haksız rekabet oluşturduğunu, bu durumda dahi tedbir talebinin kabulü gerektiğini, karşı tarafın itiraz ya da savunması olmayan taklit ürün etiketlerine ilişkin haksız rekabet oluşup oluşmadığı hususunda mahkemece bir kanaatte dahi bulunulmamış olması ve sanki haksız rekabete ilişkin bir iddia yokmuşcasına, bu konuda bir gerekçe dahi yazılmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu,Müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, karşı tarafın aynı markayı kullanmasının tesadüf sayılamayacağını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep, İlk Derece Mahkemesince 10.10.2023 tarihli ara karar ile verilen ''ihtiyati tedbir talebinin reddine'' yönelik kararın istinaf yoluyla incelenmesinden ibarettir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olması gerektiği anlaşılmıştır. Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden taraf; karşı tarafın, müvekkili şirket adına TPE nezdinde tescilli olan  \"...”, “...”, \"...\", \"...\",\"...\", \"...\" dan oluşan toplam 6 adet markayı, müvekkilinin tescil ve kullanımından çok sonraki tarihlerde ürünleri üzerine aynı formda yazarak, sosyal medya hesaplarında etiket olarak kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ve müvekkilinin markalarının da yer aldığı orijinal ürünlerin etiket, plastik ve kutu ambalajlarını, aynı ebatta, aynı renk kombinasyonu ve fotoğraf/marka yerleşimiyle, ipin rengi dahi aynı olacak aynı kutu tasarımıyla Türk Ticaret Kanunu'nunda haksız rekabet sayılacak şekilde üreterek sattığını beyan ederek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Karşı tarafça, tespit istemi ve rapora itiraz dilekçesinde, 07/08/2020 tarihinde ... başvuru numaralı ... markasının tescil ettirildiği, ... ibareli markanın 2019 yılı öncesinde kullanıldığı ve önceye dayalı hak sahibi olduğunu, tedbir talep edenin müvekkilinin markasına tecavüzü bulunduğunu ileri sürerek 2019 yılına ait faturaların sunulduğu anlaşılmıştır. Aleyhine tedbir istenen tarafın ürün etiket tasarımını tescil ettirmek için TPMK'ya yapmış olduğu başvurunun, tedbir talep edenin itirazı üzerine reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tedbir talep eden tarafın ... başvuru numaralı şekil+... markasının tescil başvuru tarihinin 12/06/2020 tarihi olduğu, tedbir talep eden yönünden yaklaşık ispat gerçekleştiği anlaşılıyorsa da,  karşı yanın önceye dayalı kullanım savunması, önceki kullanıma dair sunmuş olduğu faturalar ile ürün ambalaj ve etiketinde öncelik hakkının değerlendirilmesi yargılamayı gerektirdiğinden, marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında,  orantılılık ilkesi uyarınca, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 159/2-c maddesi gereğince,  karşı tarafa tedbir talep edenin uğrayabileceği zararların tazmini yönünden teminat yatırtılmasına karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu,  ancak Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gibi, sunulan delillerin de değerlendirilmediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih, 2023/138 D.iş 2023/136K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d3ce94e4ebdab94","SID":"1ec280b492d82a58"}}