{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2020/468 Esas - 2023/141<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br><br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR\t\t<br><br>ESAS NO\t: 2020/468 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/141<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>HAKİM\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>DAVACI\t: ..<br>VEKİLLERİ\t: Av..<br>\t  Av...\t<br>DAVALI...-...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ..<br>\t<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 02/03/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t  : 20/03/2023<br><br>Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>DAVA:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ...'de trafik sinyalizasyon cihazları ve malzemeleri üreten, dağıtımını yapan ve ihalelere girerek iş alan firma olduğunu, davalının da trafik sinyalizasyon işlerinde ihalelere giren bir şirket olduğunu,\t... 12.04.2019 tarihi saat 09.00'da yapılan 2019/130626 ihale kayıt numaralı ... Sorumluluğundaki ... ihale işinin 18.04.2019 tarihinde İhale Komisyonu Kararıyla onaylanarak Davalı şirketin üzerinde kaldığını, ihale İşleminin yani kararın müvekkili şirket tarafından 25.04.2019 tarihinde idareye şikayet konusu yapıldığını, 02.05.2019 tarihinde İhale Komisyonu Kararıyla onaylanarak işin müvekkili şirkette kalmasına karar verildiğini, \t10.05.2019 tarihinde davalı şirket ve dava dışı ...tarafından ortak olarak idareye şikayet başvurusunda bulunulduğunu, şikayetin reddedildiğini ardından davalı firma tarafından 24.05.2019 tarihinde Kamu İhale Kurumu'na itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğunu,12.07.2019 tarihli ...No'lu Kamu İhale Kurulu kararına istinaden 12.07.2019 tarihinde... Kararı-3'ün onaylandığını, işin davalı üzerine bırakıldığını, ardından 22.07.2019 tarihinde müvekkili tarafından ihale kararına ilişkin idareye şikayet başvurusunda bulunulduğunu, itirazın reddedilerek 25.07.2019 tarihinde şikayet başvurusu üzerine verilen ret kararının onaylanarak müvekkili tarafına idarece itiraza cevap yazısının gönderildiğini, \tmüvekkili şirketin 05.08.2019 tarihinde ...'na itirazen şikayet başvurusunda bulunduğunu, ...No'lu karar gereğince 23.08.2019 tarihinde şikayet başvurusunun reddedildiğini, \t\t02.09.2019 tarihinde İdarece Davalı+ ... Ortaklığı'na sözleşmeye davet yazısı yazıldığını, 05.09.2019 tarihinde İdare ile İş Ortaklığı arasında sözleşmenin imzalandığını ve İş Ortaklığı'nın 09.09.2019 tarihinde işe başladığını, \t\tmüvekkili tarafından 26.06.2019 tarihli... No'lu Kamu İhale Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada,... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, kararın müvekkili tarafından temyizi üzerine ... sayılı kararına istinaden, Kamu İhale Kurumu'nun 19.02.2020 tarih ve ... sayılı ....tarafından verilen karara ilişkin işlem tesis edilmesi) kararında belirildiği üzere 26.06.2019 tarihli ... No'lu Kamu İhale Kurulu kararının 1. İddia ile ilgili kısmının iptaline karar verildiğini, ancak Kamu İhale Kurumunca ....Esas No'lu kararında belirtilen esaslar doğrultusunda söz konusu İş Ortaklığı'nın 1. İddiasının esastan yeniden incelenmesine karar verildiğini, 27.02.2020 tarihinde inceleme sonuçlanana kadar işin durdurularak, o güne kadar yapılan imalatların tespiti için... \"Durum Tespit Komisyonu\" oluşturulduğunu,  \t\t26.06.2019 tarihli ... No'lu Kamu İhale Kurulu kararının 1. İddia ile ilgili kısmının yeniden incelenmesinin sonucunda ...'nun 11.03.2020 tarih ve ... sayılı kararına göre düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiğini, Kamu İhale Kurumu'nun 11.03.2020 tarih ve ... sayılı kararına istinaden 19.03.2020 tarihinde İhale Komisyon Kararının onaylanarak işin müvekkili üzerine kalmasına karar verildiğini, İş Ortaklığı'nın 27.03.2020 tarihinde İdareye itiraz başvurusunda bulunduğunu, İdarece 30.03.2020 tarihinde cevap yazısı yazıldığını, \tKamu İhale Kurumu kararına istinaden 26.03.2020 tarihinde İdarenin Tasfiye Geçici Kabul Komisyonu'nca tasfiyenin geçici kabulünün yapıldığını, 03.04.2020 tarihinde İş Ortaklığı tarafından Kamu İhale Kurumuna başvuruda bulunulduğunu, 10.04.2020 tarih ve ... sayılı kararla başvurunun reddedildiğini, Davalı tarafından işleme karşı idari yargı yoluna başvurulduğunu (... tarihinde müvekkili şirket ile sözleşmenin imzalandığını ve 27.04.2020 tarihinde İdarece müvekkiline yer tesliminin yapıldığını, \t\tdavalının belirtilen işinin geriye kalan kısmının müvekkili şirkete verilmesi kararından sonra ... hitaben ve ekine Rekabet Kurumunun 12.03.2020 tarih ve ...sayılı kararı ekleyerek bir yazı gönderdiğini, bu kararda trafik sinyalizasyon sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin ihalelerde danışıklı teklif vermek suretiyle 4054 sayılı Kanunun 4. Maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik yapılan soruşturma sonucu değerlendirilerek, 12.03.2020 tarihinde yapılan ... toplantısında 20-14/191-97 sayı ile T....'ne 4054 sayılı Kanunun 16. Maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik'in 5. Madesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası ve 3. Fıkrasının (a) bendi uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %3'ü oranında olmak üzere idari para cezası verildiğinin ileri sürüldüğünü, davalının sonuç kısmında, trafik sinyalizasyon işinin geri kalanının müvekkili şirkete bırakılmasına ilişkin ihale kararının iptal edilmesini, müvekkilinin ihaleye fesat karıştırdığı için 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 58 vd. Maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmasını talep ettiğini, \t\tDavalının yazısında, trafik sinyalizasyon işinin geriye kalan kısmının müvekkiline verilmesine dayanak olan Danıştay 13. Dairesinin kararını göz ardı ettiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı dolayısıyla Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü İhale Komisyonu ve Kamu İhale Kurumunun kararı yerine getirdiğini,  \tbahsi geçen ihale işinin hiçbir aşamasında ne Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü ne de Kamu İhale Kurumu tarafından müvekkili yada ihaleye katılan diğer firmalarla ilgili herhangi bir şekilde ihaleye fesat ile ilgili 4734 sayılı Yasa zımnında şüphe, işlem veya soruşturmanın olmadığını, davalının ileri sürdüğü rekabete aykırı davranış iddiasının iş bu ihaleyle ilgili olmadığını, davalının bahsettiği Rekabet Kurulu Kararının yayınlanmadığını ve resmiyete kavuşmadığını, bu kararın idari bir karar olduğu ve müvekkilinin yargı yoluna başvuracağını, \t\tdavalının kurumlar nezdinde gönderdiği anılan yazının aynı zamanda TTK md. 55/I a)  \"Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek\" hükmüne göre \"Kötüleme\" yoluyla haksız rekabet fiili teşkil ettiğini, bu bakımdan hükümdeki haksız rekabet koşullarına bakıldığında ilk olarak bir açıklamanın olmasının, bu açıklamanın başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında olmasının ve bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici olmasının gerektiğini, \t\taçıklamanın çeşitli şekillerde