{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/384 <br>KARAR NO\t: 2024/56<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/25 Esas,  2021/469 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu arasındaki ticari ilişki nedeniyle borçlunun, ekte sunulan icra doyasında bulunan 01.02.2018 tarihli faturaya konu olan borç tutarının 103.852,98 TL değerinin 73.852,98 TL değerini müvekkil şirket lehine ödenmediğinden borçlu aleyhine Erzurum ......İcra Dairesi'nde 2019/... Esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlanıldığını, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, dava değeri olan rakamın, davalının itiraz ederek kabul etmediği alacak kalemlerinin toplamından oluştuğunu, borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı itirazında, borca neden itiraz ettiğine dair herhangi bir sebep sunmadığını, borca konu faturaya itiraz etmediğini, İcra ve İflas Kanununun 60. maddesinin 5. fıkrası gereği borçlu, hiçbir sebep göstermeden sadece itiraz etmişse ve takip adi senede dayanıyorsa, senetteki imzayı ikrar etmiş sayılacağından, daha sonra imzayı inkâr  edemeyeceğinden borçlunun İcra Müdürlüğüne sunmuş oldukları faturayı kabul etmiş sayılacağını, borçlunun itirazı neticesinde İcra Dairesi tarafından takibin durmasına karar verildiğini, borçlu tarafın ödeme emrine itirazında hiçbir sebep göstermediği ve icra dosyasında mevcut olan faturaların, başlatılan icra takibinin haklı bir takibe dayandığını  kanıtlar nitelikte olduğundan Erzurum.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas numaralı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takip konusu 73.852,98 TL alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 03.01.2018 tarihinde müvekkil şirket hesabından, davacı hesabına 10.000,00 TL,29.01.2018 tarihinde müvekkil şirket hesabından, davacı hesabına 20.000,00 TL, 18.04.2018 tarihinde müvekkil şirket hesabından, davacı hesabına 5.000,00 TL, 23.03.2018 tarihinde tahsilat makbuzu karşılığında, davacı yetkilisine elden 35.000,00 TL, 28.03.2019 tarihinde tahsilat makbuzu karşılığında, davacı yetkilisine elden 23.852,95 TL olmak üzere toplam 93.852,95 TL. belgeli icra takibine konu fatura bedeli olarak ödeme yapıldığını, bakiye kısmın ise belgesiz olarak davacıya ödendiğini, tüm ödemelere ilişkin kayıtların müvekkil şirketin ticari defterlerine işlendiğini, ticari defterlerin incelenmesi halinde müvekkilin borçlu olmadığının anlaşılacağını, arz edilen nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile haksız takip nedeniyle takip miktarının % 20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava fatura dayanak yapılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosyaya yazılı bir belge sunulmadığından tarafların ticari defterleri üzerinde HMK'nin 222. Maddesi kapsamında inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Taraflara verilen  kesin süre içerisinde davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ancak davacı taraf defterlerini ibraz etmemiştir.<br>HMK'nin 222/2. Maddesi \"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.\" şeklindedir.<br>HMK'nin 222/3.maddesi ise \"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Mahkememiz'ce davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve açılış-kapanış onaylarının yaptırıldığı, dava ve takip konusu 01.02.2018 tarih,....... Seri No.lu, 103.852,98 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerine işlendiği tespit edilmiştir. Yine yukarıda detaylı olarak belirtildiği üzere, davalı defterlerine göre davalının davacı tarafa 31.12.2019 yılı itibari ile bir borcu bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş ve açılış-kapanış onaylarının yaptırılmış olması, davacının kendisine verilen sürede ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi ve davalı defterlerine göre davacıya dava konusu fatura nedeniyle bir borcunun bulunmadığının anlaşılması nedeniyle HMK'nin 222/2,3 maddesi doğrultusunda davanın reddi ile asıl alacağın %20'si oranındaki 14.770,59 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine\" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında var olan ticari ilişki sebebi ile borçlu aleyhine Erzurum ..... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyaya sunmuş oldukları faturaya konu olan borç tutarının 73.852,98-TL tutarının ödenmemesi sebebi ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz ederken borca neden itiraz ettiğine dair her hangi bir sebep sunmadığını ve faturaya itiraz etmediğini, İİK 60/5 maddesine göre borçlu hiç bir sebep göstermeden sadece itiraz etmişse ve takip adi sende dayanıyorsa senette imzayı ikrar etmiş sayılacağını, bu sebepten dolayı borçlunun icra takibinin dayanağı olan faturayı kabul ettiğini, davalı borçlunun sunmuş olduğu cevap dilekçesinden borcu ödediğini beyan ettiğini, elden ödeme yapıldığına dair iki adet tahsilat makbuzu sunulduğunu, iki makbuzunda müvekkilinin bilgisi dışında sahte olarak düzenlenip imzalandığını, yapılacak incelemede imzaların müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, 01/02/2018 tarihli fatura dolayısıyla davacının 73.852,98-TL borcunun bulunduğunu, davacı tarafından borcunu ödenmemesi nedeni ile Erzurum ... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıklarını, davalının takibe her hangi bir sebep sunmadan haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde icra takibine konu fatura bedelinin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini talep ettiği, yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından ticari defterlerinin sunulmadığı, davalının usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri uyarınca davalının borcunun kalmadığının tespit edildiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 222 maddesi; \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.<br>(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.<br>(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerini sunmayarak defter ibrazından kaçındığı, davalının ticari defterlerini sunduğu, defterlerin süresi içerisinde açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve sahibi lehine delil teşkil edebileceği, yapılan ödemelerin davalının ticari defterlerinde kayıtı olduğunun bildirildiği,  bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ............. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb20ba74ba20f556","SID":"0c8dc6a09680de5d"}}