{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1507 \t\t         (KARAR DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2023/1697                                            HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/02/2021<br>ESAS NO\t\t: 2020/182 E 2021/75 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 08/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirketin, davalıya mal teslimi için  avans olarak , 29.08.2020 tarihli, 0004042 no’lu, 350.000-Tl bedelli çekin ciro edildiğini davalının sözleşme gereği temin etmesi gerekli olan ürünleri teslim edemediğini bedelsiz kalan çekin diğer davalı bankaya ciro edildiğini belirterek öncelikle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile, konusuz kalan çekin iadesine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili; davalı ...'ın müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava konusu çekin 7883182 nolu kredinin teminatı olarak verildiğini, açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkili bankanın davacı ile diğer davalı şirket  arasındaki alım-satım ilişkisinin tamamen dışında olup çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi hamili konumunda olduğunu, davacının ileri sürdüğü hususlar ise açık bir şekilde  görüldüğü üzere şahsi defi niteliğinde olduğu bu durumda; söz konusu şahsi defilerin iyi niyetli müvekkili bankaya (hamile) ileri sürülmesi mümkün olmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ...; dava konusu çek nedeniyle davacıya teslimi hususunda anlaştığı malları mali açıdan yaşadığı zorluk nedeniyle teslim edemediğini, dava konusu çeki ... Bankasından almış olduğu kredinin teminatı olarak bankaya verdiğini ve geri alamadığını bidirmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>\tMahkemece; davalı ... ile davacı şirket arasında 09.12.2019 tarihli satım sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme uyarınca davalının sözleşmede özellikleri ayrıntılı olarak belirtilen ... markalı ürünleri, anlaşılan sayıda, en geç 06.01.2020 tarihine kadar davacı şirkete 350.000-TL karşılığında temin etmesi konusunda mutabık kalındığı, davacı şirketin, sözleşme uyarınca davalı ...'a ... Şirketi tarafından ... A.Ş. adına keşide edilmiş olan, 29.08.2020 tarihli, 350.000 TL  bedelli çeki ciro ettiği, davalı ...'ın sözleşme gereği temin etmesi gerekli olan ürünleri 06.01.2020 tarihine kadar davacı şirkete teslim etmesi gerekirken bugüne kadar hiçbir teslimat yapmadığı, davalı ... dava konusu çeki ...nden kullandığı kredinin teminatı olarak davalı bankaya verildiği, davalı ... hakkında açılan menfi tespit davasının kabulüne, dava konusu keşideci ... Şirketi’nin ... no’lu hesabından keşide edilmiş, 29.08.2020 keşide tarihli 350.000-TL bedelli çekin diğer davalı ... tarafından ...ne kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak verildiği, dava konusu çek üzerindeki lehtar cirosu beyaz ciro olup bu ciro TTK'nun 689.maddesinde açıkça yazıldığı şekilde bir rehin cirosu olmadığı, çek metninde böyle bir ibare bulunmadığı için davalının bu çeki kredi müşterisinin borçlarının teminatı olarak aldığı şeklindeki beyanı çekteki beyaz ciroyu rehin cirosu haline getirmeyeceği, ciro temlik cirosu olup 6102 sayılı TTK'nın 687 maddesi uyarınca keşidece ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlı olduğu, davalı ...'ın davalı ... Şubesinden aldığı çek karneleri kapsamında 30 adet karşılıksız işlemi görmüş çekinin bulunması ve ... Bankasından kullandığı krediler nedeniyle halen 566.526,00TL borcunun bulunması, davalı ... Bankasının çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, bunun haricinde davacı tarafından davalı bankanın çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğine ilişkin delil ibraz etmediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili; davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devraldığını, bu hususun çek teslim bordrosundan açıkça anlaşıldığını, davalı bankanın çeklerin toplam tutarı kadar kredi kullandırmasının da bu hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat ettiğini, çekte rehin cirosu caiz olmadığını, yetkili hamil olmayan banka hakkındaki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak anılan davalı banka yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık; davalı bankanın davaya konu çekleri rehin cirosuyla devralıp devralmadığı ve buradan varılacak sonuca göre yetkili hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, avans olarak verilen çeklerin mal tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz olduğu, davalı bankanın da iyi niyetli ciro yoluyla hamil olmadığı, rehin cirosuyla bankanın yetkili hamil olamayacağı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusu; davanın davalı banka yönünden reddine dair verilen kararın hatalı olduğu davalı bankanın yetkili hamil olamayacağı çekin rehin cirosu ile devralınamayacağı iddiasıyla banka yönünden de davanın kabulüne karar  verilmesine yöneliktir.