olabileceğini, davalının yaptığı açıklamanın yazıyla yapıldığını, çok sayıda kişiye yöneldiğini ve haksız rekabete yol açma gücüne sahip olduğunu, ikinci koşulda da Davalının yazısının müvekkilinin şahsını doğrudan hedef aldığını ve bu koşulun da oluştuğunu, üçüncü koşula bakıldığında müvekkilinin iş bu ihaleyle ilgili hiçbir kurumdan yasaklamasının, soruşturmasının bulunmadığını, Danıştay 13. Dairesince verilen kesinleşmiş kararla ihalenin geri kalan kısmının müvekkili şirkete verildiğini, davalının Rekabet Kurulunca verilen idari kararı sanki yargısal yönden kesinleşmiş bir karar gibi kullandığını, bu nedenle üçüncü koşulun da sağlandığını, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinden TTK md. 56/I uyarınca; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, kurumlar nezdinde müvekkilini itibarsızlaştırdığını ve ihale iş alma konusunda kişiliği rencide edildiği için yazıyla oluşan yanlış ve yanıltıcı durumun düzeltilmesini ve müvekkilinin ticari kişiliğine haksız saldırı yapıldığından bahisle 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle,  ...'nin bozma kararının ardından davacı firmanın 02.03.2020 tarih ve 11147 kayıt numaralı dilekçesiyle ihaleyle ilgili olarak Kamu İhale Kurumuna başvuruda bulunduğunu, söz konusu dilekçede \"... tarafından 19.02.2020 tarihli ve ... sayılı Kurul kararı gereğince yapılacak inceleme kapsamında söz konusu İş Ortaklığı tarafından 12.04.2019 tarihi itibariyle sunulan bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, adı geçen firmanın belirtilen tarihte sunmuş olduğu belgelerin yeterliliklerini karşılamadığı ve içeriği itibariyle sahte olduğu dolayısıyla haklarında suç duyurusunda bulunulması gerektiği\" iddialarına yer verildiğini, bu iddianın ...nun 11.03.2020 tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiğini, müvekkili şirketin ortak olduğu İş Ortaklığı tarafından idareye sahte belge sunulmadığını, ... ihale dosyasının bir örneği istenip \"Yeterlilik Belgeleri\" üzerinde uzman incelemesi yaptırıldığında bu durumun ortaya çıkacağını, davacı şirketin defalarca ... yazılı dilekçe vererek asılsız şekilde müvekkili firmanın sunduğu belgelerle ilgili iddialarda bulunduğunu, davacı firmanın bu iddialarına karşı ... nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu ve incelemenin devam ettiğini, \t...müdürlüğünce bu işlemler tesis edilirken, ... 12.03.2020 tarih ve... sayılı kararı uyarınca ihale üzerine bırakılan Davacı şirketin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı işlemlerinin tespit edildiğini ve aynı kanunun 16. Maddesi uyarınca idari para cezası verildiğini, söz konusu karar ile adı geçen şirketin... sayılı Kanunun 17. Maddesine aykırı olarak hileli ve anlaşmalı eylemlerle ihaleye fesat karıştırdığının tespit edildiğini, \t\tdavacı şirketin, Rekabet Kurulu'nun söz konusu kararının 4054 sayılı Kanun'un 16. Maddesinin üçüncü fıkrası ve \"Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik'in 5. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %3'ü oranında olmak üzere idari para cezasına çarptırıldığını, aynı kararda iş bu ihaleye giren başka şirketlere... de idari para cezası verilmesinin bahsi geçen şirketlerin arasında organik bağ olduğunu gösterdiğini, bahsi geçen iki şirketin müvekkili şirketin girdiği ihalede yer almasının sonucunda müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinde mağduriyet yaşadığını, Müvekkili şirketin sorumlu bir tacir olarak benzer ihalelerin yapıldığı idarelere bunları bildirdiğini, şikayetinin dayanaklarının da 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un \"Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar\" başlıklı 4. Maddesinde; \"..rekabeti engelleme, bozma yada kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.