{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2023/420 <br>KARAR NO\t\t: 2023/809<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/10/2023<br>Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)  davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>İDDİA: Davacı vekilinin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 25/01/2016  tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle;  davalı borçlunun, müvekkiline ... nolu hesaba ait çeki ödememesi sebebiyle borçlu olduğunu, İzmir .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu ödemeyi uzatmak ve müvekkilinin alacağını tahsil edememesi için kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın kendi hesabından kooperatif hesabına 25.000,00TL gönderdiğinden bahisle icra takibine giriştiğini, 2004-2014 yılları arasında müvekkili kooperatifin başkanlığını yürüttüğünü, usulsüzlükleri ortaya çıkınca istifa ettiğini, usulsüzlüklerine ilişkin hakkında açılmış ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ile kayıtlı sorumluluk davacı ile Çeşme Cumhuriyet Savcılığı ... soruşturma numarasında kayıtlı Savcılık soruşturması bulunduğunu, başkanlığı sırasında tek yetkili olup her türlü bankacılık işlemini tek başına yaptığını, yaparken kendi hesabı ile kooperatfi hesabını karıştırdığını, davacı kendi adına bir cari hesap oluşturduğunu, kooperatif hesabı ile bu hesap arasında sürekli giriş çıkış yaptığını, açılan icra takibine ve çek ödemesi için kooperatifin zor durumda kalmaması adına göndermiş  olduğunu iddia ettiği 25.000,00TL yi gönderdiği esnada davacının zaten kooperatife 20.136,26TL borcu bulunduğunu, bedeli gönderdiğinde davacı kooperatife olan borcunu ödemiş olup sonrasında kooperatiften 4.863,74-TL alacaklı hale geldiğini, bedel yıl sonuna kadar parça parça yine kendi hesabına göndermek suretiyle denklendiğini ve davacının müvekkili kooperatiften herhangi bir alacağının kalmadığını, kooperatifin tüm defter ve kayıtları incelendiğinde durumun ortaya çıkacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, ödemenin 2013 yılında yapıldığını, o tarihten bu yana hiçbir talepte buunulmadığını, yeni yönetimin davacının usulsüzlüklerini tespit ettiğini ve yasal yollara başvurduğunu beyan ederek davanın reddine davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, banka kayıtları, ticari defterler ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde; Banka kayıtları, kooperatife ait her türlü defter ve kayıt, keşif, bilirkişi incelemesi, gerektiğinde tanık, yemin ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.  <br>İNCELEME VE GEREKÇE :   <br>İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi 07.09.2017 tarih, ... Esas - ...sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş,  İzmir BAM ... HD'nin 05/11/2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile, \"....Bu durumda, davaya bakmakla görevli olmayan ilk derece mahkemesince davaya bakılmış bulunulduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. \" <br>HÜKÜM : <br>Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>1-İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.09.2017 gün ve ... E. ... K. sayılı kararının  RESEN KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın HMK 114/c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli İzmir Asliye Ticaret  Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE....\" karar verilmiş olduğu, dosya İzmir .. Asliye Hukuk Mahkemesince mahkememize gönderilmekle mahkememizin ...Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamına göre davaya bakmaya İzmir Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, gerekçesinde uyuşmazlığın davacı kooperatif yöneticisi / ortağı ile kooperatif arasında kooperatif adına ödeme yapıldığı, iddiasından kaynaklandığını. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99/1 maddesi uyarınca üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olduğunun belirtmiş olduğu, 1163 sayılı yasanın 98. Maddesine göre bu kanunda bulunmayan hususlarda TTK'nun daki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının belirtilmiş olduğu, 6102 sayılı yasanın 561 maddesine göre yetkili mahkemenin kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, dava tarihi itibariyle şirket merkezinin Çeşme ilçesinde bulunduğu ve dava tarihi itibariyle Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemeleri) yetkili olduğundan; mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nun 19/3, 116/1-a  ve 138 maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle usulden reddine kararı verildiği, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş,  İzmir BAM .... HD'nin 12/05/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile, \".... Somut olayda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99/1 maddesi uyarınca üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olduğu, aynı yasanın 98. maddesine göre bu kanunda bulunmayan hususlarda TTK'nundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının belirtildiği, 6102 Sayılı Yasanın 561. maddesinde sorumlular aleyhine şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin yetkili kılındığı, ancak işbu davada sorumlu aleyhine açılmış bir davadan söz edilemeyeceği gibi, HMK'nun 14/2.maddesinde ise ; şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetkinin düzenlendiği, bu bağlamda maddenin ikinci fıkrasında \"Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.\" şeklinde olup, açılan davanın bu kapsamda da değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davada genel yetkili mahkemenin yetkili olduğu, davalı yanca cevap dilekçesinde yetki itirazında da bulunulmadığı gözetildiğinde Mahkemece verilen yetkisizlik kararı yerinde değildir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.\"  gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve  mahkememizin ... Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.  <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı göre;  davalı borçlunun, müvekkiline ... nolu hesaba ait çeki ödememesi sebebiyle borçlu olduğunu, İzmir .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu ödemeyi uzatmak ve müvekkilinin alacağını tahsil edememesi için kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep edildiği,  <br>İzmir BAM'ın ... sayılı kaldırma kararında ve daha sonraki ... Esas sayılı kaldırma kararında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava yönünden uyuşmazlığın üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlık olduğunu, ticari dava niteliğinde olduğunu belirterek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirtmiş olduğu, yine ... sayılı kaldırma kararında mahkememizce kesin yetki yönünden verilen karara karşı da davanın  Özel hukuk Tüzel Kişilerin ortaklık ve üyelik işlerinin sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına  veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerin kesin yetkili olduğunu belirterek bu davanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirtmiş olup önceki kaldırma kararı ile sonraki kaldırma kararı arasında çelişkiye düştüğü,<br>BAM' .... Hukuk dairesi davayı ticari dava olarak ne şekilde görüyor davacının tacir sıfatı yoktur, davacıyı kooperatif üyesi sayıyorsa HMK'nın 14/2 maddesi gereğince  kesin yetki söz konusu devreye girer, davacının dava konusu ettiği alacak davacının ortaklık ve üyelik sıfatı ile oluşan borç ve alacak niteliğinden olmadığı, davacının 3. Kişi olarak kooperatifi diğer kişilere olan borcunu ödemesi sebebiyle 3. Kişi olarak kooperatiften alacaklı olduğu iddiası ile dava açmış olduğundan  üyelik sıfatı ile açılmış bir  davanın olmadığı, üyelik sıfatı yoksa ve tacir de değilse ticaret mahkemeleri davaya bakmaya görevli değildir. Kesin yetki ve görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerin bu hususa uyması gerektiğinden BAM .... Hukuk dairesinin öncelikle her iki kararı arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde karar vermesi gerektiğinden, mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM: <br>Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Mahkememizin eldeki davaya bakmaya dava tarihi itibariyle yetkisizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-ç maddesi ve HMK 14/2 maddesi gereğince, davacının dava dilekçesinin kesin yetkisizlik sebebiyle usulden REDDİNE, <br>Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine, <br>Yargılama giderlerine HMK m. 331/2 bent gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemece karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle'ye göre) davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, <br>Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde mahkememizce; dosyanın gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükümle (HMK md. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,  <br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  19/10/2023 <br>Katip ...<br>e-imzalı <br>Hakim ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62329f4be5378a3c","SID":"a0937c4cb9c7eb9f"}}