{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1597 Esas<br>KARAR NO: 2023/1400<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2020<br>NUMARASI: 2019/291 Esas, 2020/84 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Dava dışı ... Tic. A.Ş. 30/06/2012-30/06/2014 vade tarihli ... nolu Ticari Paket Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, 04/12/2013 tarihinde sigortalının yapmış olduğu ihbar neticesinde ve aynı tarihte yapılan ekspertiz incelemesi sonucu, 18/11/2013 tarihinde borçlu şirkete ait alışveriş merkezinin ortak pis su giderinden sızan sular sigortalı iş yerinin içerisine sirayet ederek güç kaynağı, hard disk, kayıt cihazı gibi muhtelif elektronik cihaz ve emtialarda hasar meydana gelmesine sebep olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasar ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından 11/02/2014 tarihinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucun 1.108,00 USD hasar tespit edildiğini ve hasar bedeli müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödendiğini, ödenen hasar miktarı davalının söz konusu AVM'nin usun süreli üst hakkı kullanıcısı olması sebebi ile sorumluluğu buluduğunu, hasar tazminatının rücuen tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalının dava konusu olaya ilişkin sorumluluğunun varlığı yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacağını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü\"nün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı şirketin huzurdaki yargılamaya konu sigorta ödemesinin müvekkili şirketten  talep ettiğini, davacı şirketin daha öncede aynı sigorta ödemesine ilişkin başka bir müvekkil şirkete dava açtığını, bahsi geçen dava İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/922 E sayılı dosyası ile görülmüş ve davacının haksız davasının reddedildiğini, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin husumeti yanlış şirkete yönelttiğinin belirtildiğini, davacı şirketin bu nedenle huzurdaki davayı açtığını, davacı hiçbir maddi ve hukuki dayanak olmaksızın dava dışı .... A.Ş.‘ne ödemiş olduğu hasar tazminatının müvekkili şirketten rücuen tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, takibe itiraz etme zorunluluklarını hasıl olduğunu,  ihbar üzerine hazırlanan eksper raporunun, meydana gelen hasar yerinde görülmeden yalnızca dava dışı ilgililerle yapılmış görüşmeler üzerinden hazırlandığını, hasarın tespitine yarar herhangi bir fotoğraf, görüntüleme gibi bir belgenin de bulunmadığını, bu nedenle sigorta hukuku kapsamında, söz konusu hasara istinaden halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tazminat alacağının üçüncü şahıs olarak müvekkil şirketten talep edilemeyeceğini,  davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, davacının sigortalısına ait iş yerinde gerçekleştiği iddia edilen dahili su hasarının 08/11/2013 tarihinde meydana gelmesine karşın dava dışı sigortalının davacı sigorta şirketine ihbarının yaklaşık olarak 1 ay sonra 04/12/2013 tarihinde yaptığı,  eksper raporunu dava dışı ilgililerle yapmış olduğu görüşmeler neticesinde hazırladığı, eksper raporunda da belirtildiği gibi iddia edilen su hasarına istinaden AVM içinde ilgililerle dava dışı sigortalı arasında hasara ilişkin her hangi bir tutanağın bulunmadığı, hasara ilişkin herhangi bir fotoğrafın bulunmadığı, iddia edilen suyun nereden geldiği, sigortalı mağazada su basmış olduğunun belgelendirilemediği, elektronik cihazlara suların sızmasından kaynaklandığı iddia edilen ve teknik servise gönderildiği söylenen ve raporda teknik servis raporu olarak belirtilen hiçbir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, teknik servisin hasarlanan parçaları sigorta şirketine iade edip etmediği vb. hiçbir şekilde dava dosyasında mübrez belgelerden tespit edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi mahiyetinde olduğu açıktır. Buna göre davacı halefiyet hakkını kazanmamış ve halefiyet koşulları da oluşmamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 08/12/2014 tarih 2014/12086 E., 2014/19173 K. Sayılı ve diğer müstekar içtihatlarında da bu husus vurgulanmıştır. Kaldı ki davacı yukarıda belirlenen  açıklamaları çürütecek bir delil de sunamadığından iddiasını ispat ettiğinden de