{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2246 <br>KARAR NO\t: 2023/1712<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/68 E.  -  2023/68 K.<br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>İSTEYEN DAVACI\t:<br>KARŞI TARAF\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/09/2023 Tarih ve 2023/68 Esas - 2023/68 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Tespit ve tedbir isteyen vekili, müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde tescilli, 2020/09257 Y no.lu \"Geliştirilmiş Tel ve Kauçuk Ayrıştırma Makinesi\" isimli faydalı modelin sahibi olduğunu, karşı tarafça, tespit talep edilen adreste müvekkiline ait faydalı modelin birebir aynısının müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın kullanıldığının ve ticari menfaat temin edildiğinin öğrenildiğini, bu durumun müvekkilinin sınai mülkiyet haklarının ihlali mahiyetinde olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiğini, ikame edilecek davalara esas teşkil etmek üzere mahkemeye başvurduklarını ileri sürerek, karşı yanın adresinde müvekkile ait faydalı modelin aynısının ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılıp kullanılmadığının,  hangi amaçla kullanıldığının; müvekkile ait faydalı modelin aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, karşı tarafa ait adreste bulunduğunun/kullanıldığının tespiti halinde, bu durumun müvekkilin faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin; müvekkile ait faydalı modelin aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tespit mahallinde bulunması halinde, varsa ürünlere ait faturalar dosya içerisine alınmak suretiyle, bu ürünlerin kim veya kimler tarafından üretildiğinin, ne şekilde temin edildiğinin, satış ve alış fiyatlarının, bu üründen kaç adet bulunduğunun ve tespit mahallinin mevcut durumunun keşfen tespiti ile, SMK'nın 159. maddesi uyarınca, karşı tarafın, müvekkilin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin önlenmesi ve durdurulması; müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere, her türlü tanıtım evrakı ve malzemesine, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması; müvekkilinin faydalı modelinin karşı tarafça izinsiz kullanımından doğan zararın tazmini bakımından, ileride açılacak davaların semeriz kalmasını önlemek adına karşı tarafça dosyaya, mahkemece uygun görülecek miktarda teminat verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. \t\t<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, karşı tarafa ait olduğu belirtilen ve delil tespiti işlemi icra edilen \"...\" adresinde yer alan işyerinde, talep edene ait faydalı modele tecavüz teşkil edecek nitelikte ürün bulunamadığı, her ne kadar talep eden tarafın avukatı ile yapılan görüşme sonrası tespite eşlik ettiği belirtilen ve kendisini ... olarak tanıtan kişinin yönlendirmesi ile üzerinde kapı numarası bulunmayan, Akyüz Sokak'tan girişi bulunmayan, Serincan Sokak'tan girişi bulunan işyerinde de bilirkişi tarafından tespit işlemi yapılmışsa da, mahkemece verilen 13.09.2023 tarihli kararda; delil tespiti yapılacak adresin, bu işyerini kapsamadığı, ayrıca söz konusu işyerinin karşı tarafa ait olduğu yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan kira sözleşmesinin bu işyerine değil, \"...\" adresinde yer alan işyerine ilişkin olduğu, dosyaya sunulan makine kiralama sözleşmesinin içeriğinden karşı tarafın, talep edene ait faydalı modeli taklit ettiğine yönelik iddianın ispatlanamadığı, zira, karşı tarafa ait olduğu belirlenebilen tespit edilmiş ürün bulunmadığı, yukarıda belirtilen ve Serincan Sokak'tan girişi bulunan işyerinde tespit edilen ve talep edene ait faydalı model koruması kapsamında kaldığı anlaşılan bir adet makine ürününün karşı tarafa ait olduğuna yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, karşı tarafça, müvekkile ait faydalı modelin birebir aynısının ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri/takliti mahiyetinde ürünlerin (5 adet), müvekkilin bilgisi ve rızası olmaksızın, ticari faaliyetleri kapsamında kullanıldığı gerçeğinin işbu dosya kapsamında bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme sonucu tanzim olunan raporun yanısıra  dosyada mevcut makine ve işyeri kiralama sözleşmeleri ile de ortaya çıktığını ve ispatlandığını; mütecavizin, Akyüz Sokak'ta yer alan işletmesini 2 ayrı yapı haline getirdiğini, hukuka aykırı işlemlerini arka binada yürütmek/kiralamak suretiyle hayata geçirdiğini; karşı taraf tarafından, incelenen ilk adreste yer alan tecavüze konu 5 adet makineye ilişkin, ... aleyhine Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1065 Esas sayılı dosyasında \"kira sözleşmesinin iptali\" istemli davanın ikame edildiği bilgisinin de müvekkili tarafından bu aşamada müşahade olunduğunu, karşı tarafın, anılan makineler ve kiralanan yer ile ilgili hukuk mahkemesinde davası bulunmasına karşın \"makinelerin maliki olduğunun kanıtlanamadığı, makinelerin bulunduğu alanın karşı tarafın adresi olmadığı\" belirlemelerinin izahtan vareste olduğunu; tespit talebinde bulundukları ilk derece mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ara kararında geçen adresin “...” şeklinde olduğu, mahkemenin ara kararında işaret edilen adreste A ve B Blok ayrımı söz konusu olmayıp taleplerinin 13.09.2023 tarihli ara kararda bilirkişiye verilen inceleme görevi/yetkisinin  tüm binayı ve taşınmazı kapsadığını, tecavüze konu makinelerin de bulunduğu ... isimli şirkete kiralanan kısmının \"...\" olarak tanımlanmakta olup resmi kayıtlarda da bu şekilde yer aldığını; .... Şti.’ye ait Ticaret Sicil Gazetesiyle de sabit olduğu üzere, bilirkişi tarafından yerinde incelenen her iki işyerinin de yer aldığı taşınmazın tamamının (tecavüze konu makinelerin bulunduğu ve ... San.Tic.Ltd.