{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1496 Esas<br>KARAR NO: 2023/1390<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/01/2020<br>NUMARASI: 2018/1182 Esas, 2020/97 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren ...'de davalılara ait müşterilerin konaklaması için, davalı şirket ile kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmede, ... logosu ve ... adı altında ... Tic. A.Ş. tarafından getirilecek misafirlerin, müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren ...'nde konaklayacağını ve bedelinin de fatura tanzim tarihinden itibaren 14 gün içerisinde ödeneceğini, ancak davalı tarafça bu konaklamalara karşılık düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini, mevcut cari hesap bakiyesi esas alınarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın itiraz ettiğini, davalılar arasında organik bağ mevcut olduğunu, her iki şirketin de birlikte hareket ettiğini, müvekkili şirket ile yapılan sözleşmede de açıkça görüleceği üzere ... iştiraki ve markasına olan güven üzerine sözleşme tesisi yoluna gidildiğini, sözleşmede taraf olarak \"...Tic. Ve A.Ş....\" olarak belirtildiğini, müvekkiline yapılan bir kısım ödemelerin de ... A.Ş.'nin yetkilisinin veya bizzat bu şirketin hesabından/kartından çekilmek suretiyle gerçekleştirildiğini, aynı adreste aynı iş kolunda faaliyet gösteren bu iki şirketin yetkililerinin birbiri ile akraba olduğunu, davalıların arasındaki organik ve fiili bağ dikkate alındığında borçtan da müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini, dolayısıyla yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı borçlu şirketlerin, adına düzenlenen faturalara herhangi bir itirazı bulunmadığını, davalının borcun sebebi olarak gösterilen ve bir nüshasının davalıya tebliğ edilen cari hesaba ve cari hesabın içeriğine de herhangi bir itirazlarının yer almadığını, davalı şirketlerin kötü niyetli olarak mal kaçırma eğiliminde olduklarını belirterek davanın kabulü ve davalı aleyhinde takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...  A.Ş. ile ...  A.Ş. farklı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunu, davacının kontenjan sözleşmesini ...  A.Ş. ile yaptığını, faturalarını da .... A.Ş. adına tanzim ettiğini, davacının ... unvanlı müvekkil şirketle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacının iddiasının aksine akdedilen sözleşmede \"...\" ibaresinin bulunmasının müvekkili ... A.Ş. 'nin kastedildiği anlamına gelmediğini, ... unvanlı şirketin, davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını,  ... tüm ödemelerini tam ve eksiksiz yaptığını, kesinlikle kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydı ile borcun likit olmadığını, belirlenebilir olmayan ve yargılamayı gerektiren borçlar üzerinden de icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin reddini, davanın ... A.Ş. yönünden husumeten reddine, her halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ve davalı  ... şirketinin incelenen 2018 yılı ticari defterlerinin TTK ve bu VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı ... Şirketi'nin defterlerini incelemeye sunmadığı, davacı tarafından davalı ... Şirketi adına düzenlenen takip konusu cari hesap alacağına ilişkin faturaların e fatura olarak düzenlendiği, davalı şirketin kendisinin de e-fatura mükellefi olarak elektronik sistem üzerinden faturaları aldığı, davalı şirkete faturaların teslim edilmesinden sonra 8 gün içinde itiraza uğramadığı, davalının defterlerinde kayıtlı faturaların yanında davalı defterlerinde kayıtlı olmayan bu fatura yönünden de hizmetin ifasının ispatlanmış olduğu, gerekçeli ve denetlenebilir bilirkişi raporlarındaki davacının alacağına ilişkin yapılan tespitler usule uygun görüldüğünden itibar edilerek davacının 21.09.2018 takip tarihi itibariyle davalı ...A.Ş.'den 14.600,36 TL alacağı olduğu gerekçesi ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 14.600,36 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 oranında ve değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, alacak likit olmakla hüküm altına alınan 14.600,36 TL alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalı ... A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Şirketi yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ  Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemenin husumet yönünden red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğunu, her iki şirketin birlikte hareket ettiğine dair dosyada mevcut deliller değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin ... şirketinin bilinirliği ve güvenilirliğine olan inanç ile sözleşme imzaladığını ve ticari ilişki içerisine girdiğini, ... şirketinin de ... logo ve işletme adı ile müvekkili şirkete bu güveni verdiğini, hatta ödemelerin bir kısmının da ... A.Ş. 'nin yetkilisinin veya bizzat bu şirketin hesabından çekilmek suretiyle gerçekleştirildiğini, ... ile diğer davalı ... ortaklarının da aynı olduğu, ödemenin dahi ... tek yetkilisi tarafından yapıldığı, aralarında akrabalık bağı olduğu, şirketler arasında fiili ve organik bağın mevcut olduğunu, sözleşme konusu borçtan her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu belirterek ilk derece Mahkemesinin davalı ... A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan alacağa dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davalılar aleyhine açık hesaptan kaynaklanan alacağa dayalı 14.600,00 TL tutarında takip başlattığı, davalıların yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ile davalılardan ...A.