bahsedilemeyeceği, davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için davanın reddine karar verilmesinin yeterli olmadığı, aynı zamanda davacının kötü niyetinin ispatı gerektiğinden kötü niyeti açıkça ortaya konulamayan davacı yönünden  de bu istemin reddinin gerektiği  gerekçesiyle  davanın  ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 08/11/2013 tarihinde sigortalı işyerinde gerçekleşen olay sonrasında müvekkil şirkete bildirim yapılması üzerine düzenlenen eksper raporunda, sigortalının 1.385,00-USD olarak bildirdiği hasar toplamı ekspertiz incelemelerinde 1.108,00-USD olarak belirlenmek suretiyle sigortalıya ödeme yapıldığını, davalı şirketin söz konusu AVM'nin üst hakkı sahibi olduğunu, müvekkil şirket tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı şirketin üst hakkı sahibi ve AVM'nin işleteni olmasından kaynaklı olarak kanun gereği talep edildiğini, eksper raporunun delil olarak dosyaya sunulmasına rağmen mahkemenin, davacının davasını ispatlamaya yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça, iş bu dava daha önce  taşınmaz maliki şirkete karşı açıldığı, İstanbul 18. ATM'nin 2018/922 Esas sayılı dosyasında  davanın reddine karar verilmesine karşın alacaklı olmadığını bile bile haksız olarak aynı davayı müvekkiline yönelttiğini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini beyanla bu yöne ilişkin mahkemenin ret kararının kaldırılarak, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava; sigortalısına ait iş yerinde su basması sonucu meydana gelen hasarı ödeyen davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi davalıdan tahsili için giriştigi icra takibine yapılan itirazın İİK.m67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi  istemine ilişkindir. Şişli Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nce verilen cevapta ilgili gayrimenkulde davalı ... A.Ş. lehine 33 yıl süreli üst hakkı tesis edildiği görülmüştür.Davacının daha önce aynı hususta İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2018/922 E. Sayılı dosyası nezdinde görülen dava dosyasının incelenmesinde; davacının dosyamız davacısı, davalısının ise farklı olarak ...  A.Ş., olduğu, dava türü ve konusunun mahkememiz dosyası ile aynı olduğu ( davacının sigortalısının, sigorta poliçesinin, dayanılan ekspertiz raporunun, davacı tarafından yapılan ödeme makbuzlarının ve dayanılan diğer delillerin) tespit edilmiştir. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yargılama konusu uyuşmazlık hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/06/2019 tarihli rapora göre özetle; ...davayı konu iddia edilen dahili su hasarının 08/11/2013 tarihinde meydana gelmesine karşın dava dışı sigortalının davacı sigorta şirketine ihbarının 04/12/2013 tarihinde yaptığı ve davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasarı görmediği, tüm raporunu dava dışı ilgililerle yapmış olduğu görüşmeler neticesinde hazırladığı, eksper raporunda da belirtildiği gibi iddia edilen su hasarına istinaden AVM içinde ilgililerle dava dışı sigortalı arasında hasara ilişkin her hangi bir tutanağın bulunmadığı, hasara ilişkin herhangi bir fotoğrafın bulunmadığı, iddia edilen suyun nereden geldiği, sigortalı mahalde/ mağazada su basmış olduğunun belgelendirilemediği/ görüntülenmediği, elektronik cihazlara suların sızmasından kaynaklandığı iddia edilen ve teknik servise gönderildiği söylenen ve raporda teknik servis raporu olarak belirtilen hiçbir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, teknik servisin hasarlanan parçaları sigorta şirketine iade edip etmediği vb, hiçbir şekilde dava dosyasında mübrez belgelerden tespit edilememektedir.Bu bağlamda davacının iddiasının kanıtlandığından bahsedilemeyeceği, hasar ihbarının çok geç verildiği ve eksperin de hasar anını tespit edemediğinin anlaşılması ile( yukarıda belirtilen belge, delil, tutanak, fotoğraf, teknik rapor ve hatta tazminata konu tutara ait fatura dahil olmak üzere dava dosyasında bulunmadığının tespiti ile) davacı sigorta şirketi tarafından davayı konu hasarın bir jest ödemesi( ex gratia ) olduğu, davacı sigortacı karısında\" zarar sorumlusu olduğu sübuta ermediği halde sorumluluğun doğduğunu\" söyleyebilmek, takdir ve hukuki münakaşası Yüce Mahkemeye ait olmak üzere mümkün görülmemektedir.Devamla raporun sonuç kısmında;... