{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1409 Esas<br>KARAR NO: 2023/1397<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/01/2020<br>NUMARASI: 2019/227 Esas, 2020/41 Karar<br>DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin kiracı olduğu ... mah. ...  cad, No:... Merkez/Fatih/İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... ünvanlı işyerinin 17.11.2015-2016 tarih aralığı için ... poliçe nolu kobi paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, işyerinin 11.09.2016 günü zemin katının bodrum kata doğru çöktüğünü, çökme sonucu ciddi hasarlar oluştuğunu, çökme sonucunda işyerindeki hiçbir ürün ve demirbaşların kullanılamadığını, davalı ... şirketine haber verildiğini, yapılan eksper çalışması sonucunda müvekkilinin uğradığı zararı 46.000,00 TL olarak tespit ettiğini, tespit edilen hasar miktarında ihtilaf olmadığını, 22/11/2016 tarihli yazı ile taleplerinin hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını bildirilerek reddedildiğini, ekspertiz raporunda hasarın yer kayması riskinden bağımsız olarak binanın mutad oturması şeklinde değerlendirildiğini, oysa binanın yaklaşık 50 yıllık olduğunu, bina oturmasının söz konusu olmadığını, binanın eski olduğunu, yakında da metro kazı çalışması olduğunu, çökmenin binanın eski olmasından kaynaklandığını, davalı ... şirketinin sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, uğradıkları zararın 22.680 TL' sinin 20.09.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. 21/10/2019 tarihli  ıslah dilekçesi  ile;  bilirkişi raporu kapsamında 22.680- TL olarak ikame edilen davamızın 18.720- TL artırmak sureti ile toplam müvekkilin uğradığı zarar bedeli olan 46.000- TL’nin %10 muafiyet uygulanmak sureti ile ulaşılan 41.400- TL ‘nin 20.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işyerinde meydana gelen hasarın yer kayması riskinden bağımsız olarak binanın mutad oturmasından ileri gelen hasarlar olduğunu ve bunun da teminat dışı olduğunu, bu nedenle davacının hasar tazminat talebinin reddedildiğini, davacının talebini somutlaştırması gerektiğini, poliçedeki hangi teminattan ne kadar tazminat istediğini açıklaması gerektiğini, ayrıca olabilecek tazminattan %10 tenzili gerektiğini, davanın zaman aşımı nedeni ile  reddini,  davanın usulden reddedilmemesi halinde davacının hasar tazminat talebinin teminat dışı olması nedeniyle  esastan reddini, haksız ve hukuka aykırı tahkim komisyon masrafı talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporuna göre; sigortalı işyeri sahibi davacı ile davalı ... arasında, başlangıç tarihi 17/11/2015, bitiş tarihi 17/11/2016 olan KOBİ Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 11/09/2016 günü davacının kiracı olarak bulunduğu işyerinin zeminin çöktüğü, çökme sonrası hazırlanan ekspertiz raporunda hasar miktarının eşya, kira kaybı dahil 46.000 TL olarak belirlendiği, İstanbul Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen 14/09/2016 tarihli yangın raporunda \"binanın zemin katı işyeri tabanının bodrum kata çökmüş olduğunun\" tespit edildiği, çökmenin binadaki zemin kat döşemenin betonu ve demirlerinin oldukca eski olması özelliğini yitirmesi sonucunda üzerindeki ağırlığı taşıyamayıp çöktüğü, çökmenin binanın mutat oturmasından (zemin oturması) kaynaklanmadığı, 50 yıl ve üzeri yaşlı binaların zemin oturmalarının tamamını gerçekleştirdiğinin kabul edildiği, meydana geldiği tespit edilen 46.000 TL zararın kadri marufunda olduğu bilirkişi raporu tespit edildiği anlaşılmıştır.  davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsam ve miktarı  uyuşmazlık konusudur. Sigorta poliçesi yer kayması klozunda \"sigortalı bina çevresinde yapılan kazılar sonucunda meydana gelecek yer kayması ve toprak çökmesinden meydana gelen zararlar, sigorta başlangıç tarihinden devam eden ya da planlanan kazılar hariç olmak üzere teminata dahil edilmiştir. Bu teminat kapsamında meydana gelebilecek her bir hasarda ödenecek tazminat tutarı üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacaktır\" düzenlemesinin bulunduğu, bina çökme hasarının yer kayması hasarı olduğu ve poliçe teminatı kapsamında olduğu anlaşılmakla, %10 oranında tazminat tutarında tenzilat yaptıktan sonra maddi tazminat talebinin kabulü ile 41.400 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sigorta şirketine başvurduğu tarihi ispatlayamaması nedeniyle davalı ... şirketinin, davacının talebini reddettiği 22/11/2016 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de 6102 sayılı TTK'nin 1420. ve 1427/2. maddesinde, sigorta tazminatı veya bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra, sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla zaman aşımının başlangıcı, alacağın muaccel olduğu tarihtir. (Yargıtay 17. HD 2016/19039 E., 2017/10425 K., 13.11.2017 T.) Davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolmadığı sabit olmakla zamanaşımı itirazı dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sigortalı binadaki çökmenin binanın oldukça eski olması, fiziki yapısının eskimesi sonucunda zemin kat tabanındaki beton ve demirin özelliğini yitirmesi sonucu üzerindeki yükü taşıyamayıp çökmesi şeklinde gerçekleştiğini, Yangın Sigortası Genel Şartları A.4.4  maddesinde \"Yangın çıkarmaksızın, sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle uğradıkları zararların teminat dışında bırakıldığını, Sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın sebebi cevap dilekçesinde ileri sürülen mutad oturma olsun ister bilirkişi