Ş. Arasında 01/01/2018-31/10/2018 dönemini kapsayan kontenjan sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı ... A.Ş'ye fatura düzenlendiği, fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediği iddiası ile davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibine girişildiği, davalıların itirazı üzerine davacı tarafından eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, davacı ve davalı ... A.Ş'nin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen faturalardan 01.09.2019 tarihli 2.655.50-TL dışındaki faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, kayıtlı olmayan faturanın e fatura olduğu ve davalı şirkete elektronik sistem üzerinden teslim edilmesinden sonra 8 gün içinde itiraza uğramadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı ... Turizm A.Ş. Yönünden davanın kabulüne, davalı .... A.Ş. Yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, davalı .... A.Ş. Yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararı bu yönüyle istinaf etmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık, davalı ... A.Ş yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığı, davalı ... şirketinin icra takibine konu alacaktan sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Faturaya dayalı olarak açılan itirazın iptali davalarında, kural olarak davacı/alacaklı takip dayanağı faturaların içeriği malın teslim edildiğini, hizmetin verildiğini ve dolayısıyla alacaklı olduğunu, usulüne uygun olarak kanıtlamakla yükümlüdür. Somut davada ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı taraf, kontenjan sözleşmesi kapsamında davalılar arasında organik bağın ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hallerinin bulunduğunu ve uyuşmazlığa konu ticari ilişki ve faturaların tarafı olmayan davalı ... AŞ. nin sorumlu olduğunu ispat etmesi gerekir.Tarafların kabulünde olduğu gibi, davalı ... A.Ş. uyuşmazlık konusu sözleşmenin tarafı değildir. Sözleşme ancak taraflar yönünden geçerli olup, sözleşmenin değişikliği vb durum ise somut olayda mevcut değildir. Sözleşmede yer almayan ve organik bağ olduğu iddiası ile davalı ...A.Ş'nin sorumlu olacağı ileri sürülmüş ise de, dava sözleşmeye dayanılarak açılmıştır. Diğer yandan sözleşmede ...Tur ibaresinin yer almasının ve davacı şirkete yapılan ön ödemenin davalı ... A.Ş nin yetkilisinin şahsi kredi kartından yapılmasının bu davalıyı sözleşmenin tarafı haline getirmeyecektir. Kaldı ki, davalı şirketlerin organik bağının varlığı nedeniyle sözleşmenin tarafı olan davalı şirketten alacağın tahsil edilemediği iddiası da mevcut değildir. Bu doğrultuda, sözleşmenin tarafı olmayan, sözleşmede imzası bulunmayan davalı şirketin sözleşmede kabul edilen bedelden sorumlu tutulması sözleşmenin nisbiliği kuralına uygun düşmeyecektir. Diğer taraftan davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ... Anonim Şirketi'nin \"... Mah. ... Cad.No....  Ataşehir\" adresinde mukim olduğu, diğer davalı şirket ... Anonim Şirketinin ise \"... Mah. ...  Cad. No:... Zemin Kat Ataşehir\" adresinde diğer davalı ile aynı apartmanda farklı katlarda mukim olduğu, davalı ... A.Ş'nin 22/01/1993 tarihinde, diğer davalının 22/11/2002 tarihinde İstanbul Ticaret Odasına kayıt edildiği, şirketlerin ortak ve yetkili müdürlerinin farklı kişiler olduğu,yine şirketlerin iki farklı tüzel kişiliğinin olduğu anlaşılmıştır.Yargıtay 11 HD 2020/6865 E-2021/3225 K sayılı 01.04.2021 tarihli ilamında da; \"... somut uyuşmazlıkta, davalıların dava dışı borçlu şirketin ne ortağı, ne kefili, ne de yöneticisi oldukları, icra dosyalarında alacakların temlik alınması, akrabalık bağı, dava dışı şirket ortağı ve kefilinin bir dönem davalı şirkette çalışması, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketin faaliyet konularının benzer olması, dava dışı şirket borcundan dolayı hacizli taşınmaz üzerinde davalı şirket unvanına benzer bir şirketin faaliyet göstermesinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ya da organik bağın varlığının kabulü için yeterli olmadığı, kaldı ki; temlik işlemleri nedeniyle zarara uğradığını iddia eden davacının her bir işlemin iptalini talep edebileceği hususları nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.\" denilmektedir.Somut olayda, davacının, uyuşmazlığa konu sözleşmenin ve faturaların tarafı olmayan davalı ... Şirketinin, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı takip konusu cari hesap alacağından sorumlu olduğunu dosya kapsamı ve sunduğu deliller ile ispatlamayamamıştır. Mahkemece, davalı ... A.Ş. hakkında açılan dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış, davacı tarafın istinaf  başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, adı geçen davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair ilk derece Mahkemesi kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine yönelik  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1182 Esas, 2020/97 Karar sayılı ve 28/01/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1.b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d33d8c374faf4626","SID":"3dafad0ae555eed2"}}