{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1422 Esas<br>KARAR NO: 2023/1445<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, tüm mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı kooperatifin 12/05/2011 tarihli yazısında müvekkilinin borcu olmadığını da kabul ettiğini, davacıya tahsis edilen dairenin içini davacının yaptırması nedeniyle tam aksine davalı kooperatifin davacıya borçlu olduğunu, buna rağmen davacının 15/02/2017 tarihli ihtarname ile mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkilini ihraç ettiğini, gönderilen ihtarların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, alacağın dayanağının da usulüne uygun bildirilmediğini ileri sürürek ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevabında; 12/05/2011 tarihli yazıyı kabul etmemekle birlikte bu yazının ancak 12/05/2011 ve öncesine şamil olacağını, davacının bu tarihten sonra da mali yükümlülükleri bulunduğunu, borcun ödenmesi için davacı üyeye iki ihtar gönderildiğini ve 10 ve 30 günlük ödeme süresi tanındığını, ödeme yapılmaması ve davacının borcunu ödemeyeceğine dair ihtarnamesi üzerine davacının ihraç edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihtarnamelerde borcun kaynağının açıklanmadığı, davacıyı borçlandırıcı ve ihracına dayanak olarak gösterilen genel kurul kararının usul ve yasaya uygun alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin 30/10/2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararının hukuka uygun olup olmadığını inceleme yetkisi bulunmadığını, genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar geçerli olduğunu, üyeleri 50.000,00 TL mali yükümlülüğe sokan bütçenin davacının da bulunduğu genel kurulda oybirliği ile kabul edildiğini, davacının, diğer üyelerin çoğunun ödediği 50.000,00 TL borçtan haberinin olmaması ve borcun kaynağını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.<br>DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 2019/624 Esas, 2022/403 Karar sayılı ilamı ile; ilk derece mahkemesinin, borca dayanak olan genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle de ihraç kararının iptaline yönelik gerekçesi doğru olmasa da, mahkemenin usule ve yasaya uygun olmayan ihtarnameler nedeniyle ihraç kararını iptal etmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle kararın gerekçesinde hata edildiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.<br>YARGITAY BOZMA İLAMI Yargıtay 6. HD'nin 2022/3223 Esas, 2023/3311 Karar sayılı ilamı ile; istinaf kararında, usul ve yasaya uygun olmayan ihtarnamelere dayanılarak verilen ihraç kararının yerinde olmadığı, bu nedenle ihraç kararının iptal edilmesinin doğru olduğu denilmesine rağmen davanın reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir,<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin ilişkindir.Dosya kapsamından; davalı kooperatif tarafından keşide edilen 07.09.2016 tarihli birinci ihtarnamede 52.000,00 TL aidat borcunun 10 gün içinde ödenmesinin  istenildiği, ödeme yapılmaması üzerine 13/10/2016 tarihli ihtarnamede 52.000,00 TL aidat borcunun 30 gün içinde ödenmesi, aksi halde ortaklıktan çıkarılacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin 19/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine davalı kooperatif yönetim kurulunun 14/02/2017 tarihinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verdiği, davacının ihraç kararının iptali talep ettiği görülmektedir.İşbu davaların ihraç kararının tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği, eldeki davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde ve davalı koopetarif merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinden açıldığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; kooperatif yönetiminin davacıyı üyelikten ihraç için tebliğ ettiği ihtarnamelerin içeriğinde, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen usulde, borcun ana kaynağını açıklamadığı, buna karşın kanunda belirtilen sürelere uyularak ihtarnamelerin tebliğ edildiği,  davacıya verilmiş olan 12/05/2011 tarihli borcu yoktur yazısının davalı kooperatifi bağladığı, ancak belgenin 12/05/2011 tarihinden öncesini kapsadığı, ilerideki dönemlerde yapılacak genel kurullarda alınan mali kararların davacıyı da bağlayacağı, davacının ihracına konu borcun kararlaştırıldığı 30/10/2011 tarihindeki olağanüstü genel kuruldaki bakanlık temsilcilerinin imzalarını içerir divan tutanağının noter tasdikli ıslak imzalı asıl nüshasının mevcut olmadığı ve Ticaret Sicil Memurluğunda zorunlu tescil ve ilanın da gerçekleştirilmediği, ayrıca hazırda bulunanlar listesinin mevcut olmadığı, anılan genel kurul kararının geçerliliğinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, ihtarnamelerde borcun kaynağının açıklanmadığı, ihraca dayanak mali yükümlülüğe ilişkin genel kurul kararının usul ve yasaya uygun alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş, davalı kooperatif vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararının da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD'nce yukarıda yazılı nedenlerle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık; davacının kooperatiften ihracının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kooperatifler Kanunun 27. maddesi uyarınca sermaye veya sair ödemelerle yükümlü ortakların, ödemelerini geciktirmesini takiben yapılacak iki çağrının da sonuçsuz kalması halinde ortaklığın kendiliğinden düşeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği bu durumda kooperatifin bir karar alması gerekmektedir. Davalı kooperatif anasözleşmenin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ise, ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortakların noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde ikinci kez ihtar edileceği, ikinci ihtarı takip eden 30  içerisinde yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin ihraç edileceği düzenlenmiştir.Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve  bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması  halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Yargıtay 23. HD'nin 2015/7425 Esas, 2016/4644 Karar sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta, ödenmesi istenen borcun neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olmadığı, ikinci ihtarda 1163 Sayılı Yasa'nın 27. maddesine aykırı olarak davacı aleyhine bir ay yerine 30 günlük süre verildiği, bu nedenle usule ve yasaya uygun olmayan ihtarnamelere dayanılarak verilen ihraç kararının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekir.Ayrıca ilk derece mahkemesi kararı, Dairemizin 2019/624 Esas, 2022/403 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmışsa da, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine değinilmesinde  yarar görülmüştür. Buna göre mahkemece borca dayanak olan genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle de ihraç kararının iptaline karar verilmişse de, eldeki davanın genel kurul kararının iptaline ilişkin olmadığı, genel kurulun iptal edilebilir kararlarının iptal edilinceye kadar sağlıklı bir kararının hukuksal sonucunu doğuracakları gözetildiğinde, mahkemenin bu yöndeki gerekçesi doğru görülmemiştir. Ancak daha önce Dairemizin kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından, bu hususa sadece değinilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenler ile davanın kabulü ile ihraç kararın iptaline karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1)Davacının davasının kabulü ile; davacının ihracına yönelik 14/02/2017 tarih 62 nolu davalı kooperatifin ihraç kararının İPTALİNE,2)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 238,45‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3)Davacı tarafından yapılan 1.255,80 TL yargılama gideri ile 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,6‬0 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dair, tarafların yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53c73e88ec963928","SID":"fedfebd493046d53"}}