Şti.’ne kiralanan alan da dahil), “...” adresinde yer almakta olup, işbu adresin ise aleyhine tespit istenen .... Şti.’nin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet adresi ve mülkü olduğunu; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken \"yaklaşık ispat şartının\" yerine getirildiğini, inceleme yapılan ilk işyerinde  bulunan toplam 5 adet tel ve kauçuk ayrıştırma makinesinin müvekkile ait 2020/09257 sayılı faydalı modelin koruma kapsamında kaldığı açıkça tespit edildiğini, burada bulunan 5 adet makinenin ve işyerinin mülkiyetinin de aleyhine tespit istenen ....Şti.'ne ait olduğunu gösterir kira sözleşmelerinin birer suretinin taraflarınca ibraz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİhtiyati tedbir talep eden tarafça öncelikle keşifle delil tespiti yapılması, daha sonra da tespit edilecek delillere dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece 13.09.2023 tarih ve 2023/68 D.İş sayılı kararla \"delil tespiti isteminin kabulüne, keşif talebinin reddine, talep dilekçesinde ileri sürülen delillerin tespiti bakımından; karşı tarafın Kocaeli ilindeki adresinde bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılarak tespit dilekçesinde ileri sürülen maddi vakıaların mevcut olup olmadığı hususu bakımından rapor düzenlenmesinin istenmesine, bilirkişiye HMK'nın 278/4. maddesi hükmü gereğince mahallinde inceleme yapma yetkisi ve ayrıca yerinde inceleme esnasında bilirkişinin ve varsa incelemeye refakat eden sair kimselerin can ve mal güvenliğini sağlamak, inceleme yerinde bulunan karşı taraf yetkilisi veya çalışanının kimliğinin tespit edilmesini sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere gerektiği takdirde kolluk refakatinde inceleme yapılabilmesi için yetki verilmesine karar verilmiş; bilirkişi tarafından mahallinde 25.09.2023 tarihli tespit tutanağı tanzim edilmiş ve düzenlenen bilirkişi raporu da dosyaya sunulmuş, akabinde, ilk derece mahkemesince yargı yetkisi dışında bulunan adreste yapılan delil tespiti ve yerinde incelemeye dayalı olarak talebin reddine karar verilmiştir.  <br>\t5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 7. maddesine göre Hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır.  <br>\tDelillerin incelenmesi usulü ise 6100 sayılı HMK'nın 197. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasına göre, Kanunda belirtilen hâller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Zorunlu hâllerde, bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir. İkinci fıkrada ise başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen delillerin, o yerde istinabe yoluyla toplanabileceği belirtilmiştir. <br>\tYargılama sırasında dayanılacak delillerden biri olan keşif delili, HMK'nın 288 vd. maddelerinde düzenlenmiş, Kanun'un 288/1. maddede keşfin, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla yapıldığı, hâkimin gerektiğinde bilirkişi yardımına başvuracağı belirtilmiş, devam eden maddenin ilk fıkrasında ise, keşif konusu, mahkemenin yargı çevresi dışında ise incelemenin istinabe suretiyle yapılacağı hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 290. maddesi keşfin yapılması usulüne ilişkindir. 290/2. maddesi ise; \"Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Keşif sırasında, yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. Tutanağa, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de yazılır. Plan, çizim, fotoğraf gibi belgeler de tutanağa eklenir.\" hükümlerini havidir. <br>\tÖte yandan, delil tespitinin istenebileceği haller HMK'nın 400. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. Bu durumda, delil tespitinin hangi işlemle yapılmasına karar verilmiş ise, ilgili delilin o işlem için Kanunda öngörülen usule uygun olarak toplanması gerekeceği tabiidir. <br>\tBu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporu bu yasa hükümlerine aykırı olarak yapılan inceleme sonucu alınmıştır. Mahkemece yargı çevresi dışındaki Kocaeli'nde  bulunan adreste delil tespiti yapılması için talimat yazılması ve hakim gözetiminde keşif yaptırılması ve bilirkişi raporu aldırılması gerekirken, bu yola başvurmadan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi delillerin mahkeme huzurunda toplanacağına dair HMK’nın 197. maddesine aykırı olmuştur. Hakimin bu şekilde  doğrudan inceleme yaptırma yetkisi bulunmadığı gibi hakimlik yetkisinin bilirkişilere devri de mümkün bulunmamaktadır. Yargıtayın emsal nitelikteki uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 15. HD.'nin 29.03.2017 tarih ve 2016/1716 E.- 2017/1397 K.).<br>\tBu itibarla, HMK'nın 278/4. maddesi yanlış yorumlanmak suretiyle ve HMK'nın 288 vd. madde hükümlerine aykırı olarak istinabe yolu ile keşif yapılmadan bilirkişiye yargı yetkisi sınırları dışında inceleme yetkisi verilmek suretiyle rapor düzenlettirilmesi doğru olmamış ve ihtiyati tedbir talebinin de bu şekilde hukuka aykırı olarak toplanan delille dayalı olarak verilemeyecek olması nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir istemine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen  gün ve 2023/68 E.  -  2023/68 K. sayılı ek kararının KALDIRILMASINA,<br>2-İhtiyati tedbir isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE,<br>\t3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Karşı tarafça ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br><br>\t6-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde  ihtiyati tedbir isteyene iadesine,<br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t8-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br>\t  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46a23caf5db8a3c9","SID":"a868aa3c0ab0359c"}}