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın ... Vakfı adına kayıtlı olup, taşınmaz üzerinde ... Tic. A.Ş. Lehine üst hakkı tesis edilmiş olduğu, taşınmaz üzerine herhangi bir kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği, taşınmaza ve taşınmaz üzerinde mevcut üst hakkına ait son durumu gösterir tapu kaydının cevap ekinde sunulduğu, 2.943,00 m2 yüz ölçümlü taşınmazın irtifak şerhinin 12.12.2005 tarih ... yevmiye numara ile malik ... Vakfı adına tam hisse ile mülkiyet ve hisse oranlarının düzeltildiği, 14.12.2005 tarih ... yevmiye numara ile irtifakın .... A.Ş. ŞİRKETİ LEHİNE tam hisse payla bağımsız ve sürekli nitelikte olan 33 yıl süreli üst hakkı 2366 sahifeye tescil edildiği, başlama tarihinin 14.12.2005 olarak belirtildiği, bu bağlamda davalının husumet itirazlarının takdirinin ve hukuki münakaşasının elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu...rapor edilmiştir. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan tespitler doğrultusunda davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından bu defa aynı talebi içerir dava, tapu kaydında üst hakkı bulunduğu anlaşılan bu dosya davalısına yöneltilmiştir. Mahkemece,  bir sureti 2019/291 Esas sayılı bu dosya arasında bulunan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce alınan bilirkişi raporunun tarafların tüm iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte olmakla birlikte yasa yolu denetimi için de elverişli olduğu değerlendirilmekle usul ekonomisi de göz önünde bulundurularak aynı hususta tekrar bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği ifade edilmiştir.Tüm dosya kapsamı  değerlendirildiğinde; davacının sigortalısına ait iş yerinde gerçekleştiği iddia edilen dahili su hasarının 08/11/2013 tarihinde meydana gelmesine karşın dava dışı sigortalının davacı sigorta şirketine ihbarının yaklaşık olarak 1 ay sonra 04/12/2013 tarihinde yaptığı ve davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasarı görmediği,  eksper raporunda da belirtildiği gibi iddia edilen su hasarına istinaden AVM içinde ilgililerle dava dışı sigortalı arasında hasara ilişkin her hangi bir tutanağın bulunmadığı, hasara ilişkin herhangi bir fotoğrafın bulunmadığı, iddia edilen suyun nereden geldiği, sigortalı mağazada su basmış olduğunun belgelendirilemediği, elektronik cihazlara suların sızmasından kaynaklandığı iddia edilen ve teknik servise gönderildiği söylenen ve raporda teknik servis raporu olarak belirtilen hiçbir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, teknik servisin hasarlanan parçaları sigorta şirketine iade edip etmediği vb. hiçbir şekilde dava dosyasında mübrez belgelerden tespit edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının  sigortalısına yaptığı ödemenin, sigorta poliçe teminatı kapsamında kalan bir olaydan kaynaklandığı ve miktarını bu olaya davalının kusuruyla sebebiyet verdiğini ve zarardan sorumlu olduğunu ispatlayamadığı, istinaf sebebi olarak gösterilen sigorta eksper raporunun bu hususları ispatlamaya elverişli olmadığı, dolayısıyla mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davalı vekilinin istinaf sebebine gelince,\" İİK'nun 67/2.maddesi gereğince,  takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki  tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" düzenlemesi gereğince, davacı alacaklının tazminata mahkum edilmesi için haksız çıkması yanında kötü niyetli olması gerekli olup, dava da davacının haksız olduğuna karar verilmiş ise de, davacının iddialarını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olduğundan, davacının kötü niyetli olduğu ortaya konup ispatlanmadığından ve dava dışı üçüncü kişiye yönelik davacının açtığı dava sonrasında davanın reddine karar verilmesi sonrasında bu davalıya yönelik dava açılmasının davacının kötü niyetli sayılmasını gerektirmeyeceğine göre mahkemece davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki  şekilde hüküm tesis  edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/253 Esas, 2021/328 karar ve 03/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  taraf vekillerinin istinaf başvurularının  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfac3e9703be591f","SID":"7d0ff63232f0e1ed"}}