<br>\t6102 sayılı Kanun’un 689 uncu maddesinde “Ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir” hükmü yer almaktadır. Rehin cirosu, esasen bono veya poliçenin içerdiği alacak üzerinde rehin hakkı kurmak için yapılmaktadır. Bono veya poliçeyi rehin cirosu ile devir alan hamil bono/poliçeden doğan tüm hakları kullanabilmektedir. Rehin cirosunda kişisel defiler bakımından ise 6102 sayılı Kanun’un 689 uncu maddesinin ikinci fıkrasında genel ilkenin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre rehin cirosu yapan cirantaya karşı mevcut olan kişisel defiler hamile karşı ileri sürülemez ancak, hamil poliçe/bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hali ayrık tutulmuştur. Ancak çek hakkında uygulanacak poliçe hükümleri arasında 6102 sayılı Kanun’un 689 hükmüne yer verilmediği görülmekte olup Yargıtay yerleşik içtihatlarında ve doktrinde hakim görüş tarafından çekte rehin cirosuna cevaz verilmediği ve çeki rehin cirosu ile elinde bulunduran hamilin yetkili hamil olmayacağı kabul edilmiştir. Çekte rehin cirosu yapabilmek yolunun kapatılmasının sebebi, çekin, bir ödeme vasıtası olmasıdır. Kısa süre içinde ödenmesi şart bulunan bir senedin, teminat kabilinden ciro edilmesi uygun görülmemiştir.<br>\tSomut olayda davacı, dava konusu çekin davalı ...  tarafından davalı bankadan alınan krediler için teminat olarak verildiğini iddia etmiştir.<br>\tPoliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.<br>\tDavalı banka, kredi borçlarının teminatı olmak üzere ciro yoluyla hamil olduğu, 28/01/2021 havale tarihli mahkemeye hitaben yazılan davalı  bankanın müzekkere cevabında davalı ... 'ın bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak davaya konu çekin teminat olarak alındığının belirtildiği gibi davalı bankanın, çeki teminat olarak aldığını anılan davalının kredi borcunun devam ettiğini de beyan etmiştir. Çeklerin, rehin sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla ciro yoluyla elde edilmesi de caiz  bulunmadığı,  davalı bankanın yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı banka yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine  karar verilmesi doğru olmamıştır ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından  2021/8401Esas,  2023/2425  Karar  sayılı ve 25/04/2023 tarihli , 2022/1804 Esas, 2023/5522 Karar 03.10.2023 tarihli kararları).<br>\tAçıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-) Ankara Batı  Ticaret Mahkemesi'nin 2020/182 Esas, 2012/75 Karar sayılı1 10/02/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-)Davacı .... Tic. Ltd. Şti. nce  davalılar aleyhine açılan davanın  KABULÜ ile;<br>3-a)Davacının, davaya konu keşideci ... Şirketi’nin ... no’lu hesabından keşide edilmiş, 29.08.2020 keşide tarihli 350.000-TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,<br>    b)Çekin davacı şirkete İADESİNE,<br>  \tc)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 23.908,50TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.977,13TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,37TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\td)Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.129,49TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\te)Davacı tarafından yatırılan 5.977,13TL peşin harç,  54,40TL başvurma harcı ve 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.039,33TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tf)Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olanan 54.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tg) Davacı tarafından sarf edilen  357,20TL posta ve tebligat giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tğ)Taraflarca yatırılan gider avansından kalanının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,  <br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 119,10TL istinaf yargılama giderinin  davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine, <br>8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t<br><br>Başkan...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>   e-imzalıdır<br>  <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92c3c157d0b29bf7","SID":"989d32b2af20311e"}}