raporunda tespit edilen ve mahkemenin dayandığı binanın eskimesine ilişkin sebepler olsun, her iki durumda da sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın teminat dışında kaldığını,  yerel mahkeme tarafından sözkonusu hususlar yeterince araştırılmadan davanın kabulüne dair verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, \"Kobi Paket Sigorta Poliçesi\" kapsamında olduğu iddia edilen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Taraflar davaya konu hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamın da olup olmadığı husunda ihtilaflı durumdadırlar. Davalı ..., hasarın, teminat dahilinde olan yer kaymasından kaynaklı olmayıp binanın mutat oturmasından kaynaklandığını savunmaktadır. Mahkemece, hasarın neden kaynaklandığı, teminat kapsamında olup olmadığı ve talep edilen hasar miktarının yerinde olup olmadığının hususlarının tespiti yönünden alınan 08/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çökmenin binanın oldukça eski olması, fiziki yapısının eskimesi sonucunda zemin kat tabanındaki beton ve demirin özelliğini yitirmesi sonucu üzerindeki yükü taşıyamayıp çökmesi şeklinde gerçekleştiği, çökme sonucu davacıya ait işyerinde meydana gelen hasarın 46.000 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin kadri marufunda olduğuna kanaat edildiği, poliçe özel şartı Yer Kayması Klozu gereği toplam tazminat tutarı üzerinden %10 muafiyet uygulanması kanaati oluştuğu, poliçe özel şartı Yer Kayması %10 muafiyet hesaplaması sonucu tazminat tutarı 41.400,00 TL olarak değerlendirildiği, Yangın Poliçesi Genel ve Özel Şartları gereği meydana gelen bina çökme hasarının yer kayması hasarı olduğu ve poliçe teminatı kapsamında olduğu bildirmiştir. Mahkemece, incelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu,  içeriğine göre; sigortalı işyerindeki kiracı olan davacı ile davalı ... arasında, başlangıç tarihi 17/11/2015, bitiş tarihi 17/11/2016 olan KOBİ Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 11/09/2016 günü davacının kiracı olarak bulunduğu işyerinin zeminin çöktüğü, çökme sonrası hazırlanan ekspertiz raporunda hasar miktarının eşya, kira kaybı dahil 46.000 TL olarak belirlendiği, İstanbul Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen 14/09/2016 tarihli yangın raporunda \"binanın zemin katında bulunan işyeri tabanının bodrum kata çökmüş olduğunun\" tespit edildiği, çökmenin binadaki zemin kat döşemenin betonu ve demirlerinin oldukca eski olması özelliğini yitirmesi sonucunda üzerindeki ağırlığı taşıyamaması sebebiyle meydana geldiği, çökmenin binanın mutat oturmasından (zemin oturması) kaynaklanmadığı, 50 yıl ve üzeri yaşlı binaların zemin oturmalarının tamamını gerçekleştirdiğinin kabul edildiği, meydana geldiği tespit edilen 46.000 TL zararın kadri marufunda olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sigorta poliçesi yer kayması klozunda \"sigortalı bina çevresinde yapılan kazılar sonucunda meydana gelecek yer kayması ve toprak çökmesinden meydana gelen zararlar, sigorta başlangıç tarihinden devam eden ya da planlanan kazılar hariç olmak üzere teminata dahil edilmiştir. Bu teminat kapsamında meydana gelebilecek her bir hasarda ödenecek tazminat tutarı üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacaktır\" düzenlemesinin bulunduğu, bina çökme hasarının yer kayması hasarı olduğu ve poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul  edilerek, %10 oranında tazminat tutarında tenzilat yaptıktan sonra maddi tazminat talebinin kabulü ile 41.400 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de dosyada ki belge ve bilgiler, yangın ve eksper raporu ve mahkemece alınan rapordan anlaşılacağı üzere hasarın yer kayması sebebiyle değil, dava konusu binadaki zemin kat döşemenin betonu ve demirlerinin oldukca eski olması, özelliğini yitirmesi sonucunda üzerindeki ağırlığı taşıyamaması sebebiyle meydana geldiği, sigorta poliçesinin sigortalıya ait makina, tesisat, demirbaşlar ve diğer eşyaların sigorta kapsamına aldığı, hasarın oluş şekli itibariyle sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunun ortaya konamadığı, bilirkişi raporu ile uygunluğu belirlenen 46.000,00 TL hasar bedelinden %10 tenzilat yapılması suretiyle bulunan 41.400,00 TL hasar tutarından  davalı ... poliçe kapsamında olması sebebiyle sorumlu bulunmakla, değişik iş bu  gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne; yerinde görülmeyen davalının istinaf  başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/227 Esas, 2020/41 Karar ve 15/01/2020 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm tesisine,2-a)Davanın kabulü ile; 41.400 TL'nin temerrüd tarihi olan  22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.828,03 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 387,32 TL peşin harç ile 319,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam   706,32 TL  harcın mahsubu ile bakiye 2.121,71‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 387,32 TL peşin harç, 319,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 742,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.468,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan ve istinafa geleninde davalı olduğu gözetilerek aleyhine hüküm kurulamayacağından 6.182,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 708,00TL harcın mahsubu ile bakiye 438,15‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının  taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87519266065d1f40","SID":"e290d231d8e9c5e6"}}