\" hükmü ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun \"Yasak Fiil ve Davranışlar\" kenar başlıklı 17. Maddesinde ise; \"İhalelerde aşağıda belirtilen fiil ve davranışlarda bulunmak yasaktır: a)Hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya buna teşebbüs etmek....\" hükmü ve TCK 235. Maddesinde İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmalarının yasaklanması olduğunu, müvekkili şirketin \"Hak Arama Hürriyeti\" ve \"Şikayet Hakkı\"nı kullandığını, Anayasa'nın 36. Maddesinde \"Hak Arama Hürriyeti\" olarak tanımlanan \"Yargı mercileri önünde hak arama, ihbar ve şikayet ve dava açma\" özgürlüklerini de kapsayan haklar olduğunu, ancak Anayasal hakların da sınırsız olmadığını, söz konusu hakkın bir kişilik hakkı olduğunu, kişilik hakkı ihlalinin kural olarak hukuka aykırı sayıldığını, kişilik haklarına karşı saldırının hukuka uygun sayılması için; her şeyden önce kişinin hukukça korunan bir üstün hak ve çıkarının olması gerektiğini, kişilik haklarının ihlali görünümünü taşıyan açıklamalar, başkalarının yada kamunun üstün çıkarlarını korumak için yapılmışsa, doğru amaca yönelik olduğundan hukuka aykırı sayılmayacağını, Şikayet hakkının herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olmasını güvence altına aldığını, yine Anayasa'nın 12. Ve 17. Maddelerindeki hükümlerde kişilik haklarının dokunulmazlığı, vazgeçilmezliğinin hüküm altına alındığını, TMK'nın 24. Maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurlarının belirtildiğini ve hukuka aykırılığının açıklandığını, 25. Maddede ise bu durumda kullanılacak dava yolunu, TBK 58. Maddesinde de kişilik hakkına saldırının yaptırımının öngörüldüğünü, bu sebeple hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının bu noktada karşı karşıya geldiğini, söz konusu somut olayda şikayetin hak arama özgürlüğü sınırlarını aşıp aşmadığının, kişilik haklarını ihlal edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, şikayet hakkının bir hak olmasının yanında, kişiye sorumluluk da yüklediğini ve bu hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının tespitinde şikayetin amaca uygun yapılıp yapılmadığına bakılması gerektiğini, ilgili makamlara yapılan şikayet ve ihbar, açılan ceza davaları, bu hakkın koruduğu çıkarı elde etmek için amaca uygun olarak yapıldığında hukuka uygun olduğunu, ancak bu hakkın sırf başkasını zarar uğratmak için kullanılması halinde hukuka uygunluktan söz edilemeyeceğini,  şikayet hakkının kötüye kullanıldığından söz edebilmek için ihbar veya şikayetin karşı tarafın suçsuzluğunu bilerek zararlandırmak veya küçük düşürmek amacıyla yapılması gerektiğini, şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığının yeterli olduğunu, bu olgu ve emareler çerçevesinde şikayet hakkının kullanılmasının doğru olacağını, aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırlarını aşarak şikayet edilenin kişilik değerlerine saldırı oluşturacağını, müvekkilinin Anayasal hakkı olan şikayet hakkını kullandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> DELİLLER : <br>.... sayılı kararının bir örneği getirtilmiş, incelenmiştir. <br> .... soruşturma nolu dosyası uyap üzerinden getirtilmiş, incelenmiştir. <br>... esas sayılı dosyası  uyap üzerinden getirtilmiş, incelenmiştir. <br>... esas sayılı  dosyası  uyap üzerinden getirtilmiş, incelenmiştir. <br> \t....Sorumluluğundaki....konulu ... kayıt numaralı ihalenin 16.04.2019 tarihli ... no'lu Komisyon Kararında davacı ve davalının da katıldığı ihalede, davalının bulunduğu İş Ortaklığı'nın en avantajlı teklifi verdiği, davacı tarafın da en avantajlı 2. Teklifin sahibi olduğu görülmektedir. Bu kararla iş davalının bulunduğu İş Ortaklığı'na bırakılmıştır. İhalenin davalının bulunduğu İş Ortaklığı'nda kalmasına karşı, 25.04.2019 tarih 112110 sayılı dilekçe ile davalı taraf şikayet yoluna gitmiş, ardından 30.04.2019 tarihli İhale Komisyonunun 2 no'lu kararıyla, ihale işi davalının bulunduğu İş Ortaklığı'ndan alınarak davacı tarafına verilmiştir.<br>\t... sayılı kararında, davacı şirketin, 10.05.2019 tarihinde kuruma şikayet başvurusunda bulunduğu, idarenin 15.05.2019 tarihli yazısıyla reddedildiği, bunun üzerine 24.05.2019 tarih ve ... sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile itirazen şikayette bulunduğu görülmektedir. Kararda söz konusu mevzuata aykırılıkların düzeltici işlemle giderebilecek eksiklikler olduğundan dolayı davalının bulunduğu İş Ortaklığı'nın teklifinin değerlendirilmeye alınmasına ve sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.<br>\t\t...ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüş, incelenmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişisinden  alınan bilirkişi raporunda özetle,  <br> Dava konusu fiillerin TTK'nın Haksız Rekabet hükümlerine göre incelendiğinde, fillerde TTK 55/1 (a)-1 hükmünde geçen Kötüleme Yoluyla Haksız Rekabet için oluşması gereken şartların bulunmadığı düşünülmekle takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu,<br>\t\t TTK 56/1 kapsamında davacı tarafından , önce haksız rekabetin tespiti, ardından haksız rekabetin önlenmesi, sonrasında da haksız rekabet sonucu oluşan manevi zararın davalı tarafından tazmin edilmesi talebinin, davaya konu belgelerin yapılan inceleme ve değerlendirilmesi  neticesinde hukuki konulardaki takdirin mahkemeye ait olmak üzere  olayda  Haksız Rekabet şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir \t<br>DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:<br>Dava; davalı şirketin dava dışı Karayolları 10. Bölge Müdürlüğüne hitaben gönderdiği bila tarihli  dağıtımlı yazının sonuç kısmındaki ifadelerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı , öyle ise davacının manevi olarak zarar görüp görmediği gördü ise tazminat miktarının ne olacağı , davalının bundan sorumlu olup olmadığı , yazının ulaştığı kurumlar nezdinde davalı beyanının düzeltilmesine karar verilip verilemeyeceği hususundadır.\t\tDavacı şirket, TTK md. 56/I uyarınca; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, kurumlar nezdinde müvekkilini itibarsızlaştırdığını ve ihale iş alma konusunda kişiliği rencide edildiği için yazıyla oluşan yanlış ve yanıltıcı durumun düzeltilmesini ve müvekkilinin ticari kişiliğine haksız saldırı yapıldığından manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. \t\tDavalı yan ise davacının iddiasına katılmadıklarını , haksız rekabet tesşkil eden bir durum bulunmadığını beyan ederek davanın reddini dilemiştir. <br>\t\tDavacı şirket davaya konu olayda davalının fiilin TTK md. 55/I (a)-1  maddesinde yer alan \"Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek\" hükmüne göre \"Kötüleme\" yoluyla haksız rekabet fiili teşkil ettiğini iddia etmiştir. Bu sebeple manevi tazminat istemini değerlendirmeden önce fiilin bir haksız rekabet teşkil edip etmediğini, davacı şirketin bahsettiği \"Kötüleme\" yoluyla haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığını tespit edilmesi gerekmektedir. \t\tÖncelikle söz konusu fiil; davalı tarafından, davacı hakkında idari para cezası hükmünü de içeren ... Kararı'nın ve 4 sayılı İhale  Kararı'nın iptalini talep eden, ...'nun kararları doğrultusunda davacı şirkete 4734 sayılı Kanunun 58 vd maddeleri uyarınca yaptırım uygulanmasını talep eden bir yazı olup yukarıda sayılan farklı... \"Bilgi\" olarak gönderilmesi, Davacı şirketin farklı bir ihalede danışıklık sebebiyle idari para cezası almasından dolayı söz konusu ihalenin iptalinin istenilmesine ilişkindir.\t\tBu bağlamda; haksız rekabetin olması için öncelikle haksız bir fiilin bulunması gerekmektedir. Nitekim Anayasa'nın 36. Maddesinde \"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.\" denilmekle davalı söz konusu eylemi ile \"Hak Arama Hürriyeti\" kapsamında şikayet hakkını kullanmıştır. Bu şikayet fiilinde bir Rekabet Kurulu kararına dayanılarak yaptırım istenmiştir.\t\tRekabet Kurulu Kararının \"Bilgi\" adı altında, bazı taleplerle birlikte farklı Büyükşehir Belediyelerine ve Karayolları Genel Müdürlüklerine gönderilmesinin TTK md. 55/1 (a)-1 'e göre değerlendirdiğinde; \"Kötüleme\" yoluyla haksız rekabetin oluşabilmesinin şartları bulunmaktadır. Ticari olsun veya olmasın, kötüleme yoluyla haksız rekabetin ilk şartı bir beyanın mevcut olmasının gerekliliğidir. Bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması da ikinci bir şarttır. Somut durumda, Rekabet Kurulu Kararının \"Bilgi\" eki ile farklı kurumlarla paylaşılmasında bir beyanın mevcut olmadığı görülmektedir. Kaldı ki Rekabet Kurulu Kararı idari bir karar olup ve alenidir. \t\tRekabet Kurumu web sitesinde kararın yayınlanma tarihinin, söz konusu eylemden daha geç olması, bu kararın resmiyetinin veya aleniyetinin gölgelendiğini göstermez. \"Bilgi\" adı altına yazılı bu belgelerin içindeki taleplerin Rekabet Kurulu Kararının yanında bilgi amaçlı gönderildiği, \"Dağıtım\" adı altında yazılan kurumlara ise talep amaçlı gönderildiği görülmektedir. Söz konusu taleplerin \"Bilgi\" adı altında gönderilen kurumlar tarafından yerine getirilmesinin söz konusu olamayacaktır. Kötüleme yoluyla haksız rekabetin şartlarından beyan şartı değerlendirildiğine, Rekabet Kurulu Kararı'nın paylaşılmasının bir beyan içermediği, diğer talep kısımlarının \"Bilgi\" adı altında gönderilmesinin beyan içerip içermediği muallak olmasına karşın, bu beyanın maddede geçen diğer şartlar; yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması şartlarını karşılamadığı kanaatine varılmıştır.  \"Dağıtım\" adı altında gönderilen kurumlara söz konusu Rekabet Kurulu Kararı'yla ilgili işlem tesis edilmesi, yaptırım uygulanması talebinin Anayasa'nın yukarıda belirtilen 36. Maddesi uyarınca şikayet hakkı kapsamındadır. Ayrıca Rekabet Kurulu'nun söz konusu kararı ...tarafından 08.11.2022 tarihinde onanarak kesinleşmiş olup fiillerin icra edildiği dönemde kesinleşmemiş bir karar olsa dahi davalı şirketin  \"Kötüleme\" yoluyla haksız rekabet oluşturan eylemi tespit edilememiştir. Bu nedenle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : \t <br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;<br>1-Davanın reddine;<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile noksan  kalan 9,12 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar  açıkça okunup usulen anlatıldı.  02/03/2023 <br><br>Katip ...<br>¸E-İmzalıdır   <br> <br> KATİP...<br>¸E-İmzalıdır   <br><br><br>         *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49b3ad35828e3e7c","SID":"a332f14c4bfcb1d8"}}